• $8,3464
  • €10,1934
  • 501.47
  • 1461.39
30 Nisan 2021 Cuma

Kıbrıs'ta bu kez gerçekten tarih değişebilir

Kast ettiğim NATO ittifakı değil.

2. Dünya Savaşı sonrası 'kurumsal yapılar' artık başkalarının sorunlarını değil kendi sorunlarını çözmeye odaklandı.

Küresel sistemi değil kendilerini yönetmeye çabalıyorlar.

Sadece BM sistemi veya NATO ittifakı değil, daha dün kurulan Avrupa Birliği bile 'kendi varlığını' sürdürme telaşında...

Müttefikler ve ortaklar birbirlerine güvenmiyor.

Hepsi birlikte BM dahil uluslararası kurumlara ve maalesef 'kurallara' da güvenmiyor.

Bu düzen ABD'nin liderliğinde elbirliğiyle kurulmuştu.

Şimdi de ABD'nin liderliğinde ama elbirliğiyle yıkılıyor.

ABD uluslararası kurumların, kuralların ve yasaların yerine 'kendi' kurum, kural ve yasalarını geçerli kılmaya çalışıyor. Bir ülkenin bir başka ülkeden ne alıp ne satacağını belirlemeye, buna karşı çıkılırsa 'ABD yasaları' ile cezalandırmaya kalkışıyor!

AB de ABD'leşme eğilimleri gösteriyor; Türkiye'nin deniz sınırları ve yetki alanlarını belirlemeye, Libya ve Azerbaycan devletleri ile resmi ve meşru işbirliğine karışmaya kalkışıyor!

'Dünya düzeni'nin diğer kurucuları Rusya askeri güçle ilhak ve işgallere girişebiliyor; Çin teknoloji ve finans gücüyle dünyayı kontrol etme hesapları peşinde koşuyor...

Ama aynı zamanda, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülke de 'kabına sığmıyor' ve yeni pozisyonları hem arıyor hem de buna zorlanıyor...

Bu yüzyıl, 'asimetrik tehditler'le başladı.

Ve giderek 'asimetrik ittifaklar'a doğru ilerleyecek.

Bu süreçte, Türkiye, Almanya ve İngiltere ile birçok alanda ortak çıkarlara sahip olmaya başladığı görülüyor. Bazı konular da birlikte çalışmayı zorunlu hale getiriyor, getirecek.

Ve her üç ülkenin üçüncü taraflarla olan ilişki, ittifak ve zorunlulukları yeni bir dünya düzeninin oluşmasına fırsat aralayabilir.

Bu açıdan Kıbrıs bir 'birinci faz deneyi' olabilir.

Cenevre'de BM gözetiminde iki gün süren KKTC-Kıbrıs Rum Yönetimi ve garantör ülkeler arasındaki gayriresmi görüşmeler dün sona erdi.

Kıbrıs'ta artık iki toplumlu devlet çözümü aranmıyor, iki devletli çözüm aranıyor. Rum-Yunan tarafı, bugüne kadarki tüm şımarıklıklarına destek veren AB ve ABD'yi artık o kadar körü körüne bulabilecekler mi?

Artık AB üyesi olmayan İngiltere'de KKTC'nin tanınması tartışılıyor.

AB için iki üyesini ezbere desteklemek ile Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kafkaslar'da daha güçlü bir etkinlik için Türkiye ile işbirliği ihtiyacı arasında kaldı.

Aynı zamanda, Doğu Akdeniz enerji kaynaklarını 'en güçlü şekilde güvenceye alacak' ve 'en düşük maliyetle' Avrupa'ya taşıyacak bir yol olarak Türkiye ile birlikte çalışma zorunluluğuyla karşı karşıya.

Öte yandan, daha da artacağı öngörülen Güney Asya ve Afrika'dan Avrupa'ya yönelik göç tehdidi de, Avrupa'nın güvenliğini Akdeniz havzası ve Türkiye'nin güvenliği, refahını ve istikrarına 'bağımlı' hale getiriyor.

Konunun Rusya, Çin ve İran ile ABD boyutu tek tek ayrı yazı konuları.

Ancak sadece Avrupa boyutuyla bile Kıbrıs konusu, tarafların 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yeni bir savaşı beklemeden yapısal bir değişime hazır olup olmadıklarını gösterecek.

Kıbrıs'ta yeni bir denge kurulabilirse, Akdeniz'de, Ortadoğu'da, Avrupa'da, AB-Rusya ve AB-ABD arasında yeni dengeler kurulabilir demektir.

Türkiye'nin 'iki eşit egemen devletli çözüm' teklifi tarafları ve dünyayı böyle bir değişime zorluyor.

KİTAP / 'SİZİ SERBEST BIRAKMAYI MUVAFIK BULARAK TATLİK ETTİM'

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın eşi Latife Hanım'ı 'üç talak' ile boşamasının belgeli öyküsü. Adını Gazi'nin eşine bunu haber verdiği 'talakname'den alıyor.

Bazı paragrafları iki kere okumanın bile akıcı anlatımı bozmadığı bir Murat Bardakçı kitabı daha... (İş Bankası Kültür Yayınları)

Kısa Girit Tarihi, Ayşe Nükhet ve Nuri Adıyeke, araştırmalarının sonuçlarını roman tadında günümüz kuşağına taşımış; çok etkilendim. Bugün Kıbrıs, Doğu Akdeniz konularına ilgi duyanlara özellikle öneririm. (İş Bankası Kültür Yayınları)

İkinci Abdülhamit'in tahta çıkışından sürgüne kadar olan bitene Saray'da tanık olan Divan-ı Hümayun Kalemi ve Şura-yı Devlet Azası Nazif Sururi'nin 1930'larda tefrika edilen anıları, araştırmacı Evren Levent Demir tarafından toparlanmış. Anı kitapları, bir dönemi anlamanın en iyi yolu. (Kapı Yayınları)

Eski Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Prof. Mustafa Budak, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Dış Politika kitabı, Cumhuriyet'in sahip çıktığı ve devam ettirdiği politikaları inceliyor. 'İki bin yıllık Türk devlet geleneği' dediğimiz çizginin kopmamış olduğunu göstermesi açısından önemli bir çalışma. (KTB Yayınları)

Bütün bu 'ağır' konulardan sonra çevirmen ve edebiyatçı Prof. Ahmet Sarı'nın Edebiyatın İyileştirici Gücü kitabını sıraya aldım. Bir süre 'roman'tik konulara girersem şaşırmayın. (KTB Yayınları)

YAZMASAYDI EKSİK KALIRDI

Prof. Dr. Vedat Bilgin, yaklaşık 7 yıldır Akşam'da okurlarıyla buluşuyordu.

Benim buluşmalarım ise Ankara'da başlamıştı. Özel görüşmelerde, çeşitli programlarda ve TV yayınlarında bir araya geldik.

Zaman zaman bazı konularda istişareler yaptık; bazı konuları "bunu TV'de de gündeme getirelim" diyerek yayınlar programladık.

Vedat Hoca, pazartesi günü 'veda yazısı' yazdı.

Ben ona 'mola yazısı' demeyi tercih ederim.

Zira, 23 Nisan'da bir 'çocuk bayramı'nı değil, "Milli Mücadele'yi veren kahramanların milli ordudan önce milli meşruiyeti önemseyen bilincini" kutladığımıza dikkatleri çeken;

Sosyal medya ve dijitalleşmenin George Orwell'in 1984'ünü mumla aratacak bir '2084' tehditlerini de barındırdığı uyarısı yapan;

ABD ile yaşanan meselenin 'neden S-400 olmadığına' işaret ederken, 'savaş' ve 'emperyalist saldırı' arasındaki farkı kafamıza sokan;

Koronavirüs salgınının başından itibaren dünyanın büyüsünün nasıl bozulduğunu, sosyal devletin nasıl hatırlandığını, devleti yeniden düşünmenin zamanının geldiğini, halkın psikolojisinin ihmal edilemeyeceğini, kapitalizmin krizlerle imtihanı bağlamında sosyal kaos riskini, bir gazete okurunun sindirebileceği sadelikte anlatan yazıları olmasaydı AKŞAM eksik olurdu.

Bunlar sadece son yazılarından aklımda kalanlar...

Okurlarımız bir bilge yazardan bilgi alıyorlardı, şimdi bir bilge bakan olarak hizmet alacaklar.

Allah mahcup etmeyecektir.

<p>Piyasalar haftaya nasıl başladı? Altın fiyatları neden  yükselişte? Kademeli  normalleşmenin ekon

Kademeli normalleşmenin ekonomiye etkisi nasıl olacak?

Ayvalık'ın kırmızı mercanları keşfedilmeyi bekliyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Mayıs 2021)

Arjantin'de ''İsrail'i kınama, Filistin ile dayanışma'' gösterisi düzenlendi