• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
13 Ocak 2023 Cuma

Teröristin cirit attığı ülke NATO üyesi olamaz

İsveç, 2012'de, Türkiye ve Brezilya'nın uluslararası barış adına İran'ı nükleer anlaşmaya ikna ettiği (Batı tarafından kabul edilmeyen) Tahran Deklarasyonu'ndan sonra, bu iki ülkeye katılarak 'Barış İnşasında Üçlü Dayanışma' bildirisine imza atmıştı.

İsveç, Türkiye'de terör örgütleriyle ilişkisi nedeniyle aranan çok kişiye ev sahipliği yapıyordu.

Ve bu imza, barışı tehdit eden teröre karşı da bir inisiyatif alınması imkanını ortaya koyduğu için önemliydi.

Dönemin Dışişleri Bakanı Carl

Bildt, 1991-94 arasında İsveç Başbakanlığı da yapmış bir isimdi ve Balkan çatışmalarında arabulucuydu.

Bildt, görevden ayrıldıktan sonra da Türkiye ile ilgili ağırlıkla 'yapıcı' yaklaşımlar sergiledi.

***

İsveç daha sonra Bildt'in İsveç'i olmaktan uzaklaştı.

Türkiye'ye karşı terör yapan PKK militanlarını korudu, barındırdı, finans ve militan devşirme imkanları sağladı.

Örgütün Suriye uzantısı YPG'ye açıktan finans sağladı.

Buna karşılık, bu iki örgütün hedef aldığı Türkiye'ye ise açık-örtülü ambargo uyguladı.

***

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali üzerine karşılaştığı 'Rusya tehdidi' nedeniyle NATO'ya üye olmak istediğinde, 'onay' için Türkiye'nin kapısını çaldı.

Kapı açıldı.

Ancak sadece 'teröre ev sahipliği ve destek vermekten vazgeçmesi' şartı koşuldu.

***

Bu şartı yerine getirmek için hayli zorlandı.

Zira parlamentosunda doğrudan eski İranlı militan ve PKK/YPG destekçisi bir milletvekili vardı, hükümeti esir almıştı.

Seçime gitti ve 'militansız' bir parlamento oluştu.

Anayasa ve yasalarını değiştirdi.

Ancak ülkesinde terör örgütüne açtığı alan öylesine kontrolsüz ki, örgüt militanları her şehirde 'yasak olmasına rağmen' PKK flamaları, terörist posterleri ve teröristlere övgü, Türkiye'ye düşmanlık içeren sloganları ile gösteriler, eylemler yapmayı bırakmadılar.

Engellenmediler de...

***

Bir ülkenin başıboşluğunu gösteren en önemli fotoğraf budur.

Bu başıboşluğu en iyi terör örgütü kullanıyor.

Şımarıyor.

Ve dün gördüğümüz gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı'nı kendilerince tehdit etme küstahlığına kadar cesaretlendiriyor.

***

İsveç, terör örgütlerine karşı bu zafiyeti göstererek NATO üyesi olamaz.

Terör örgütü militanlarını şımartarak NATO üyesi olamaz. Zira NATO bir güvenlik örgütü ve bütün üyeler 'birbiri için savaşa girme' sözü verirler.

Türkiye'nin, bu durumdaki İsveç için savaşa girmesi mümkün mü?

İsveç hükümeti, açıkça terör örgütüyle Türkiye ve NATO arasında seçim yapmak zorunda.

Çok geç olmadan...

ÖZEL OKULLAR, FİYATLAR VE ÖNERİLER

Özel okul eğitim ücretlerine yapılacak artış 2018'de enflasyon oranıyla sınırlandırıldı.

Geçen yıl hükümet öğrenci ailelerini korumak için bu kuralı esnetti ve enflasyon oranının altında, yüzde 36 zam sınırı koydu.

Okullar da buna uydu.

***

Ancak unutmayalım;

Kovid-19 döneminde de veliler okullar lehine fedakarlık yapmıştı.

Okullar kapandığında, öğretmen/personel ve -varsa- kira dışında, elektrik, yakıt ve temizlik maliyetleri de büyük ölçüde ortadan kalktı.

Ayrıca devlet okullara da salgının etkilerini azaltma kapsamında destekler verdi.

Ancak az sayıdaki okul yemek ücretinin bir kısmını iade etti, diğer giderlerden sağlanan tasarruf okullarda kaldı, uzaktan eğitim için sistem altyapısı giderine sayıldı.

***

Geçen yıl okullar 'eğitim' kısmında yüzde 36'ya uydu ama yemek, kıyafet, kitap ve kırtasiye kısmında uymadı; yüzde 100'ü bulan artışlar yaptılar.

Buna rağmen, yıl sonunda 'fark ücreti' istediler ve pazarlıkla indirimler yaparak da olsa aldılar...

Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Başkanı Hüseyin Bozdağ'ın, önceki hafta AKŞAM'a verdiği bilgiye göre, özel okullara 4 çeşit yemek 55-60 TL aralığında veriliyor. Yemek ücretinin 158 eğitim günü üzerinden yıllık en çok 10 bin TL olması gerekiyor.

Ancak 'bugün' bu rakamda olması gereken yemek ücretini, okullar geçen yıl aldılar.

Eylülde başlayacak yeni dönem için ise 24 ila 40 bin TL arasında ücret istiyorlar.

Dönem ortasında, bugünlerde yaptıkları gibi 'fark ödemesi' isteme hakları da baki!

***

Yemek fiyatları için velilere okullardan mesajlar gönderilmeye başlandı.

Okul kıyafeti için henüz fiyatları netleştirmediler.

Ancak yemek fiyatlarına itiraz eden velilere şifahen söylendiğine göre, sadece 7-8 yaş tişörtüne 300-600 TL aralığında etiket koymaya hazırlanıyorlar.

Pantolonu, eteği, montu siz hesap edin.

Kitaplarda da şifahen gelen bilgiler, geçen yılın da üzerinde artışlara işaret ediyor.

AKŞAM'ın önceki hafta manşetine taşıdığı gibi, eğitim ücretini aşan bir 'yan ödeme' çıkıyor velilere...

***

Özel okullar konusunu yakından bilen bir eğitim bürokratına danıştım.

Her iki konuda da daha önce bazı düzenlemelerin çalışıldığını, ancak kısmen hayata geçirilebildiğini söyledi.

Eğitim ücretlerinin enflasyona bağlanması böyle sağlanmış örneğin.

Ama yemek ücretlerinin, tıpkı servis ücretleri gibi valiliklerin yönetiminde belirlenecek 'rayiç' üzerinden artırılması şartı getirilemedi.

Aynı şekilde, kıyafet, kitap ve kırtasiye ücretlerinin düşük kar marjlarıyla satılabilmesi de sağlanamadı.

***

Eğitim dışındaki fiyatlar konusu Milli Eğitim Bakanlığı'nın yetki alanında değil.

Ancak işin doğası gereği, 'okul' ile ilgili her şeyde, milletin gözü önce Milli Eğitim Bakanlığı'na döner.

Sorumlu olmadığı alanlarda bile 'sorun'un muhatabı haline gelir.

Bu da ister istemez bir 'siyasi sorumluluk' yaratır.

Bakanlık, 'yemek ücretleri/artış oranı rayiç bedel alınarak valilikler koordinasyonunda belirlenir' ya da giyim ve kırtasiye konusunda 'alış faturaları ibraz edilmek suretiyle yüzde 10 kâr marjı ile satılır' gibi bir düzenlemeye öncülük edebilir.

Bakan Mahmut Özer'in bu konuyu Ticaret Bakanlığı'na havale etmekle yetinmeyeceğine inanıyorum.

Ayrıca, anaokulunu ücretsiz yaparak ilkokula geçişte velileri pahalı ücretlere zorlamayı; 5 ve 9. sınıflara geçişlerde de yasal ücret artışı yerine 'yeni fiyat' uygulamayı önleyici düzenlemeler yapabilir.

***

Ticaret Bakanlığı'nın ise şu anda bu aşırı fiyat artışına müdahale mekanizmaları var.

Halen 'fark ödemesi' alınarak 10-12 bin TL olarak uygulanan yemek ücretlerinin, 2023-24 eğitim yılı için '3-4 kat' zamlı belirlenmiş olması açıkça 'fahiş fiyat' uygulamasıdır ve Ticaret Kanunu'na aykırıdır.

Üstelik bu ücret, erken kayıt adı altında mayıs-haziran aylarında alınmaya başlanacak, yemekler ise eylül ortasından itibaren servis edilecek.

Enflasyon beklentisinin resmi olarak yüzde 20'lerde, en kötümser tahminle yüzde 30'larda olacağı dikkate alındığında fahiş fiyat tespiti yapmak zor değil.

Bakan Mehmet Muş'un da, zincir marketlerin üst yöneticileri gibi, özel okul sahipleri ve yöneticileri ile bu konuyu görüşmesi mümkün.

Zira incelemeler yapılır ve fahiş fiyat tespiti raporlanırsa, yasaya göre önce asgari ücretin 5 katı, 3 kez tekrarı halinde 'okul kapatma' gündeme gelebilir...

***

Şimdi...

İki gün önce Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, özel okullar için de KGF kapsamında 10 milyar TL destek açıklaması yaptı.

Bu desteğin velilere de yansıtılması gerekiyor.

***

Sonuç olarak;

Özel okullar eğitim sistemimizin önemli bir 'paydaşı'...

Ancak bu paydaşlık, bu ülkenin geleceğine yön verecek, 'beka'sını temsil eden çocukları 'okul değiştirme' bunalımıyla karşı karşıya bırakma pahasına olamaz.

Anne babaları, 'çocuklarının geleceğiyle oynama' bunalımıyla karşı karşıya bırakamaz.

Daha ağır bir ifadeyle, çocukların ve ailelerin duygusal bağlarından 'zafiyet' olarak yararlanamaz...

VELİLERİ ANLAMALI VE KENDİLERİNİ ANLATMALILAR

Yazıyı yazarken özel okulların derneklerinin internet sitelerine baktım.

TÜZOD Türkiye Özel Okullar Derneği, ÖZDEBİR Özel Eğitim-Öğretim Kurumları Derneği vb kurumların sitelerinde velileri fiyat tartışmaları konusunda bilgilendiren bir açıklama yok.

Ama veliler sosyal medyada toplanıp, kendilerini, sorunlarını anlatmayı başarıyorlar.

Kendini anlatma ihtiyacı duymayanları zahmete sokmaya gerek duymadım.

Elektrik, su, ısıtma, kira ve personel giderlerinin arttığını en iyi bizler biliyoruz.

Eğer geçen yıl düşük tutulan zammın telafisi isteniyorsa, bu hükümetle konuşularak, orantılı biçimde eğitim ücretine yansıtılabilirdi.

Eğitim ücreti dışındaki ücretler 'isteğe bağlı' denilerek, kural dışı bırakılamaz.

Zira hem okullar yemek ücretini, okul kıyafeti ve kitaplarını 'kayıt şartı' olarak uyguluyor.

Özel okullara haksızlık yapmamak adına ince düşünerek yazıyorum.

Yemek, giysi ve okula özel kitapları eğitim sisteminden ayrı tutmak imkansız.

O halde, sistemin kuralları içinde değerlendirilmeli.

Zira veliler de 'müşteri' değil, paydaş.

Öğrenciler ise 'değer'.

Paydaşların toplanıp 'değerlerimize' değer katması gerekiyor.

<p>Avrupa'nın en göden kış turizmi destinasyonu olan Palandöken Kayak Merkezi 2023-2024 kayak sezonu

Palandöken'de kış sezonu büyük bir coşkuyla açıldı

BİM 12 Aralık 2023 aktüel ürünler kataloğu

Gazze güneş batmadan karanlığa gömülüyor... İşgalci İsrail'in durmayan vahşeti

İşgalci İsrail'den Gazze'ye yeni saldırı