• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
19 Ocak 2024 Cuma

Sahtekarlık dünyasından son haberler

Türkiye'de erişim engeli bulunan Alman devlet yayın kurumu Deutsche Welle (DW) ve Avrupa yayın kurumu Euronews'un birkaç günlük haberlerinden bir demet:

Haberlerden biri, "Almanya'nın İsrail'e silah satışı 10 kat arttı" başlığını taşıyor.

Almanya'nın İsrail'e sattığı silahlar arasında 3 bin tanksavar, makineli tüfek, makineli tabanca ve 500 bin mermi de var; İsrail ayrıca lazer güdümlü tank mermileri de istiyor.

İsrail'e silah satışı geçen yıl 326.5 milyon euro olmuş, önceki yıl 32 milyonmuş. Satışın çoğu da 7 Ekim'den sonra onaylanmış.

***

Benzer bir haber, "Almanya, Suudi Arabistan'a silah sevkıyatını yeniden başlatıyor" başlıklı.

S.Arabistan'ın Yemen operasyonu üzerine silah satışını sınırlayan Almanya, önce Eurofighter savaş uçağı konusundaki vetosunu kaldırdı, ardından da 150 adet IRIS-T havadan havaya füzesinin teslimatını onayladı.

***

Bir başkası, "ABD, Fransa, Almanya ve İngiltere, İran'ın 'uranyum zenginleştirmesini' kınadı" başlığını taşıyor.

Kınama gerekçesi, BM'nin nükleer gözlemcisi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın "İran'ın nükleer silah yakıtı için kullanılan seviyeye yakın, yüzde 60 saflığa kadar yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretimini artırdığına" yönelik raporu.

UAEA, "Tahran uranyumu yüzde 90 oranında zenginleştirirse 3 nükleer bomba yapabilir" demiş.

***

Bir diğer haber, "Almanya'da AfD'nin kapatılması tartışılıyor" başlıklı.

Irkçı ve yabancı karşıtı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) halen Almanya'nın ikinci büyük siyasi partisi.

Başbakan Yardımcısı Robert Habeck, "AfD'nin Cumhuriyet'in özünü hedef aldığını" savundu; "Demokratik partiler AfD'yi siyasi olarak hezimete uğratmak zorunda" dedi.

Koalisyon hükümetinin büyük ortağı SPD Başkanı Lars Klingbeil, "AfD'ye sessiz kalan tüm vatandaşlara seslerini yükseltmeleri" çağrısı yaparken, Yeşiller Partisi Meclis Grup Başkanı Katharina Dröge de "AfD'nin demokrasiye tehdit oluşturduğunu hep beraber göstermeliyiz" ifadelerini kullandı.

***

Gazze'de soykırım yapmaktan Lahey Adalet Divanı'nda yargılanan İsrail'e katliam silahları sat!

Yemen'i ağır hava saldırılarıyla vuran S. Arabistan'a füze ve Eurofighter satışına izin ver!

Alman Cumhuriyeti'nin temellerine tehdit olarak gördüğün partiyi kapatma ve 'siyasi olarak bitirme' çağrısı yap!

Ama Türkiye'nin dünyadaki bırakın 'soykırıma varan saldırganlığı', kendini savunma gerekçesiyle yapılan hiçbir operasyonla bile yan yana getirilemeyecek titizlikle yaptığı, aleyhine tek bir kanıt getirilemeyen terörle mücadelesine karşı, silah ve ekonomik yatırım ambargosu uygula!

Eurofighter satışına veto koy!

Sırtını terör örgütü PKK uzantısı YPG'ye dayadığını 'genel başkan' ağzından itiraf eden HDP ve uzantılarının kapatılması, siyaseten dışlanması çağrılarını 'antidemokratik' diye etiketle!

***

Sonra, İran'ın nükleer silah geliştirme girişimlerini kınarken, İsrail devlet ve hükümet yetkililerinin "nükleer silah kullanabiliriz" açıklamalarına ve Türkiye'nin "İsrail'in nükleer silahları olup olmadığı araştırılsın" çağrısına kör ve sağır kal!

***

Nasıl?

Gayet dürüstçe ve tutarlı değil mi?

Yayın engellemede Avrupa örneği!

Almanya ve ABD devlet yayın organları DW ve VOA'nın Türkçe sitelerine erişimi halen engelli.

Bu duruma dair bir hatırlatma yapmak isterim; zira bazı şeyleri çabuk unutuyoruz. Bu iki yayın, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla 1 Temmuz 2022'de engellendi.

Gerekçe, "RTÜK'e lisans başvurusu yapmamaları"ydı.

RTÜK, bu kuruluşların, video içeriklerini 'programlar' adı altında listelediğini, bu nedenle 'yayın hizmeti' kapsamında 'internet yayıncısı' lisansı almaları gerektiğini belirterek, "yasalar gereği Türkiye'de şirket kurup lisans başvurusu yapmaları halinde", mahkemeye 'erişimin açılması' talebinde bulunacaklarını açıklamıştı.

DW de bunu reddetmiş ve "Türkiye'de lisanslı medya, RTÜK'ün uygunsuz olarak değerlendirdiği içeriği silmekle yükümlü" gerekçesini öne sürmüştü.

***

Almanya ve AB ise bu karardan 5 ay önce benzer bir uygulamaya gitmişti.

Almanya, 2 Şubat 2022'de, yani Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden önce, Rus devlet yayın kurumu Russia Today'in (RT) Almanca yayınlarını yasakladı.

Gerekçesi de 'yayın lisansı almamak'tı!

Aynı ayın sonuna doğru, AB Komisyonu Başkanı Alman siyasetçi Ursula von der Leyen, "Kremlin'in medya makinesini AB'de yasaklayacağız" diyerek RT ve Sputnik ile onların yan kuruluşlarını erişime kapatacaklarını duyurdu.

Mart başında da, AB Konseyi yasağı yürürlüğe koydu; Rus yayın kurumlarının İngilizce, Almanca, Fransızca ve İspanyolca siteleri ve bu yayınların tüm sosyal medya platformlarındaki hesapları tüm AB ülkelerinde erişime kapatıldı.

Konseyin açıklaması çok geniş bir gerekçeler zincirinden oluşuyordu:

"Rusya, sistematik bir uluslararası dezenformasyon kampanyası yürütüyor, komşu ülkelerle ilgili gerçekleri çarpıtıyor, bu ülkelerde istikrarsızlık yaratmaya çalışıyor; özellikle seçim dönemlerinde Avrupa'daki siyasi partileri, sivil toplumu, etnik azınlıkları, mültecileri ve demokratik kurumları hedef alıyor."

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Rus medya kuruluşlarının "güvenliğe ve kamu düzenine doğrudan tehdit oluşturduğunu" açıkladı.

***

Sanki Türkiye hakkında yalan haber, sahte fotoğraf, çarpıtılmış gerçeklik örneği Avrupa ve ABD merkezli yayın organlarını tarif etmişler, değil mi?

Türkiye'de şirket kurup yasalara uymayı, vergi ödemeyi kabul etmeyen Almanya ve ABD'nin 'sansür, demokrasi, basın özgürlüğü' kampanyalarını hatırlarsınız.

Ve onların arkasında 'koro' halinde dizilmekle siyasi ve ekonomik geçimini sağlayan Türkiye Cumhuriyeti pasaportlu sözüm ona demokrat, özgürlükçü, aydın vs 'kitle'nin uğultusunu...

Avrupa'da yasaklar başlayınca Avrupa'nın demokrat, özgürlükçü aydınları kendi ülkelerinin yanında yer aldı.

Bizdeki koro üyeleri de 'üstümüze vazife değil' diyerek sustu!

Yasaklamayı Avrupa yapınca nasıl da demokratik ve basın özgürlüğüne uygun oluyor değil mi?

"En azından Türkiye'ye sansür diye saldırmayı da bırakmışlardır" diye düşünebilirsiniz.

Yanılırsınız.

Bunun için utanma duygusuna sahip olmak gerektiğini unutmayın!

Örnek bir kara propaganda dili

DW'deki haberlerde örnek bir 'propaganda dili'ne de rastladım.

Az bulunur, belki özel eğitimle edinilebilir bir kabiliyet!

DW'nin Gazze konulu bir haberinde görüşü sorulan Heinrich Böll Vakfı Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktörü Bente Scheller şöyle bir tanımla söze başlamış:

"Hamas'ın 7 Ekim vahşeti ve bunu izleyen Gazze savaşı..."

Bir tarafta Hamas'ın yaptığı vahşet, diğer tarafta kendi kendine ortaya çıkmış bir 'Gazze savaşı' var; İsrail'in konuyla ilgisi yok!

20 bini kadın ve çocuk 25 bin sivilin katledildiği, kalan 2,5 milyon insanın yıkım ve açlıkla göçe zorlandığı Gazze için bu tanımı yapan bir 'kadın', bir 'uzman'...

***

Devamında da, "bölgedeki bazı aktörlerin bu savaşı kendi askeri hedeflerine ulaşmak için bahane olarak kullandıklarını" söylemiş.

İsrail'in konuyla ilgisi yok, başkaları suçlu!

***

Bu 'başkaları' arasında Türkiye de var.

"Türkiye, Suriye'nin kuzeyi ve Irak'taki Kürt hedeflerini bombalama girişimlerini yoğunlaştırdı, karşı taraftan da yine benzer saldırılar oluyor" demiş Alman uzman!

Bir taşla Türkiye'ye karşı 'itibar katliamı' yapmayı hedeflemiş:

Türkiye'yi Gazze'den yararlanan diye etiketlemiş, 'Kürt hedeflerini' diyerek PKK'yı gizlemiş, 'Türkiye operasyon yaptığı için karşı taraf da saldırıyor' algısına çalışmış!

Ama aynı zamanda, "Bakın PKK saldırılarını göz ardı etmiyorum, dürüstüm" mesajını da vermiş!

***

Bu 'analiz'de, "İsrail'in Hamas saldırısından kendi soykırım, sürgün ve işgal politikalarını vahşi bir şekilde hayata geçirmek için yararlandığına" dair bir cümle var mı?

Elbette yok...

Türkiye'de de 'dernek' olarak 1994'ten beri şubesi bulunan Heinrich Böll Stiftung uzmanları bir konuda gerçekten uzman!

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi