• $13,6368
  • €15,4363
  • 781.22
  • 1927.39
12 Kasım 2021 Cuma

Bir siyasetçinin gençlere vaadi ‘sinir bozmak'sa!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya'da 'Z Kuşağı Atatürk'ü Anıyor' etkinliğine katıldı.

Doğru bir şey söyledi; "Politikacının alkışa ihtiyacı yok aslında, biz sanatçı değiliz. Politikacının sağlıklı ve tutarlı eleştiriye ihtiyacı var. Benim hatamı ben görmeyebilirim ama siz görebilirsiniz" dedi.

Sonrasını ise şöyle getirdi: "Bizi rahatlıkla, korkusuzca eleştirmek istiyorsanız oy vermeniz lazım!"

***

Neden?

Oy vermeden eleştiremezler mi?

Kendisi oy vermediği* halde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ne hakla' eleştiriyor?

Sadece iktidarda olanlar mı eleştirilebilir?

Muhalefetteki siyasetçilere 'saçmalamayın' denilemez mi?

Saçmalamalarını eleştirmek için illa onları iktidar mı yapmalıyız?

Muhalefette saçmalayan partisine zarar verir, ya iktidarda saçmalarsa!

***

Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aranız nasıl, küs müsünüz" sorusuna da şöyle cevap verdi: "Onun sinirlerini bozacağım."

Soruyu soran 20'li yaşların altında.

Sorusu da masum ve makul.

Cevabı veren 17 Aralık'ta 74 yaşına girecek!

Cevabı 'ergen'!..

***

Eleştiri için 'kendisine oy verme şartı' koyuyor, sonra 'korkusuzca eleştirebilirsiniz' diyor!

Gençlere 'sinir bozucu olma' vaadinde bulunuyor, sonra Erdoğan'ı 'kutuplaşma yaratmakla' suçluyor!

Ve Z kuşağının bu sözlerine güvenmesini bekliyor!

'Bu kadar ehliyetli, liyakatli' ve dahi 'cevval' muhalefetle CHP'nin oyunu yüzde 23'lere düşürüyor, sonra da iktidara ehliyet, liyakat eleştirisi yapıyor!

Belki de en tuhaf olanı, gençlerden kendisine güvenmelerini bekliyor!

* (Okuyucuyu yanıltmış olmamak için not: Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'a oy vermediğini, hayatın olağan akışına uygun olacağı için varsaydım. Kendisine oy veremediği seçimlerin de olduğunu düşününce, aksi de mümkün olabilir.)

Türkiye de 'hidrojen' dedi

İskoçya'nın Glasgow kentindeki İklim Zirvesi'nde, Hollanda'nın önerisi üzerine, İngiltere, Norveç, Danimarka, Türkiye, İsviçre, Lüksemburg, Avusturya, Finlandiya, Kanada, Şili, Uruguay ve Yeni Zelanda, 'emisyonsuz kamyon ve otobüs' konusunda anlaşma imzaladı; diğer ülkeleri de kendilerine katılmaya çağırdı.

Anlaşmaya göre, 2030'a kadar üretilecek tüm kamyon ve otobüslerin üçte biri, 2050'ye kadar ise 'tamamı' hidrojenli veya elektrikli olacak.

Hollanda bu konuda avantajlı.

Zira hidrojenli araç üretiminde oldukça ileride.

Ama Türkiye de elektrikli araç teknolojisine güçlü girerek, bu alanda kısa sürede öne geçmeyi planlıyor.

Ve yeni teknolojiler, geleneksel teknolojileri kaçırmış olan Türkiye gibi ülkeler için büyük bir fırsat.

***

Birkaç yıldır yazıyorum.

Hidrojen teknolojilerinin babası Dünya Hidrojen Enerjisi Konseyi Başkanı Prof. Nejat Veziroğlu gibi bir değerimiz var.

Onun adına kurulmuş bir enstitü ve manevi liderliğinde kurulmuş bir dernek var.

Dünya Hidrojen Teknolojileri Kongresi, gelecek yaz Türkiye'de yapılacak.

Elektrikli araçlar, hidrojen tankının eklenmesiyle, enerjiyi 'şarj'dan değil, hidrojenden alabiliyor.

Tek sorun, elektrikli ve hidrojenli araçların pahalı olması.

13 ülkenin anlaşmasıyla ortaya çıkan 'pazar' genişledikçe, üretilen araçların maliyeti de düşmeye devam edecek.

Devletlerin de desteğiyle otobüs ve kamyonlar için genişleyen pazar hem maliyeti düşürecek hem teknolojiyi geliştirecek.

Sonra da sıra daha uygun maliyetle otomobile gelecek.

2030'a 9, 2050'ye 29 yıl kaldı.

Çok değil.

Bu kuşak yaşarken olacak bütün bunlar...

<p class='MsoNormal'>Peki, bu karar neden önemliydi? Akşam Gazetesi Yazarı  Oğuzhan Bilgin tüm merak

Artık her yerde 'Türkiye'

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri