• $7,4665
  • €9,0376
  • 441.025
  • 1524.49
15 Aralık 2020 Salı

Macron, Erdoğan'a karşı 11 kez kaybetti

9 Eylül’de, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye’ye karşı 5 girişimde yenildiğini, 6.’sı için zorladığını manşet yapmışız.

Üç ayda çabalarını yoğunlaştırdı, iki katına çıkardı.

Ama sonuç değişmedi.

Macron, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı -en az- 10 kez kaybetti...

1- Libya’da gayrimeşru çete generali Hafter’i destekledi; Hafter Türkiye’nin desteklediği meşru Libya hükümetine yenildi.

2- Almanya ve İtalya ile Libya’ya ambargoyu delme konusunda Türkiye’yi suçlayan bir karar almaya çalıştı; başaramadı.

3- Fransız gemileri, Akdeniz’de Türk donanmasını taciz etti; ‘Türkler bizi taciz etti’ diye NATO’ya gitti, ikna edemedi.

4- Yunanistan’ı Akdeniz’deki Türk araştırma gemisini tacize kışkırttı; Yunan gemileri ve uçakları TSK tarafından püskürtüldü.

5- Beyrut’u ziyaret ederek ‘Biz gelmezsek Türkiye gelir’ diye kışkırtmaya çalıştı, başaramadı; Lübnan cumhurbaşkanını aşağıladı.

6- Irak’a giderek Bağdat ve Erbil yönetimini (IKBY) ‘Türkiye askeri üslerle egemenliğinizi ihlal ediyor’ diye kışkıtmaya çalıştı, tutmadı.

7 - Yunanistan, GKRY, İtalya, Fransa, İspanya ve Malta’dan oluşan Güney Avrupa Ülkeleri Birliği Forumu’nda Türkiye karşıtı karar çıkarmaya çalıştı, olmadı.

8- Karabağ krizinde işgalci Ermenistan’dan yana tavır aldı, Ermenistan yenildi, Fransa Minsk Üçlüsü’ndeki arabulucu rolünü kaybetti. Türkiye’yi Karabağ’a milis göndermekle suçladı; ‘delilim var’ dedi açıklayamadı; aksine Fransa’dan Ermenistan tarafına milis gönderildiği Fransız medyasında yazıldı.

9- AB yönetiminden Türkiye’ye yaptırım kararı çıkarmak için iki kez girişimde bulundu; çıkartamadı.

10- Yaptırım talebini AB Liderler Zirvesi’ne taşıdı, 22 AB ülkesi yaptırıma karşı çıktı.

***

Yunan basını, “Kime güvendik de AB’den Türkiye’ye yaptırım çıkacağına bu kadar inandık” diye hükümetine yükleniyor şimdi!

Atina’nın güvendiği dağlara nasıl kar yağdığını da Fransız medyası yazdı:

Fransa’da eylül ayında yapılan 7 güven anketinin ortalamasına göre, Macron’a temmuz-ağustos aylarında yüzde 41 civarında olan güven 2,4 daha düşerek yüzde 38,7’ye gerilemiş.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın ‘halkın birliğini’ sağlayabileceğine inananlar ise yüzde 26’ya gerilemiş.

29 Ekim’de Politico dergisindeki bir yazı ise ‘yakın ekibinin’ de Macron gibi ‘kaba kibirli’ olduğunu, iki üst düzey diplomasi danışmanı Emmanuel Bonne ve yardımcısı Alice Rufo’nun, hem Fransız diplomatları hem de Paris’teki yabancı ülke büyükelçiliklerini bıktırdıklarını yazdı.

Macron sadece kendisini değil Fransa’yı da Avrupa’da ve dünyada ‘etkisiz eleman’ haline getirmekle şimdiden tarihe geçmiş sayılabilir.

BURHAN AYERİ

Geçmiş yıllarda AKŞAM’daki tv programlarına yönelik eleştirileriyle tanımıştım Burhan Ayeri’yi. Zamanında sıkı bir istihbarat şefi olduğunu öğrenmiştim daha sonra.

Zaman geçti, ben de katıldığım tv programlarında radarına yakalandım.

Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu ile katıldığımız bir yayının ertesi günü ikimize de ‘not’ verdiği yazılarından birini okuyunca, “Bize karşı pek eli bol değil ama ‘boş’ da değil; biz de seviyoruz onu; ziyaret edelim” dedik.

Kısmet olmadı.

Bunu, spor editörlerimizden oğlu Tamer Ayeri’ye anlattım.

Huysuz ihtiyarları oldum olası severim. (Bunu -Alah ömür verirse- kendi geleceğime yatırım sayın.)

Olup biteni anlatırken ‘iktidar sözcüsü’ diye niteledi, doğruluğuna itiraz etmediği konularda ‘iktidara yakın olduğu için biliyor’ dedi; sözümü kesmedi diye sunucuya kızdı; ‘hangi kanalı açsam Kartoğlu var, ne ara gazetesini yönetiyor’ diye yazdı! Ama olup bitenlerle ilgili ‘eleştiri’ yaptığımda, ‘doğru yolu buldu’ notunu da esirgemedi!

En azından, “Üstat, sen daha iyi bilirsin ki; gazetecilik yapan bilir, iktidara yakın olmak gerekmez” diyebilsek iyiydi.

Bütün bunları ‘hak’ saymıyorum ama yine de helal olsun, Allah rahmet etsin.

Allah, talip olana aksi ihtiyarlık nasip etsin.

AVRUPA’NIN PATRONU WASHINGTON

AB liderleri, Türkiye’ye karşı yaptırım konusunu ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’a bağladı.

Biden, 20 Ocak’ta Beyaz Saray’a yerleşecek. Ama AB liderleri işi sağlama bağlamak için Türkiye konusunu mart ayındaki zirveye bıraktı.

Biden yönetiminde Türkiye-ABD ilişkilerinin nasıl olacağını görmek istiyorlar.

Avrupa, 1945’ten beri ‘yarı egemen’dir.

Belki Türkiye, AB ülkeleriyle ilgili konuları da Biden’la konuşmalı.

ÜÇ KİTAP

Yaşlanmaya vaktim yok / Haldun Dormen (Mona): Tiyatronun ete kemiğe büründüğü bir isim Haldun Dormen. Ve nasıl böyle bir isim olunduğuna dair söyledikleri, sadece genç oyuncular için değil, ‘izleyiciler’ için de öğretici.

Hedefteki Osmanlı / Selim Atalay (Turkuvaz): Ortadoğu, ABD ve Türkiye’de 30 yıllık gazetecilik deneyiminin aynasından yansıyan ‘büyük resim’ kitabın başlığı olmuş.

Soruların peşinde / İhsan Fazlıoğlu (Ketebe): Bir modern zaman filozofunu, karşılıklı konuşuyormuş kadar ‘anlaşılır bir dille’ okuyabilmekle hayatınıza neler katabileceğinizi düşünün. Bu kitapta o var.

<p>Beşiktaş TEM Otoyolu FSM Köprüsü istikametinde sivil polis aracı yol ayrımında sabit bekleyen tra

Beşiktaş'ta polis araçları kaza yaptı! Yaralı polisler var...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı

Haftanın yalanları