• $32,5904
  • €34,8546
  • 2506.33
  • 9693.46
18 Şubat 2022 Cuma

Yunan ‘Kanuni' muamelesi yapıyorsa niye reddedelim?

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'ın, Norveç'in başkenti Oslo'da yarı resmi düşünce kuruluşu Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'ndeki konuşmasını videodan izledim.

Adama hayran kaldım!

Ege'de 12 mil 'Yunan hakkı'nı (!) savunurken sadece işine gelen tarafları öyle 'kabaca' çekip alıyor ama öyle tiyatral, öyle esprili, öyle rahat pozlarla, öyle 'haklı' bir tavırla anlatıyor ki, neredeyse inanacaktım!

Deniz sınırını 12 mile çekerek neredeyse Gediz Nehri'nden içeriye gireceğinden, Bodrum'da ayağını denize atanın Yunan karasularına basacağından, Türk kıyılarından deniz kabuğu bile toplanamayacağından söz etmeye utanırsınız!

O kadar...

Kaldı ki Türkiye'ye kahve uzatma mesafesindeki adaların askeri amaçlı kullanımının Lozan ve Paris anlaşmalarına aykırı olduğunu söyleyebilesiniz!

Ağzını açanın 'Komşu'dan duyduğu feryat, "Aman Türkler bize saldırıyor!"

Türkiye "Hadi gel, konuşalım, anlaşalım" diyor, "Aman Türkler uluslararası hukuku çiğniyor!"

***

Panele dönelim.

Dendias bunları söylerken, ikinci konuşmacı Tromso Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Tore Henriksen, başka bir şey söyledi. Norveç'in İsveç, İzlanda, Danimarka ve Rusya ile Arktik Okyanusu ve Barents Denizi'ndeki alanlar konusunda yaptığı anlaşmalara işaret ederek, Dendias'a örnek gösterdi. Norveçli profesör, bu anlaşmalar yapılırken uluslararası hukuk ve örneklerden ilham alındığını, ancak nihai çözümün iki tarafın müzakereleriyle sağlandığını ve kimsenin anlaşmazlık yaratacak bir eylem yapmadığını da vurguladı.

Ne var ki Komşu'nun umurunda değildi bu.

Sonra Oslo Büyükelçimiz Çorman söz istedi.

Önce, "Asıl mevkidaşınız Ankara'da ve bütün argümanlarınızı sizinle görüşmekten mutluluk duyacak" diye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu işaret etti, ardından da "Ama siz burada konuşuyorsunuz ve ben de buradayım, iki çift sözüm var" diye devam etti.

Haberini AKŞAM'da okudunuz.

Özetle, "Bunlar sizin attığınız adımların karşılığıdır. Türkiye-Libya deniz sınırı anlaşması da sizin attığınız adımların sonucudur. Lozan ve Paris anlaşmalarındaki adaların 'askerileştirilemez' statüsünden söz etmiyorsunuz. Norveçli profesör deniz sınırlarını tarafların çizmesine örnek gösterdi. Hazırsanız zaten diyalog sürecimiz var" dedi.

Büyükelçi, Ege'nin Yunan denizi olmadığına atıfta bulunurken, "Biliyorsunuz değil mi, Ege'nin iki kıyısı var, biri Anadolu, Küçük Asya olarak hatırlarsınız tarihten" ifadesini kullandı.

Dendias belki de "İzmir'de denize dökülme"yi hatırladı ki, "Eğer Türkiye Kanuni Sultan Süleyman'ın Akdeniz'de donanmalarla hakim olduğu dönemde kalmaya devam ederse ilerleyemeyiz" dedi.

***

Yunan Bakan'ın bir Avrupa ülkesinde sıkıştığı yerde Osmanlı'ya getirmesi bize çok şey anlatıyor.

'Diyalog'dan anladıkları 'bizim dediğimiz olsun'!

Alttan alırsak Gediz'den, Menderes'ten içeri girecekler!

Kaş kaldırınca da 'Aman Türkler saldırıyor' diye Avrupa'ya, Amerika'ya sığınıyorlar.

Biz ne kadar Ege'nin iki yakası, barış, komşu, sirtaki desek de, "Kalbim Ege'de kaldı" türküleri yazsak da, adamların aklı Anadolu'da kalmış!

'Cumhuriyet' diyoruz, 'Lozan' diyoruz, adamlar bizi 'tehdit' göstermek adına 'Osmanlı' diyor, 'tehdit'in büyüklüğü kesmiyor 'Kanuni Sultan Süleyman'a yükseltiyor!

***

Salim kafayla düşünelim;

Niye reddedelim?!

Madem Kanuni muamelesi görüyoruz, hakkını verelim.

Büyükelçi, diplomatlığının gereğini yaptı, 'mevkidaş' olarak Dışişleri Bakanı'nı işaret etti ama cevabını da verdi.

'Sen ki Dendias!'

HOLLANDA'DA ENDONEZYA RAPORU

Dün BBC Türkçe'de okudum.

Hollanda'da Savaş ve Soykırım Araştırmaları Enstitüsü'nün yaptığı araştırmaya göre, Endonezya'nın sömürgeden kurtulmak için verdiği bağımsızlık mücadelesi sırasında Hollanda, 'yapısal ve sistematik' şekilde, 'aşırı şiddet, işkence, yargısız infaz, tecavüz ve köylerin kundaklanması' gibi yöntemlere başvurdu.

Rapora göre, Endonezyalıların bağımsızlık isteği hafife alındı, Endonezya lideri Ahmed Sukarno ve arkadaşlarının, bağımsız bir devleti yönetemeyecekleri düşünüldü.

'Kendi üstünlüklerine inanmış' yöneticiler, Hollanda'nın sömürge arzusuyla hareket etti.

Lahey'deki politikacı, asker, yargıç, bürokrat gibi yöneticiler bunu biliyordu ve onayladı.

Tablo, 'kelimenin tam anlamıyla her şeyi tüketen bir sömürge savaşı'ydı.

Medya ve Hollanda halkı, coğrafi ve zihinsel uzaklık nedeniyle Endonezya'daki şiddete eleştirel gözle bakmadı.

Hollanda Askeri Mahkemesi, savaş esirlerini öldürmek, işkence ve köylerin yakılmasını cezalandırmadı.Hollandalı yargıçlar 'büyük anlayış' gösterdi.

***

Araya kısa bir tarih notu girelim:

Endonezya, 1511'de Portekiz tarafından işgal edildi. Müslüman Krallıklar Osmanlı'dan yardım istedi. Osmanlı Hint Okyanusu'na açıldı ve ilk olarak Açe Sultanlığı, Osmanlı bağlılığına geçti. Ancak Osmanlı bölgede kalıcı olamadı. 1600'lerin başından itibaren bölge İngiliz, Fransız, Hollanda ve Japonya'nın işgallerine uğradı. Nihayet Hollanda'ya kaldı. Bağımsızlık mücadelesi ise 1900'lerin başında hızlandı, Hollanda'nın kanlı müdahalesine rağmen ülke, 1949'da bağımsızlığını kazandı.

Endonezya'ya göre Bağımsızlık Savaşı'nda 100 bin Endonezyalı ve yaklaşık 5 bin Hollanda askeri öldü.

***

Devam edelim:

Hollanda Kraliyeti, Endonezya'daki şiddet olaylarının 'istisna olduğunu' savunuyor.

Hollanda Gaziler Birliği Başkanı Hans van Griensven, araştırmayı 'fazla tek taraflı' bulduğunu söyledi ve 'her iki tarafın da şiddet kullandığını' söyleyerek savunma yaptı. Ona göre rapor 'halen hayatta olan gazilere zarar veriyor' ve 'zamanın ruhu'nu dikkate almıyor, yani 'geçmişe bugünün ahlaki normlarıyla bakıyor'...

***

Bu haberi neden konu ettim?

Kendine 'gazi' diyen Hollandalı'nın 'zamanın ruhu' dediği ne zaman biliyor musunuz?

Araştırılan zaman dilimi, 17 Ağustos 1945 ila 27 Aralık 1949 arası!

Adam kendini savunmak için 'Hitler ruhunu' mazeret gösteriyor!

Devleti hâlâ 'istisna' iddiasında!

<p> Endonezya'nın kuzeyinde bulunan Ruang Yanardağı'nda volkanik patlama meydana geldi.</p><p>Patlam

Ruang Yanardağı patladı! Binlerce kişi tahliye edilecek

Tokat'ta kırılmanın olduğu fay hattı görüntülendi

Ejder meyvesinin faydaları nelerdir? Nasıl tüketilmeli?

Filistinliler kıtlıkla sınanıyor!