• $ 7,3333
  • € 8,6729
  • 456.589
  • 1114.18
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

‘Maske, mesafe, temizlik'le bakın neler kazanırız

Trilyon dolarlık ‘dev-letler’, gözle görünmeyen bir virüse karşı aşı veya ilaç geliştiremedi.

Henüz...

Fakat virüse karşı, trilyon dolar ve yüksek teknoloji gerektirmeyen tek ve en etkili yöntem bugün için ‘halkların’ elinde:

Maske, mesafe ve temizlik...

Aşı veya koronavirüsü sıradan grip gibi tedavi edebilecek etkili bir ilaç bulunana kadar; koronavirüsten korunma tedbirlerini en iyi uygulayan milletler, devletlerini koronavirüs sonrası dünyanın yıldızı yapacaklar.

Koronavirüs, dünya ekonomisini ve dolayısıyla siyasetini belirleyen ABD, Avrupa, Çin ve Hindistan’a son yüz yılın en büyük darbesini vurdu.

Avrupa’da sadece Almanya ve Türkiye virüsün yayılmasını ve tedavisini -mümkün olduğu kadar- kontrol altına alabilen ülkeler oldu.

AB’nin Başkenti Brüksel’in bulunduğu Belçika, koronavirüse ‘teslim olmuş’ durumda.

İtalya, Fransa, İspanya gibi Avrupa devleri ‘hayalet ülke’ olmaktan çıkmaya çalışıyor.

***

Ancak koronavirüsün ‘henüz’ değiştirmediği birşey var: Bu ülkeler hala dünyanın ‘en zengin’ ülkeleri.

Hâlâ tüketim talepleri yüksek.

Hâlâ yatırım ihtiyaçları var.

Hâlâ bir yerleri gezip görmek, tatil yapmak istiyorlar...

Ancak tek bir şey arıyorlar:

Koronavirüse karşı güvende olmak...

***

Başta Çin olmak üzere gelişmekte olan birçok ülke gibi Türkiye’nin de ekonomisi, Batı ülkelerinden gelecek satın alma talepleri, turistik ziyaretçi ve yatırımlara bağlı.

Türkiye’nin bugün itibarıyla koronavirüsten korunma ve tedavi konusunda sağladığı başarı, satın alma, turizm ve yatırım taleplerini çekmesini sağladı.

İhracat yüzde 15 arttı, turizmde toparlanma başladı, yatırım haberleri geliyor...

***

Şimdi;

Hepimiz bir dakika durup düşünelim;

Koronavirüs tedbirlerini daha sıkı uygulayarak, normalleşmeyi ‘anormalleşme’ye dönüştürmesek;

Hastanelere başvurup tedavi olmak varken, düğün, taziye, asker uğurlama, halaylı eğlencelerle virüsü yaymasak;

Kahve ve sohbet keyfini, dostlarımızla ‘mesafeli’ şekilde yaşasak;

Bayramları sevdiklerimizi ölüm tehlikesine atarak zehir etmesek;

Düşmana karşı ölümü göze alırken, bu ‘görünmez düşmana karşı yaşam tarzımızda ‘biraz’ fedakarlıkta bulunsak;

Türkiye’yi, dünyanın en güvenli ortamda ticari ve turistik seyahatin yapılabileceği; en kaliteli ve güvenli gıda ve endüstriyel ürünlerin satın alınabileceği, yatırımın yapılabileceği; olası bir koronavirüs bulaşında da en iyi tedavi imkanının bulunabileceği bir ülke haline getirebiliriz.

Getirmeliyiz...

***

Bunu ‘dev’ devletler yapamıyor...

Türkiye de devlet olarak bu konuda yapabileceğini yaptı, yapıyor.

Ancak tam başarı, ancak her bir vatandaşın, sizin, benim tek tek alacağımız tedbirlerle kazanılabilir.

Ayrıca;

Koronavirüs bir gün bitecek...

Aşıyla, ilaçla veya sürü bağışıklığıyla...

O güne ‘her bakımdan öncelikle tercih edilecek ülke’ olarak hazır olmak, geleceğimizi çok daha farklı kılar.

***

Mübarek Kurban Bayramımız, millet olarak hepimizi ve devletimizi kalkındıracak bu sürecin başlangıcına vesile olsun.

Ve sağlıklı, mutlu nice bayramlar görelim inşallah... 

EYY HAMBURGERE KARŞI ‘EMPERYALİZM MÜCADELESİ’ VERENLER!.. 

Sosyal medya yasası, enteresan bir turnusol kağıdı oldu.

Sosyalist sandığımız bir gazetenin birinci sayfasında mavi Twitter kuşunun ‘özgürlük’ diye tanımlandığını da gördük!

‘İnternet yasası kabul edilmiştir’ sesinin geldiği Meclis’ten kaçan ‘özgürlük’ şöyle diyor, “Çok fena yolacaklar!”

Türkiye’de ‘bir kısım’ sol, sosyalist çevre, hamburger ve kola markalarını on yıllardır bu ülkenin gençlerine ‘emperyalizmin silahları’ olarak bir güzel ‘yedirip içirdiler’...

Birçoğu da daha sonra onların ve benzeri şirketlerin ‘metin yazarı’ oldu.

Yani Türkiye’deki gençleri ‘bu markaları daha çok tüketmeye’ ikna edecek sloganları, reklam fikirlerini bulmak için ‘emek’ harcadılar!

O kadar yetenekli olmayanlar da, bugün yeni nesil emperyalizm araçlarını ‘özgürlük’ diye gençlere yutturmak için ‘emek’ harcıyor!

Emek en kutsal değerdir.

Ama ne için harcandığı, kutsallığını da belirler.

***

Bir başkası; sözümona muhafazakar, hatta ‘dini cemaat’ yayın organı...

Sosyalist gazetenin gösterdiği TBMM’yi resmetmeme hassasiyetine takılmamış bile...

Doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi binasını ‘canavar’ olarak çizmiş; bildiği bütün Amerikan sosyal medya şirketlerini de ağzına koymuş; üstelik üzerine de ‘toplumsal muhalefet’ yazmış!

***

Benim sözüm bitti...

Bir kez daha rahmetle andığım Cemil Meriç konuşsun:

“Bu ülkede sağcı-solcu, ilerici-gerici yoktur; namuslular ve namussuzlar vardır...”

13. kattan düşen adamı komşuları kahve içerek izledi

13. kattan düşen adamı komşuları kahve içerek izledi

Bingöllü usta doğadan topladığı malzemeleri sanat eserine

Bingöllü usta doğadan topladığı malzemeleri sanat eserine dönüştürüyor

TEI'den Türkiye'yi uçuracak motorlar

TEI'den Türkiye'yi uçuracak motorlar

Hurdalıktan aldıı aracı bakın ne hale getirdi! Değiş

Hurdalıktan aldıı aracı bakın ne hale getirdi! Değişimi görenler gözlerine inanamıyor