• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
9 Kasım 2021 Salı

Ben erbabıyla gezdim, siz de bir gününüzü ‘kültür yolu'na ayırın

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali'nin ilk gününde, rotayı Beyoğlu'nda 15 yıl belediye başkanlığı yapmış Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan'la gezmek ayrıcalıklı hissettirdi.

Tophane-i Amire'de buluştuk; Beyoğlu Kültür Yolu Festivali Proje Direktörü Arhan Kayar ve genç sanatçıları sanatseverlerle buluşturan BASE İstanbul'un kurucu ortağı Ali Kerem Bilge ile tanıştım.

Bilge, sergi salonuna giderken, 'yeni mezun sanatçıların eserlerinin sergilendiğini' söyledi. BASE'yi de bunun için kurmuş.

***

35 yıl öncesine gittim.

İstanbul'da üniversiteye yeni kayıt yaptırmış bir öğrenciyken, Balat'tan Yenikapı bostanlarına, Sultanahmet'ten Topkapı'ya kadar bütün tarihi yarımadayı, Arap Camii'nden Feriköy'e, Taksim'den Akaretler'e kadar Pera'yı yürüyerek gezmeye başlamıştım.

İlk kez Maçka'da bir sanat galerisine girişim ise birkaç yılı almıştı. Zira 'İçeriye alırlar mı? Resim almadan çıkmak ayıp olur mu?' gibi eğer olursa dünyamı yıkacak risklere girememiştim.

Endişem boşunaydı.

Girdim.

Ressamlar ünlü, ziyaretçiler başka dünyaların insanları gibiydi.

Bir-iki derken, alıştım.

Sanata izleyici olarak erişebilmenin tadı inanılmazdı.

Ama eksikti.

Koleksiyonerlerin sohbetine tanık oldukça, bu eksikliği daha çok hissettim.

Hâlâ hissederim.

İlk 'öğrenci karma sergisi'ne gittiğimde, resim çerçevelerindeki kırmızı noktaların çokluğu dikkatimi çekmişti.

Çoğu satılmış anlamına geliyordu bu.

Şeffaf dosyadaki fiyat listesine göz attım. İş güç yoluna girerse ödeyebileceğim rakamlardı.

'Büyüdüğüm zaman', hâlâ gücüm büyük sanatçıların eserlerine yetmese de, öğrenci sergilerinden, genç sanatçılardan eser satın alabilirdim!

O günkü mutluluğumu unutmam.

Dün, Tophane-i Amire'de Ali Kerem Bilge'yi dinlerken, bu yaşadıklarımın hem bir 'iş fikri' hem de sanat iklimini oluşturmaya en güçlü destek olduğunu fark ettim.

Üniversite öğrencisi olarak hayalimi gerçekleştirmiş, yeni mezun sanatçıların eserlerini sergiliyor, İstanbul dışında üretim yapan sanatçıları da sanatın kalbiyle buluşturuyor.

Bir kez de buradan kutlamak isterim.

***

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali Proje Direktörü Arhan Kayar, harita üzerinden rotayı anlattı. Hem gündüz hem gecesi sanatla süslenmiş bir festival tasarlamış.

Anlattıkları, harita üzerinde biraz gezinince daha da anlam kazandı.

Bu festival 'tarihleri ile sınırlı' değil.

Bir tohum.

Beyoğlu'nun bütün sokaklarına, binalarına, balkonlarına, kafelerine kadar sirayet eden, bütün yıl boyunca yer üstünü festival alanına çevirecek bir tohum...

İlk örneğini, yenilenen 'avlulu' Pera binalarıyla Tomtom Kaptan Sokağı'nda gördüm. Özgün tasarımlarla özgün lezzetlerin buluştuğu 'seyyar satıcılar'la zenginleşmiş, Latin müziğinin Fransız Sarayı'nın duvarlarında yankılandığı sokakta, dans eden izleyiciler İstanbul'un yeniden can bulan yüzünü yansıtıyordu.

***

Kültür Yolu'nun 'bir kısmını' da olsa Ahmet Misbah Demircan'la gezmek ayrıcalık dedim ya.

Hangi sergiye girsek, hangi sokağa dönsek selam veren, o sokağa veya etkinliğe katkılarından söz eden insanlarla karşılaştım.

O da, belediye başkanlığı döneminde sokakların ve binaların yenilenmesine ağırlık vermesinin sonuçlarını görmekten son derece mutluydu. Anlattıklarının bende bıraktığı izlenim ufuk açıcıydı: "İstanbul bizim hazinemiz. Ortaya çıkmak için şehri hissetmemizi ve çaba göstermemizi bekliyor. Çok büyük küresel oyunların içindeyiz, hayati konularımız var ama aynı zamanda tarihi ve kültürel zenginliklerimize, şehirlerimize, sanata da aynı ciddiyetle yaklaşabilme kabiliyetimiz var. Her alanda kabiliyet, bizim en büyük gücümüz."

TÜRK DÜNYASININ DUYGULARINI BİRLEŞTİREN FESTİVAL

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Demircan, Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında dün başlayan Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali hakkında da bilgi verdi.

4 gün boyunca devam edecek festivalde Kazakistan'dan Macaristan'a, Tataristan'dan KKTC'ye kadar 13 ülkeden 42 film gösterilecek, yarışma filmleriyle 6 ödül verilecek, çok sayıda önemli sanatçı 'sinema zirvesi'nde buluşacak. Finali 12 Kasım'da AKM'de görkemli bir törenle yapılacak.

Demircan, projenin 'sahibi' olarak oldukça heyecanlı. Çıkış noktasını, "Sinema kapsayıcı bir sanat. Türk dünyasının ortak köklerine ve ortak duygularına dayanan duygudaşlığı sinemayla ifade etmek çok daha güçlü bir yol. İnsanlar bir araya gelecekler, tanışacaklar ve işi kolay kılacaklar. Burada kalmayacak, 6 ay sonra başka bir yerde, 1 yıl sonra başka bir yerde buluşacaklar. Mutlaka yeni projeler ortaya çıkacak. Bu ekosistemle büyüyecek ve büyüdükçe Türk dünyasının duygudaşlığını da güçlendirecek. Bu bir zirve, bir tanışma mekanizması. Her şey böyle başlıyor" diye ifade ediyor.

Demircan, festivalin, adını Türk dünyasını bir arada tutan en önemli kişiliklerden biri olan Dede Korkut masallarının kahramanı Korkut Ata'dan, logosunu da Türk kültüründe duyguların sembolü olan Turna kuşundan aldığına işaret ediyor.

Demircan, Karabağ zaferinin de, Türk dünyasında ayrı bir heyecan yarattığına işaret ederek, "Büyük bir sinerji ve yakınlaşma ortaya koydu. Zamanın ruhu oluştu ve herkes hareketlendi" diyor.

Filmler Atlas 1948 ve Emek sinemaları ile Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi ve İstanbul Üniversitesi Cep Sineması'nda ücretsiz gösterilecek. Ayrıntılara korkutatafilmfestivali.com internet adresinden ulaşılabiliyor.

KÜLTÜR ROTALARI İÇİN İKİ ÖNERİ

Beyoğlu Kültür Yolu, hem benzersiz bir deneyim yaşatan bir rota hem de bir 'marka iletişimi' olarak çok başarılı bir proje.

Benim de iki önerim var.

Bu rota, bölgenin bir Ceneviz kolonisi olarak 'Pera' adını aldığı 1267'den önce 717'de İstanbul'u kuşatan Müslüman Arap orduların yaptırdığı 'Arap Camii'ne; Bizans ve Osmanlı'nın finans merkezi olan Bankalar Caddesi üzerinden Beyoğlu Belediyesi binası ile Pera Palas Oteli'nin de bulunduğu Meşrutiyet Caddesi'ne de uzanacak şekilde genişletilmeli.

Ayrıca, benzer rotaların tarihi yarımadada da oluşturulmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Uzun yıllar önce 'bu sokak ilginç, acaba nereye çıkıyor' diye girip, çoğu zaman yolumu kaybettiğim rotalarda, uzmanların ve sanatçıların rehberliğinde yürümenin hayali bile heyecan verici.

Bırakın tarihi yarımadayı, Pera'yı; Yeşilköy'ün biblo gibi köşkleri bile bir kültür haritasını hak etmez mi?

HER ŞEHİRDE KÜLTÜR YOLU MÜMKÜN

2018 seçimlerinde AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Mehmet Özhaseki, 'Ankara Kültür Yolu Projesi'ni ortaya koymuştu. Ardından birçok şehirde benzer projelerden söz edildi. Hemen her şehrimizde rotası çıkarılacak kadar önemli eserler var.

Ve şehirlerimize en az maliyetle en yüksek değer kazandıracak projeler bunlar.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor