• $12,4032
  • €14,0152
  • 711.183
  • 1776.41
18 Kasım 2021 Perşembe

Karakoç'un Ayasofya'sı ve Türk Devletleri Teşkilatı

Dünya Bizim' sitesinde Nizamettin Yıldız imzalı bir yazıda okudum.

Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılma tartışmalarının hararetlendiği 1990'ın başında, yani 32 yıl önce bir yazı yazmış Sezai Karakoç, Diriliş dergisinde.

"Kaderimizin Ayasofya'sı, Ayasofya'mızın Kaderi" başlıklı yazının tarihi 12 Ocak 1990.

Şöyle demiş:

"İslam'ın Batı karşısında yenilgisinin, üstünlüğünü kaybetmesinin sonucu ve sembolik işareti olarak Ayasofya cami olmaktan çıkmıştır.

Ancak, Batı karşısında İslam âlemi olarak tam bağımsız olduğumuz gün ya da en azından, bu bağımsızlığın şuuruna vardığımız gün, kendimizi Batıdan bağımsız hissettiğimiz gün, Ayasofya yeniden cami olacaktır.

... Ayasofya'nın cami olarak açılmasının, İslam âleminin de bize bakışını değiştirmesi bakımından önemi vardır. Ayasofya kapalı kaldıkça Müslüman ülkeler bize tereddütle bakmalarını sürdüreceklerdir."

"Tapınak olarak yapılan Ayasofya'nın kiliseden camiye çevirtilmesi, yapılış amacına ters düşmemiştir. Çünkü: yapıldığında vahdaniyet dini Hıristiyanlıktı. İslam'ın çıkmasıyla, bu muhteşem mabet, en yüce dinin mabedi olmaya daha layıktı. Allah'ın ismini, ortak koşmadan doğrudan haykırmaya elbet daha uygun bir yer oldu. Fatih, işte bunun için, dinin saf halindeki mevcudiyetinin tapınağı olması için, Ayasofya'yı kilise olmaktan çıkarıp cami yaptı. Muhakkak ki bundan Hz.İsa'nın ruhu da, o mabedi yapanların ve belki yaptıranların ruhu da memnun oldu."

"Ayasofya, ruhumuzun trajedisini ifşa eden bir sfenks mi? Zincire vurulmuş Promete mi? Onu ancak Kafkas kartalları mı zincirlerinden kurtarıp özgürlüğüne kavuşturur? Talihimizin dönüşünü haykıracak bir ilan mı olacak minarelerinden yükselecek ezanlar? Bağımsızlığın gerçek sesi ezanlar."

Medeniyet Çınarı, Ayasofya'dan yükselen ezanı dinledi.

Bir başka hedefinin de yerini bulduğunu gördü, göçüp gitmeden.

Sosyal medyada Zeynep Karaca'nın paylaşımından okudum: "Üstadı en son cuma akşam gördüm. Soğuk algınlığı vardı. 'Pencereyi açık bırakmışım, üşüttüm' dedi. Yeğeni hastaymış, ondan söz etti. Bir de Türk Dünyası Teşkilatı'nın yeteri kadar duyurulmadığından şikayet etti. 'Bunun üzerine yazmak istiyorum ama şu an hastayım, müsait olamıyorum' dedi."

Türk Devletleri Teşkilatı, 12 Kasım'da açıklandı. Konunun sadece sıcak haberlerden ibaret kalması içime sinmemiş, 16 Kasım Salı günü "Türk Devletleri Teşkilatı bir milattır" başlıklı bir yazı yazmıştım.

Bana bunu düşündüren Karakoç etkisidir.

Türkiye'nin Ayasofya'yı Cami-i Kebir olarak açacak konuma gelmesinde,

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bunu gerçekleştirmesinde de Karakoç etkisi vardır.

Sezai Karakoç, bir büyük medeniyet ruhunun küllerine üfledi.

'Diriliş'i gösterdi.

Dirilişin işaretlerini gördü.

Ruhu şad olsun...

HER HALİMİZİ ANLATAN ADAM

Bir adam;

hem deli-kanlıyken hem aklı başındayken

hem dünya umrunda değilken hem derin düşüncelere dalmışken

hem emperyalizme öfkelenirken hem politik-acılara isyan ederken

hem teslim olmuşken

hem haykırırken hem susarken

hem yolda giderken hem yoldan çıkarken hem yoldaş seçerken

hem günah işlerken hem dua ederken

hem aşıkken hem vazgeçmişken

nasıl her halimizi ifade eder

...

derseniz Sezai Karakoç okuyun...

Bir daha okuyun...

HELALLEŞME HİLELİ LİSTE İLE OLMAZ, O HARAM OLUR!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Geçmişte partimizin de hataları oldu; helalleşme yolculuğuna çıkma kararı aldım" dediğinde, bunun 'amasız, fakatsız' olacağı bekleniyordu.

Ahlaki olan da buydu.

Ama sonra bir 'liste' açıkladı.

Dersim katliamı yoktu.

PKK terörünün şehitleri, gazileri yoktu.

FETÖ terörünün şehitleri, gazileri yoktu.

Ezanı susturmanın özrü yoktu.

Başbakan idam etmenin pişmanlığı yoktu.

***

İtinayla ayıklanmış, 'seçici' bir helalleşme listesi açıkladı.

28 Şubatçıların açtığı yaraları başa aldı.

Ardından ikna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızı saydı.

'Oy koparmayı hedeflediği' muhafazakar kesime 'bal' sundu kendince...

İkna odalarının mucidi ve infazcısı Nur Serter'i, kendi Genel Başkanlığı döneminde de milletvekili yaptığından söz etmedi.

Başörtüsüne 'bez parçası' dediğinden de...

Başörtülülerin kamu hizmetine alınmasını sağlayan yasaları 'iptal' istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürdüğünden de...

***

Darbecilerin 'bir sağdan bir soldan' astığı gençlerden söz etti.

Ama FETÖ'cü darbe girişiminde şehit edilenlerden söz etmekten kaçındı.

Aksine, darbeye katılan ve/veya FETÖ'nün sınav hileleriyle askeri okullara soktuğu tutuklu/hükümlü FETÖ'cü askerlerle helalleşme sözü verdi!

Sonra da 'kendi oy deposu' olarak gördüğü olayların mağdurlarını sıraladı...

***

Kılıçdaroğlu'nun helalleşme listesi 'hileli' bir listedir.

Hileli listeyle oy devşirmeye çalışmak, hileli mal satmak kadar haramdır.

Salim kafayla düşünelim;

Haram yoldan helalleşmeye gidilir mi?

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Fenerbahçe'ye İzmir'de coşku seli

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor