• $28,8804
  • €31,2384
  • 1876.79
  • 8057.42
25 Ağustos 2023 Cuma

Fidan'ın Bağdat ve Erbil ziyaretine dair...

Türkiye, PKK terörüyle mücadelesinde uzun süre, Bağdat ve Erbil ile işbirliği aradı.

40 yaşın üstündekiler hatırlar, Saddam kadar PKK'dan da tehdit gördükleri 90'lı yıllarda Mesut Barzani ve Celal Talabani, Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından verilen Türk kırmızı pasaportuyla özgür dolaşım imkanına kavuşmuştu.

Dönemin bakanlarından Halil Şıvgın, 2013'te 24 TV yayınında, Özal'ın Irak'taki bütün etnik unsurların liderlerini davet ettiği bir toplantıda bu teklifi yaptığını ve iki liderin kabul ettiğini anlatmıştı.

24 Aralık 2003 tarihli Hürriyet haberi, daha sonra Irak Cumhurbaşkanı seçilecek olan dönemin KYB lideri Celal Talabani'nin "11 yıl boyunca kullandığı kırmızı pasaportu 21 Aralık'ta İstanbul üzerinden Moskova'ya giderken Atatürk Havalimanı'nda Türkiye makamlarına iade ettiğini" duyurmuştu.

Barzani belki hatıra olarak saklıyordur.

***

Saddam ise sadece PKK'ya değil Erbil merkezli özerk Kürt yönetimine de karşıydı, Kürt vatandaşlarını da yöneticilerinden ayırmadığını katliamlarla göstermişti.

Türkiye ise Kürt Bölgesel Özerk Yönetimi'ni savunuyor, ancak ayrılıkçılığı, federasyonu desteklemiyordu.

***

ABD'nin işgali ve Bağdat yönetimin Sünni, Şii ve Kürt gruplar arasında dönüşümlü hale getirilmesinden sonra Türkiye ile ilişkiler dalgalanmalar geçirdi.

Bağdat kimi zaman Türkiye'nin terörle mücadelesine destek verirken, zaman zaman da sınır ötesi harekatlara tepki gösterdi.

Erbil de öyle.

Sınırları içinde PKK'ya Türk operasyonlarına izin vermekle birlikte, Türkiye'nin karşı çıkmasına ve Irak Anayasası'na da aykırı olmasına rağmen Musul ve Kerkük'ü de dahil ederek 'bağımsızlık referandumu' girişiminde bulundu.

Referandum Irak, Türkiye, ABD ve Avrupa tarafından tanınmadı; bu başarısızlık Mesut Barzani'nin çekilmesi ve yerini yeğeni Neçirvan Barzani'ye bırakmasıyla sonuçlandı.

***

Türkiye'nin Irak'ın kuzeyinde askeri üslerin güçlenmesi, istihbarat ağının genişlemesi, terörle mücadelede Erbil ile daha yakın çalışması bundan sonra gelişti.

Erbil'de hükümet ortağı Talabani'nin KYB'si geleneksel olarak İran'a daha yakın, PKK ile diyaloğu olan bir grup olsa da, bu dönemdeki iyileşmeye olumsuz etkisi olmadı.

***

Yakın dönemde, Türkiye ile Bağdat ve Erbil arasında 'petrol krizi' de yaşandı.

Bağdat, boru hattı ile Ceyhan'dan satışı yapılan Irak petrolünden Erbil'in payını ödemediğinde, Ankara Bağdat'a aktardığı petrol parasının Erbil'e düşen kısmını keserek gönderdi, Erbil'in payını Erbil'in hesabına yatırdı.

Bugünlerde, -hatırlayacaksınız- Bağdat'ın başvurusu üzerine uluslararası tahkim Türkiye'ye bunun için ceza yazdı. Türkiye de Irak petrolünün ihracatını durdurdu.

***

Son dönemde -bu dava hariç- Bağdat ve Erbil Türkiye'ye daha yakın.

Bu yakınlığın bir hedefi de Türkiye ile birlikte çalışarak güçlü ekonomik kaynakların değerlendirilmesi.

Petrolün yanında bir de doğalgaz hattı projesi var örneğin.

Körfez'den başlayan ve İran-Irak üzerinden Türkiye'ye, buradan da Avrupa'ya uzanacak bir karayolu hattı da özellikle BAE'nin gündeminde.

Ve tabii yeni sınır kapısı...

***

Bunları, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın iki günlük Bağdat ve Erbil ziyaretleri üzerine hatırlattım.

Çünkü bütün 'iyi şeyler' terörün olmadığı ortamda gelişir.

Fidan Iraklı mevkidaşına kameralar önünde, 13 yıllık MİT deneyimi ile "PKK terör örgütü Sincar'ı, Mahmur'u Süleymaniye'yi işgal etmiş durumdadır. Irak-Suriye sınırını yok sayarak kurduğu terör koridoru ile bu iki bölgeyi birleştirme arayışındadır" hatırlatmasını yaptı.

Ardından da "Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi egemenliğinin korunması Türkiye'nin dış politika öncelikleri arasındadır. PKK terör örgütünün Irak'ın egemenliğine meydan okunmasına, ikili ilişkilerimizi zehirlemesine izin veremeyiz" dedi.

Ve "Emperyal güçlerin maşası haline gelmiş olan PKK'yı resmen terör örgütü olarak tanıyın" çağrısı yaptı.

Irak medyasına göre Bağdat yönetimi, Türkiye'den su, 'kalkınma yolu' dedikleri yeni demiryolu da dahil yatırım projelerine destek ve petrol satışının yeniden başlatılmasını istiyor. Türk Ticaret Bakanı ve Cumhurbaşkanı'nın ziyaretini bekliyorlar.

Ve Fidan'ın 'bütün bunların terörle mücadelede işbirliğine bağlı olduğu' mesajını aldılar.

***

Fidan, Erbil'de de önce Bağdat'tan aldığı izlenimi de ekleyerek; "Gerek Bağdat gerek Erbil yönetimi PKK terörünü Irak topraklarından temizlemekte oldukça kararlı bulduk" dedi.

'Onursal Başkan' Mesut Barzani, Başkan Neçirvan Barzani ve Başbakan Mesrur Barzani ile görüştü, "Terörle mücadelede Türkiye'yle göstermiş oldukları işbirliğinden ötürü" teşekkür etti ve "Şu anda PKK terör örgütü kendisini gizliyor, bu virüsü hep beraber temizleyeceğiz" dedi.

Barzani de "Kürdistan Bölgesi'nin komşu ülkeler üzerinde istikrarsızlık unsuru olmasına izin vermeyecekleri"nin teminatını verdi.

***

Fidan, Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani ile de görüştü.

Talabani'ler İran tarafındaki Süleymaniye bölgesine hakim ve Türkiye, kendi hava sahası üzerinden Süleymaniye Havaalanı'na uçuşları 'terör faaliyetleri' gerekçesiyle 3 Ocak 2024'e kadar yasaklamıştı.

Talabani, uçuşlara izin verilmesini istediklerini açıkladı.

Karşılığında ne yapmaları gerektiği de Fidan'ın açıklamalarında...

***

Fidan, Irak Türkmen Cephesi liderleriyle de hem Bağdat'ta hem Erbil'de bir araya geldi.

Ayrıntılı bir açıklama yapılmadı...

Hepimiz konuyu biliyoruz...

***

Fidan'ın ziyareti tarihi bir dönemeçte oldu.

Ziyaretin ayrıntılarını, varsa başka önemli görüşmeleri de öğrendikçe yazarım.

Bağdat ve Erbil'in PKK/YPG'nin etkinliği, İran baskısı ve ABD sultasına karşı 'üniter, bağımsız devlet' olarak kalabilmesinin yolu Türkiye ile yakın işbirliğinden geçiyor.

Aynı şekilde kalkınması ve ekonomik refahının da.

Bunun Türkiye için de çok önemli olduğu bir gerçek.

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın da ziyaretin Erbil ayağına katılması önemliydi.

Fidan, bu yönde bir kararlılık gördüyse, yakında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bağdat ziyareti gündeme gelir.

Belki Erbil bile...

PRİGOJİN'E DAİR BİR SENARYO: İSYAN, İKNA, İTAAT VE İNFAZ

Rusya'da olup bitenleri 'politika' başlığıyla incelemek değerli ama sıkıcı...

Diyet yemeği gibi, yararlı ama lezzetsiz.

Bazen olayları 'konuya aşina güvenilir kaynaklardan' edinilen bilgilerin dışında, bir 'politik suç hikayesi/film senaryosu' olarak incelemek zihin açıcı olabilir.

Belki sağlıklı değil ama tok da tutar...

***

İşte size 'gerçek olaylardan esinlenilmiştir' alt başlıklı bir senaryo:

2014: Rusya, Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinde Rus ayrılıkçılara destek vermek için 'restoran kralı' Evgeny Prigojin'e paralı asker şirketi Wagner'i kurdurdu.

Wagner, Suriye, Libya ve iç çatışma yaşanan Afrika ülkelerinde de görev aldı.

2022: Ukrayna'yı işgal operasyonunda da görev alan Wagner'in Başkanı Prigojin, Rus ordu yetkililerini başarısızlıkla suçladı.

Rusya da Wagner'i Savunma Bakanlığı'na bağlama kararı aldı.

23 Haziran 2023: Prigojin "Moskova'ya yürüdüğünü" açıkladı. Rusya, Prigojin'e 'silahlı isyan' suçundan soruşturma açtı.

24 Haziran 2023: Rusya Başkanı Vladimir Putin, Prigojin'i 'ihanet'le suçladı.

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandır Lukaşenko arabulucu oldu, Putin, Prigojin'in Belarus'a gitmesine onay verdi.

29 Haziran: Putin, Prigojin'i Wagner komutanlarıyla birlikte Kremlin'de ağırladı.

10 Temmuz: Kremlin, buluşmayı doğruladı, Putin'e 'sadakat sözü' verildiğini açıkladı.

27 Temmuz 2023: Prigojin, St. Petersburg'da Putin'in de katıldığı Rusya-Afrika Zirvesi'nde ortaya çıktı.

21 Ağustos: Prigojin, Afrika'da çekildiği düşünülen bir video yayınladı.

23 Ağustos: Wagner'e ait özel jet, Moskova'dan St Petersburg'a giderken havada parçalanarak düştü. Uçakta Prigojin ile grubun üst düzey ekibinin de aralarında bulunduğu 10 kişiden kurtulan olmadı.

***

Bugüne kadar Rusya'ya ihanetle itham edilenler çoğunlukla Noviçok denilen nükleer bileşimli zehirle zehirlendiler, intihar ettiler veya binalardan düştüler!

İhanetleri de gizliydi, infazları da...

***

Prigojin'in sonu farklıydı.

'Daha yüksekten' düşerek...

Görüntüler, bulutların içinden düşen uçağı 'sanki bekliyormuş gibi' çekebilen bir 'köylü'nün cep telefonuyla kaydedildi.

Düştüğü yerdeki patlama 'bekleniyormuş' gibi anında kaydedildi.

Uçağın serbest düşüşü ve bazı parçalarının 2 km uzakta bulunması havada bir patlama olduğunu gösteriyordu.

Görüntüler neredeyse canlı olarak bütün dünyada anında gündem oldu.

Etkileyici bir son...

***

Putin, Prigojin'in ihanetini soğukkanlılıkla karşılamış;

Pazarlıkla çekilmesine, sürgüne gitmesine izin vermiş;

Sonra Kremlin'e gelmeye ikna etti; itaat ettirdi 'bağlılığını' almış;

Ateşli taraftarlarını soğutmuş;

Ama onun için hazırladığı 'gösterişli son'dan vazgeçmemişti...

Dünyanın gözü önünde ihanet edene dünyanın izleyeceği gösterişli bir son hazırlamıştı...

***

"İntikam soğuk yenen bir yemektir" sözü bütün dillerde var. Rusçada da...

Rusların iyi bildiği bir atasözü daha var: "En güçlü iki savaşçı; sabır ve zamandır."

Putin sadece 2 ay sabretti...

***

Esasen mevzubahis Rusya ve Putin'se gerçek kimsenin umurunda değil.

Elbette tarihçiler ve devletlerin gizli dosyalarını hazırlayanlar istisna.

Onlar, gerçeği bilir ancak gerekiyorsa senaryoları konuşurlar.

Bizler ikinci kısmıyla yetinebiliriz...

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları 60'ıncı günde devam ederken, Hamas'ın silahlı kanad

Kassam Tugayları işgalci İsrail askerlerinin içine sızdı

İşgalci İsrail Batı Şeria'da ablukaya devam ediyor... Cenin Mülteci Kampı'na baskın

300 bin TL ile 350 bin TL arası! İşte adeta teklif yağan ikinci el otomobil modelleri…

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye'ye dönüyor... Yurtdışına yasadışı yollarla kaçırılmışlardı