• $32,1864
  • €34,9663
  • 2508.66
  • 10895.3
27 Ekim 2022 Perşembe

Kılıçdaroğlu'nun 'olası' İngiltere ve Almanya seyahatine dair

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Ekim'de ABD yolunda Boston'a uçarken kendisine eşlik eden gazetecilere yaptığı açıklamada, "Sonra İngiltere, Almanya bazı yerlere de gideceğiz" dedi.

12 Ekim'de ABD'den Halk TV canlı yayınına bağlandığında da, "Bu yolculuk sadece ilk durak. İngiltere ve Almanya'da da dünyaya anlam katan çok değerli kişilerle buluşacağım" dedi.

ABD'ye giderken, "Kapitalizme isyan eden başka Bay Kemal'lerle buluşacağını" söylemişti.

İsim vermemişti Kılıçdaroğlu, ancak kast ettiği kişilerden birinin eski ABD başkan adaylarından 'sosyalist' Demokrat Senatör Bernie Sanders olduğu bilgisi, geziye davet edilen gazetecilere verilmişti CHP'den.

Zaten geziyi organize eden Beşiktaş Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi ve yakın zamanda İBB Başkanvekili yapılan Selçuk Sarıyar da, Sanders'ın seçim kampanyasında gönüllü çalışmıştı.

Bir başka ismi de davetli gazetecilerden İsmail Saymaz Halk TV'de açıklamıştı, Temsilciler Meclisi'nin Somali asıllı Müslüman üyesi İlhan Omar.

Ancak iki görüşme de gerçekleşmedi.

Kılıçdaroğlu, Sanders'le görüşmemeyi, "gidiş geliş uzun olacaktı, vazgeçtik" diye gerekçelendirdi. İlhan Omar ise sorulmadığı için gerekçesini bilmiyoruz.

***

Kılıçdaroğlu'nun İngiltere ve Almanya seyahatlerine ne zaman gideceği de açıklanmadı.

Muhtemelen 6 Kasım'da Altılı Masa toplantısı var.

Yine kasım ayında 'büyük açıklama' yapacağını duyurmuştu Kılıçdaroğlu.

22 Ekim'de Milli Gazete, Kılıçdaroğlu'nun bu iki ülkede Türk bilim adamlarını ve teknoloji merkezlerini ziyaret edeceğini yazdı.

Akla ilk gelen isimler Kovid'e karşı mRNA aşısı geliştiren Uğur Şahin ve Özlem Türeci.

'İcazet için gitti' demesinler diye 'iktidar' temsilcileriyle görüşmeme kararı devam ediyorsa, eski başbakan Boris Johnson'ı ziyaret edebilir.

Aslında Kılıçdaroğlu'nun "Kapitalizme meydan okuyan Bay Kemal'ler" tanımına, İngiliz İşçi Partisi'nin eski lideri Jeremy Corbyn daha uygun.

Corbyn de Kılıçdaroğlu gibi seçim başarısı gösterememiş, 2020 seçiminde ağır bir yenilgi almıştı.

Kılıçdaroğlu'dan farkı, yenilginin sorumluluğu alarak istifa etmesi.

İşçi Partisi'nin yeni lideri 'Sir' Keir Starmer ise fena gitmiyor. Henüz seçim kazanmadı ama en azından parlamentodaki muhalefetiyle iki başbakan (Johnson ve Truss) devirmeyi başardı.

Almanya eski 'kanzlerin'i Angela Merkel'i de ziyaret edilebilir.

Her ne kadar kapitalizm muhalifi olmasa da ülkesine 'liderliği' ile örnek teşkil ediyor.

Tabii bütün bunlar 'randevu alınabilirse' mümkün.

Başka bir deyişle, 'gitmeye değecek kadar' yakın mesafede iseler!..

***

Benim merak ettiğim, İngiltere ve Almanya'daki programları kimin hazırladığı, randevuların kimler üzerinden alınacağı.

Zira ABD programına CHP'nin bu işler için yetkili organı olan Dış İlişkiler Başkanlığı ve bu başkanlıktan sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı emekli büyükelçi Ünal Çeviköz ile CHP'nin ABD Temsilcisi Yurter Özcan dahil edilmemişti.

CHP ABD Temsilciliği'nin internet sitesine (https://www.chp-amerika.org/) baktım, Kılıçdaroğlu'nun gezisine ilişkin 'tek satır, tek kare fotoğraf' yok!..

CHP'den ayrılan ve Kılıçdaroğlu dahil tüm parti yönetimini topa tutan eski Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz'ın 2017'deki ABD ziyareti var, Kılıçdaroğlu'nun yok!

Çünkü site, sadece Rıza Zarrab ve Halkbank davasına ilişkin haberlerle dolu.

O davaların FETÖ'nün iddiaları üzerine kurulduğunu hatırlamak size de bir fikir verecektir.

***

CHP'nin AB Temsilciliği ve Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde 'birlik/dernek' olarak değiştirdiği örgütlenmeleri var.

İngiltere Birliği'nin internet sitesinde sadece 'üye aidatı ödeme' duyuruları bulunuyor.

Kılıçdaroğlu'nun seyahatine ilişkin herhangi bir duyuru göremedim.

***

CHP, bu ziyaretleri de 'parti dışı kanallardan' organize ediyorsa, yeni tartışmalar çıkar.

Esasen 'Batılılar' randevular konusunda standartlara özen gösterirler.

Muhatap kişi resmi bir görevde değilse bile özel ofisi vardır ve yazışma yapılması yeterlidir.

Görüşmeye kıymet veriliyorsa ya da görüşme bir mesaj verme fırsatı sunuyorsa kabul edilir.

'Araya adam koyma'ya tevessül edilirse ters tepebilir.

Zira 'aracı'nın o ülkede başka çıkarları söz konusu olabilir.

Bunu da Batılı politikacılar göze almazlar.

Belki de Sanders ve Omar veya bilmediğimiz başkaları bu yüzden randevu vermedi.

Bakalım, göreceğiz...

KADEM, KADINI MAĞDUR EDEN 'KÜLTÜREL KODLAR'I SORGULUYOR

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nin 5'incisini bu yıl 4-5 Kasım'da Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenleyecek.

Zirve iki yılda bir düzenleniyor, bu yıl salgından sonra yüz yüze yapılacak.

Zirvenin ana teması 'Kültürel Kodlar ve Kadın' olarak belirlendi.

KADEM, 2014'ten itibaren 'Kadın ve Adalet', 'Adalet için Ses Ver', 'Ailenin Güçlendirilmesi' ve 'Dijital Çağda İnsan Kalmak' temalarıyla 4 zirve düzenlemişti.

Zirve öncesi düzenlenen toplantıda, Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar ve Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu'nun sunumlarını ve sorulara verdikleri cevapları dinledim.

***

Gümrükçüoğlu, zirvenin amacının kadını, aileyi ve toplumu ilgilendiren meselelere sadece ulusal ve bölgesel değil küresel boyutta yaklaşımlar geliştirip, yaşanan sorunların tespitinin yanı sıra çözüm önerileri geliştirmek olduğunu söyledi.

Gümrükçüoğlu, bazı 'kültürel kodların' kadını mağdur ettiğine işaret ederek, "Belli inanışlar, ön yargılar, örfler var. Bunlar ne kadar adil, ne kadar insan onuruna yaraşıyor, kadın fıtratına uygun? Bunları tartışmak gerekiyor" diye anlattı bu yılki başlığın gerekçesini. Bunun dünyanın sadece 'bir kısmının' değil 'tamamının' sorunu olduğunu da vurgularken, "Mağdur kavramı genelde doğu kadınları için kullanılıyor, ancak kültürel kodlardan kaynaklanan mağduriyetin batılı kadınlar için de geçerli olduğuna" dikkati çekti.

Bayraktar da, "Yüzeysel kodları, etiketleri sorgulayacak bir zirve olacak" derken, ailelerin, anne babaların aile içindeki rollerinin yerine oturmasının, çocukların yetişmesi, karakter oluşumu ve duygusal yönelimlerinde etkili olduğuna işaret etti.

***

Zirvede özne olarak kadın, kadının iş gücüne katılımı, gündelik hayat ve kamusal alan deneyimleri ile sanat dünyasında kadın imgeleri gibi konular aktivist, gazeteci, bilim insanları ve sanatçılar tarafından tartışılacak. Afgan kadın hakları savunucusu Fatima Gailani, biyoteknolojinin önde gelen isimlerinden Dr. Hayat Sindi, İngiltere'nin ilk başörtülü ceza avukatı ve İngiltere Kralı danışmanı Sultana Tafadar, 'Dünya Tesettür Günü' adlı küresel hareketi başlatan Nazma Khan, Suriyeli ödüllü yönetmen Waad Al-Kateab de görüşlerini paylaşacak. Zirveye Almanya, Macaristan, Azerbaycan, Filistin, Cezayir, Libya ve Singapur'dan bakanlar düzeyinde katılım olacak.

***

Kadına dair 'adaletsiz' kültürel kodların tartışılması, sorgulanması sadece kadın değil, aile ve toplum için hayati önemde.

Bazı kodların, alışkanlıkların değişmesi gerekir.

Eski köye yeni adet getirilebilir ya da köydeki bazı eski adetler kaldırılabilir.

KADEM'in girişimi bu açıdan çok değerli.

TÜRK-İŞ'İN 'TERÖR DİLİ'Nİ KINAMASI ÖNEMLİ

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, yaralı madencileri tedavisi için çaba gösteren doktorlara teşekkür ederken, Türk Tabipleri Birliği Başkanı'nın terör örgütü dilini kullanmasını kınadı. Atalay, "Bir yandan böyle özverili doktorlarımız varken, diğer yanda TTB Başkanı askerimizin kimyasal silah kullandığını iddia ediyor. Bu terör örgütü dilidir, kınıyorum" dedi.

Avrupa'da İspanya, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde terör örgütlerinin bitmesine giden yolda iki kritik şey rol oynadı:

Birincisi, bu ülkelerdeki teröre, komşu veya uzak ülkelerden para, silah ve moral destek sağlanmadı. (SSCB hariç; ancak o da kısıtlıydı, zordu ve SSCB dağıldıktan sonra bitti.)

İkincisi, örgütlerin 'terör' yöntemlerine ülkelerin akademisyenleri, aydınları, medyası ve sivil toplum örgütleri 'birlikte' ve 'adını koyarak' tepki gösterdi, kınadı.

Terör örgütlerinin başka devletlerin sağladı 'devlet olanakları' ve hedef aldığı ülkelerin aydınlarının moral ve propaganda desteği olmadan yaşaması imkansız.

Türk-İş Başkanı'nın, Türkiye'nin en büyük sendika konfederasyonu olarak terör propagandasına yönelik aldığı bu hızlı ve net tavır çok değerlidir.

<p>Fransa'da Rouen Açıkhava Festivali'nde sahne alan sanatçı Sinan Akçıl, binlerce insanın katıldığı

Sinan Akçıl soykırımcı Netanyahu'ya seslendi

Kayseri'de kamyonetler çarpıştı! 1 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi de yaralandı

''Türkiye'de Yılın Otomobili'' yarışmasının test sürüşleri gerçekleştirildi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Mayıs 2024)