• $7,4229
  • €9,0075
  • 442.586
  • 1540.21
06 Ağustos 2011 Cumartesi

Eteklerindeki taşları döken gazeteciler-2

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Perşembe günü generallerin görevi bırakmasının ardından hayret verici makaleler okuduğumdan bahsetmiş, bu makalelere iki örnek vereceğimi söylemiştim. O gün yer darlığından yalnızca Aslı Aydıntaşbaş'ın yazısının üzerinde durabildim. Bu gün başka bir yazar ile devam edeceğim: Hem bizim gazetenin yazarı hem de benim İstanbul Erkek Lisesi'nden abim olan Ali Saydam'la.

***

Aslında onun yazısının baştan aşağı tamamı kanımı dondurdu ama siz zaten okumuşsunuzdur diye en vurucu kısımları alıyorum buraya: 'Komutanların istifası vesilesiyle yapılan bazı değerlendirmeler, darbeler tarihiyle özdeşleştirilmek istenen Türk ordusunun tüm kültür ve değerlerini yadsıyarak, bir kurum olarak ötekileştirilmesi haksızlığı ve hadsizliğini güçlendiriyor. Bu yaklaşımın sahipleri, sanki ülkemizde kendiliğinden gelişmiş bir demokrasi ruhu varmış hayalciliğiyle, bu ülkenin gelecek tasarımının olumsuz etkilenmemesine de seyirci kalabilecekleri izlenimi veriyorlar.'

***

 Evet, evet! Aynen Ali  Saydam'ın yazısından aldım bu satırları. Genelkurmay Başkanlığı sitesinden değil! İnanılmaz değil mi? 1) Orduyu darbeler tarihi ile özdeşleştirme değil, darbeler tarihinin ordunun içindeki cuntacılar tarihinden oluştuğunu söylemeye bilmem gerek var mı sevgili Ali Saydam? Darbeleri cuntacılar değil de kim yaptı? 2) Ülkemizde ordunun geliştirdiği değil, ordunun içindeki cuntalara rağmen gelişmeye çalışan bir demokrasi var. Yoksa siz tarihimiz boyunca demokrasiyi belli aralıklarla kendi iktidarını sağlamak için sekteye uğratan bir gücü, demokrasiyi geliştiren güç olarak gösterme çabasına mı girişiyorsunuz?

***

Yazıda daha neler var, neler... Şu tanım mesela, yıllarca beyinlerimizi kirleten şu tanım: 'Halkıyla birlikte cumhuriyetin bekçisi olması gereken ordu'.  Yahu halkıyla birlikte halkına silah doğrultarak neyin bekçisi oldu cuntacılar? Ordu tek bir şeyin bekçisidir: Sınırlar. Bu korkunç beyin yıkama ezberletmelerinin hala tedavülde olmasından utanç duyuyorum!

***

Uzun lafın kısası; generallerin, sivil hükümete kabul ettiremedikleri hukuk dışı davranma talebi nedeniyle görevlerini bırakmaları sadece demokrasimizin önünü açması değil, meslektaşların eteklerindeki taşları dökmesi bakımından da hayırlı oldu. Daha da olacak gibi görünüyor...

Postalcı zihniyet kendini kandırmaya devam etsin

Önceki gün, yani perşembe, yukarıdaki satırları yazarken öngörümün şimdiden gerçekleşmeye başladığına şahit oldum. Hakikaten de müthiş bir 'eteklerindeki taşları dökme' dalgası aldı başını gidiyor medyamızda. Kaybetmişlik duygusunun getirdiği gözü dönmüşlük mü desem yoksa askeri vesayetin zayıflamasının verdiği öfke ile mantığı yitirme mi... Bilmiyorum. Ama bazı 'rütbeli kalemler' kendi dönemleri sona erdiği için panikleyip açık açık saldırıya hatta tehdide giriştiler. Hele içlerinden bir tanesi var ki... Beni kendi gazetemden kovmaya kalktı!

***

Ciddiye alıp cevap verdiğim biri değil ama bir zihniyetin deşifresi bakımından önemli bulduğum için bu tavır üzerine iki kelam etmek isterim: Bu gazeteyi, temsil ettiği postalcı zihniyetin kalesi gibi görerek ve göstererek beni kimse korkutamaz. AKŞAM en az onun olduğu kadar benim de gazetem. Şayet  değilse, şayet bu gazete demokrasinin değil askeri vesayetin yanında yürüyüp, onun temsilcilerine kol kanat germek istiyorsa ben inandığım yolda yalnız yürümeye devam ederim. Bunun takdiri onun bunun değil, benim ve gazete yönetiminin arasındadır.

***

Beğenmediği görüşü yok etmeye, kovmaya girişmek bu postalcı zihniyetin demokrasi ve fikir özgürlüğü düşmanlığına yakışan bir tavır. Mücadele etmeye çalıştığım, kanımı donduran zihniyet işte tam da bu! Yıllarca bu faşist zihniyetin süngüsünü hissettik ensemizde. Ama o devirler geçti. O zihniyet çoktan tasfiye oldu da her şeyi on yıllarca geriden takip eden bu zat herhalde hala kendini artık tedavülde olmayan Türkiye'de zannediyor. Yazık!

<p>Türkiye'nin aşı haritası erişime açıldı. Vatandaşlar bunun  takibini nasıl yapabilir? İ<span>ki d

Aşının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beş asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesi yenileniyor

Başkan Erdoğan, Elazığ'da deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı