• $32,8232
  • €35,1591
  • 2449.12
  • 10471.3
28 Mart 2023 Salı

‘Özgürlükçü Batı' neden TikTok'u yasaklıyor

Gerekçeleri kısaca iki cümle ve bence haklılar:

Çin teknoloji şirketleri, devlet yönetiminden bağımsız değil ve teknolojiyi 'dijital casusluk' için kullanıyor.

Sosyal medyayı da kişisel verileri elde etme ve manipülasyon için kullanıyor.

***

Her ülke, kendi devleti ve halkının güvenliği için analizlerini, değerlendirmelerini kendisi yapar; gerekli gördüğü önlemleri alır.

Buna hakkı vardır.

ABD, TikTok'un Çin hükümetine veri sağladığını, o verileri de ABD'den topladığını iddia ediyor ve buna önlem alıyorsa, hakkıdır.

Diğer ülkeler de...

***

Türkiye de, teknoloji şirketleri hakkında kendi tehdit değerlendirmelerini yapma ve gerekli gördüğü tedbirleri alma hakkına sahiptir.

Türkiye için TikTok'un Çin hükümetine veri sağlaması ile Twitter'ın, Facebook'un ABD hükümetine, hatta özel manipülasyon şirketlerine veri sağlaması arasında bir fark yoktur.

TikTok'un Çin hükümetine veri sağladığına inanmak için ne kadar sebep varsa, ABD merkezli teknoloji ve sosyal medya şirketlerinin de kendi hükümetlerine veri sağladığına inanmak için de o kadar sebep var.

***

ABD önce Çin teknoloji şirketi Huawei'ye savaş açtı.

Özellikle dijital altyapı ve merkezi bilgisayar sistemlerinden çıkardı.

İhalelere girmesini yasakladı.

ABD'deki elektronik fuarlarına sadece onun değil, diğer Çin ürünlerinin katılımı da yasaklandı.

Teknoloji üniversiteleri, Silikon Vadisi şirketleri ve araştırma laboratuvarları için Çinli öğrenci, araştırmacı ve bilim insanları eskisi kadar 'makbul' değil.

Avrupalı müttefiklerin tutumu da artık böyle.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden sonra Avrupa ülkelerindeki Rus oligarkların karşı karşıya kaldığı durum, Çinli işadamları için de ufukta görünüyor.

***

Huawei cephesinde başlayan ve genişleyen savaş, Ocak 2019'da, ABD'li düşünce kuruluşu Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü'nün TikTok'u 'Huawei boyutunda bir sorun' olarak nitelemesiyle yeni bir cephe daha kazandı.

TikTok 2016'da kuruldu, 2018'de dünyaya açıldı.

2021'de sadece ABD'de 130 milyondan fazla, dünya çapında 2 milyarın üzerinde cihaza indirildi.

Kullanıcılarının yaklaşık üçte biri 10 ile 19 yaş arasında.

Genç kullanıcı sayısı, reklam payını da 11 milyar dolara ulaştırdı.

***

TikTok'a yönelik suçlamalar şöyle:

Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) kullanıcı verilerine erişimine izin verebilir.

Dezenformasyon yayıyor. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ile ilgili videoların beşte biri sahte ya da yanıltıcıydı.

Bazı içeriklerin izlenme sayılarını kasıtlı olarak olarak yükseltiyor.

Çıplaklığı yasakladığını söylese de pornografiye izin veriyor.

Kullanıcıların hayatını tehlikeye atacak kampanyalar yapıyor. 'Bayılana kadar nefes tutma' kampanyasında çok sayıda çocuk öldü.

***

ABD, bu gerekçelerle, TikTok uygulamasının sahibi ByteDance'nin ABD şirketlerine satılmasını, Çin'le bağının koparılmasını yani 'yerli ve milli ABD şirketi' haline getirilmesini istedi.

Ve bu olana kadar; ABD'de bütün resmi telefonlarda TikTok kullanımını yasakladı. Resmi kurumların hesapları kapatıldı. ABD Kongresi, üyeleri ve çalışanlarının kullandığı resmi cihazlara TikTok indirilmesini yasakladı. ABD Başkanı Joe Biden, TikTok'u ABD'de tüm cihazlarda yasaklama yetkisi istiyor.

Ardından, AB Komisyonu, Avrupa Parlamentosu, İngiltere, Kanada, Danimarka, Belçika, Norveç, Avustralya, Yeni Zelanda da aynı yasakları getirdi.

***

Şimdi yukarıdaki 'tehdit'lerden hangisinin ABD merkezli sosyal medya kuruluşları tarafından 'yapılmadığını' bana söyler misiniz?

ABD hükümeti tarafından 'yönetilme' var, kullanıcı bilgilerini verme/satma var, manipülasyon var, yalan haber var, pornografi var, çocukları intihara sürükleyen oyunlar var vb...

TikTok için meşru olan 'yasak', Twitter için neden gayrimeşru?

Tamam, ABD Çin'e göre daha demokratik, şeffaf ve hesap verme mekanizmalarına sahip.

Ama 'tamamen' değil, Çin'e göre...

Üstelik söz konusu Türkiye olduğunda çok da fark etmiyor.

***

ABD, (Çin'den farklı olarak) sadece istihbarat, sosyal ve siyasal yönlendirme için işe yarayacak kişisel bilgiler sağlayacak araçları üretmedi; onları koruyacak 'bekçileri' de kendi içinden yetiştirdi.

O yüzden, Türkiye'de teknoloji veya dijital medya şirketleri sorgulandığında, hesap verme, şeffaf olma şartları getirildiğinde bir anda 'ey özgürlük' yaygarası koparan bir kitle ortaya çıkıyor.

Sırtını, ABD'den maaş alan YPG'ye yaslayan HDP'yi savunmanın 'anti emperyalizm' olduğu bir ülkenin normali de bu oluyor!..

İNCE GİDERSE OYLARI DA GİDER Mİ?

Kanımca, Muharrem İnce bugünlerde bu sorunun cevabını düşünüyor.

Elbette 'gider' algısından yararlanacak.

Ancak, gerçekte bundan çok emin değilim.

Nedeni basit:

İnce, Kılıçdaroğlu'nun ayak oyunları nedeniyle partiden atıldı/ayrıldı.

Kurduğu partiye CHP'den gelenler de Kılıçdaroğlu'na karşı çıktıkları için geldiler.

Son dönemde İyi Parti'den de güçlü oy geldi ve onlar da CHP'nin, Kılıçdaroğlu'nun Akşener'e yaptıkları yüzünden geldi.

Yani, Akşener'in kendisi Kılıçdaroğlu'nun masasına oturtulduysa da, partideki milliyetçiler, Demirelci olmayan klasik sağcılar o masaya dönmedi.

Muharrem İnce, o masaya oturtulsa bile ne kendi seçmenini ne de İyi Parti'den gelenleri Kılıçdaroğlu'na oy vermeye ikna eder.

AKŞENER'İ MASAYA OTURTAN İRADE

Böyle bir şeyin olduğunu mart başında gördük.

Ankaralı gazetecilerin deyimiyle, İyi Parti içindeki 'milliyetçi irade' Akşener'i Altılı Masa'dan kaldırdı, 'Demirelci-CHP'li irade' yeniden masaya oturttu.

Arada Akşener'in kendisi, onun adına milliyetçiler, sağcılar 'CHP solcuları' tarafından ağır hakaretlere uğradılar.

Sosyal medyada gönüllü CHP trollüğü yapan 'ünlüler' tarafından 'çöpe atıldılar', üzerlerine 'sifon' çekilmesi 'emredildi'...

Akşener geri adım atınca o tweetler silindi.

Üzerlerine 'sifon' çekildi...

***

CHP kadroları, şimdi aynı mekanizmayı Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce için işletiyor.

Cumhurbaşkanı adayı olmasına karşı aynı kampanya yürütülüyor.

Bir taraftan "Sen CHP adaylığı yapmış adamsın" diye aba altından sopa gösteriliyor, bir taraftan doğrudan "Aday olma, sana dünyayı dar ederiz" diye tehdit ediliyor.

2018'de seçim gecesi 'ortadan kaybolması' üzerinden yeni yeni hikayeler yazılıyor.

***

İnce şimdilik direniyor gibi...

"2018'de senin arkanda durmayan, bugün de Akşener'i masaya oturtan irade böyle istiyor" tehdidine karşı "Adaylığım pazarlık konusu değil" diyor.

Ama siyasette geçerli olduğu artık kanıtlanan bir söz var:

Sadece ölüler dönmez!

Bekleyip göreceğiz.

<p>ABD Başkanı Joe Biden, son zamanlarda gösterdiği donuk hareketlerine bir yenisini daha ekledi. Bi

Biden'ın yardımına Obama yetişti

Tokat'ta üniversitenin böcek müzesi! Binden fazla tür bulunuyor

Tekirdağ'daki lavanta tarlaları! Bayramda ziyaretçi akını yaşıyor

Timsah sert kayaya çarptı! Vahşi doğanın gerçek yüzü