• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
25 Ekim 2011 Salı

İfade özgürlüğü: Faşistlere var, bize yok!

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Ne tuhaf! Dünyalar güzeli Van'ın Atatürk Caddesi geliyor gözümün önüne dünden beri. O çok sevdiğim gümüş dükkanı ve sahibinin güler yüzü... Hemen karşısında İstanbul'daki Kaşıbeyaz lokantasından esinlenmiş Saçıbeyaz. Göl kıyısında dostlarla yaptığımız sohbetler. Bir de 'Çok ders çalışıyorum abla, Van'dan çıkıp İstanbul'a gelmem, büyük adam olmam lazım abla' diyen çocuk... Hepsinin iyi olması için dua ediyorum ama özellikle Erciş ve köylerden gelen fotoğraflar tuzla buz ediyor umutları...
- - -
Bu ne feci bir karabuluttur! Ülkenin üzerine çöken ve bir türlü gitmek bilmeyen... İnsanı romantik ağıtlar yakmak dışında bir şey yapamayacak kadar çaresiz bırakan... Lanet ettiren... Adalete olan inancı sarsan...
- - -
Üstelik bu karanlık tablo salt yeraltının marifeti de değil. Öyle olsa... Ah keşke sadece deprem olsa bizi böylesine acılara sevk eden... O zaman 'biz'liğin getirdiği 'bir'likten emin olur, bakmaya çalışırız bir çaresine. Kayıplara feryat, ders almamışlığa isyan ederiz ama bir şekilde el ele verip fakirlik, hırsızlık, sorumsuzluk ve ihmalkarlığın yarattığı 'depreme dayanaksız düzene' karşı çıkmaya çalışırız. Ama değil işte! Sadece deprem değil canımızı böylesine sıkan...
- - -
Sinsice, dört bir koldan ilerleyen ve beyinlere hızla nüfuz eden faşizm zehri de kol geziyor etrafta. Kendini bilmez, facebook, Twitter gibi mecraları hızla kontrol altına alan, zayıf bulduğuna pençe atmayı becerebilen, lanet olası bir zehir... Van'la İzmir'i ayırmaya cüret eden, depremi 'Kürtlere müstahak' diye sunmaya çalışan, maalesef bu ülkedeki hukuk boşluklarından faydalanarak ilerleyen bir zehir!
- - -
TMK kapsamında teröre yardım ve yataklık adı altında birçok söz ve açıklama derhal yargıya sevk edilip, ifade özgürlüğünün önünü tıkıyor ama nedense Kürtlere yönelik alenen faşizm yapmanın önünde hukuki bir engel yok. Askeri vesayetin ve kapalı toplumun devamını sağlamak için kılıf olarak kullanılan 'Türklüğü aşağılamak' diye bir madde maalesef hala var. İnsanlar orduyla ya da resmi tarihle ilgili eleştiride bulununca bile yargılanıyorlar (eşim hala Genelkurmay Başkanı'na görevini hatırlattığı için bu maddeden yargılanıyor mesela) ama Kürtlere karşı kışkırtmak, bir halkı hedef göstermek serbest. Böyle adalet olur mu?
- - -
'Türklüğü aşağılamak' diye özetlenebilecek 301. maddenin varlığı ne kadar sakıncalı ise, egemen kimlik böylesine kutsallaştırıcı maddelerle korunurken diğer kimliklerin bu kadar sahipsiz bırakılması da o derece yanlış. Bu ülkede hukuk yeri geldiğinde ifade özgürlüğünü engelleyip, yeri geldiğinde ırkçılığın bile önünü açacak kadar tutarsız olamaz. Olmamalı!
- - -
Giden geri gelmiyor. Depremin kayıplarının telafisi imkansız. Zaten bu felaketten zarar gören kardeşlerimizin acısı yeterince fazlayken, bu acıyı bir de içimizdeki ırkçı provokatörlere prim vererek katlamayalım. Bir hukuk devriminin zamanı çoktan geldi de geçiyor. İfade özgürlüğünün önünü açan ama ırkçılığın, hedef göstermenin, nefret suçu işlemenin önünü çok sert bir şekilde tıkayan bir hukuk devrimi gerekli bu ülkeye... Bugün sosyal ağlarda pervasızca kendini gösteren kafatasçılar hakkında derhal işlem başlatan, uluslararası düzenlemelere paralel, hiçbir halkı ya da grubu kayırmayan bir hukuk devrimi...

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İşte Galatasaray'ın gündemindeki golcü oyuncular

Ankara'nın simgelerinden Kuğulu Park buz tuttu