• $8,1471
  • €9,6905
  • 452.771
  • 1365.89
01 Nisan 2021 Perşembe

Askeri güvenlik NATO'da, biyogüvenlik Rusya'da

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus Sputnik-V aşısının AB'de tescil edilmesi, satın alınması ve ortak üretimini görüşmesi son derece anlamlı.

Görüşmeye ilişkin açıklamada, Merkel ve Macron'un Ukrayna'daki Rus ilhaki, Suriye, Libya, Belarus, İran hatta Rus muhalif lider Navalny'nin durumu gibi konuları da ele aldıkları belirtilse de, bunların 'söylemezsek olmaz' kabilinden konuşulduğunu tahmin etmek zor değil.

Kremlin'in açıklamasındaki "görüşmelerin samimi bir atmosferde gerçekleştiği, gündemdeki konularla ilgili ortak çalışmalara devam edilmesinin kararlaştırıldığı" ve Putin'in "Rusya-AB ilişkilerinin 'normal ve siyasal niteliğini yitirmiş' ilişkileri yeniden tesis etmeye hazır olduğunu" söylediği dair ifadeler de bunun teyidi...

Bugün AKŞAM'ın manşetinde ayrıntılarına yer verdiğimiz gibi, AB ile İngiltere arasında çıkan ve 'aşı milliyetçiliği' diye nitelenen kriz; İngiliz AstraZeneca aşısının yan etkileri nedeniyle Avrupa'da da durdurulması, Belçika'da üretilen Pfizer BioNTech aşısının yeterli temin edilememesi, AB üyesi birçok ülkeyi zaten Rus ve Çin aşılarına yöneltmişti.

Şimdi AB'nin iki kurucu lideri Almanya ve Fransa, inisiyatif alarak Rusya ile resmi görüşmeleri başlatmış oldu.

Avrupa İlaç Dairesi ise daha önce Rus aşısını onay amaçlı test etmeye başlamıştı.

AB liderlerinin 'iki sorunlu ülke'den en yakın olanı 'şimdilik' tercih ettiği düşünülebilir. Ancak yakında Çin ile de aşı görüşmelerine başlanması şaşırtıcı olmayacak.

Peki bu ne anlama geliyor?

Önce tabloyu görelim:

Başta İngiltere, ardından da AB, Rusya'ya "Avrupa topraklarında Rus muhaliflere yönelik siyasi suikastler, seçimlere müdahale, yalan haber manipülasyonları, Belarus'ta seçimlere müdahale, Ukrayna'da Kırım'dan sonra Donbas bölgesinin ilhakine yönelik girişimleri" gibi gerekçelerle hedef aldı; siyasi ve ekonomik yaptırımlar uyguladı.

Aynı gerekçelerle ABD de Rusya'ya yönelik yaptırım kararları aldı. Hem önceki başkan Donald Trump hem de yeni başkan Joe Biden, Almanya ve Türkiye'yi "Rusya'dan doğalgaz alarak Putin'e para kazandırmakla" suçladı. Almanya'nın Rusya ile yaptığı Kuzey Akım-2 boru hattına yönelik yaptırım uyguladı.

NATO, özellikle ABD'nin girişimleriyle reform programı başlattı; halen devam eden hazırlık çalışmalarında Rusya 'birinci tehdit' olarak nitelendi. ABD Başkanı Biden, "Rusya'nın etki alanını genişletmesine karşı Avrupa'da daha fazla olacaklarını" açıkladı.

Hem NATO stratejisinde hem de ABD politikalarında, "Çin'in artan finansal, teknolojik ve istihbari gücü ile etki alanını genişletmesi" tehdit olarak nitelendi.

Ancak gelinen noktada AB, askeri ve siber güvenlik anlamında ABD ve NATO stratejileri ile biyogüvenlik anlamında Rusya ve Çin'in öne çıkan yetenekleri arasında kaldı.

Bir başka ifadeyle, koronavirüs sürecinde aşı geliştirme, üretim ve paylaşımda kendi içinde krize giren 'Batı Cephesi'nin bu zaafından, geleneksel yeteneklerini iyi kullanan Rusya ve Çin yararlandı.

Tıpkı Suriye'de Türkiye ile birlikte ortak politika geliştiremedikleri için boşluktan Rusya'nın yararlandığı gibi...

Hatırlayacaksınız, ABD ve Avrupa'da bu yönde eleştiri ve pişmanlıkları ele alan güçlü isimlerin makalelerine bu sütunlarda yer vermiştim.

Netice;

Askeri güvenliğini Rusya'ya karşı NATO ve ABD'ye bağlayan AB, biyogüvenliğini ise Rusya ve Çin'e emanet ediyor.

Önümüzdeki günlerde ABD de "Rusya'yı sınırlama" harekatının aşı ile delinmesini tartışacak.

Yıllardır vurguluyorum;

Blokların, hatta ülkelerin birbirleriyle 'zorunlu' ilişkileri vardır ve bu özel ilişkileri dikkate almadan 'blok politikaları' belirlemek sürdürülemez.

Türkiye-AB, Türkiye-ABD ve her üçünün Rusya ve Çin'le ilişkilerinde de 'yeni ilişki biçimleri' düşünülmelidir.

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Kaçak kazıda bulunan Roma dönemine ait 40 eser Çorum Müzesi'nde sergileniyor

Balıkesir'e yerleşen kadın girişimci, ağaç dallarını ekonomiye kazandırıyor

Uygarlık tarihine ışık tutan 12 bin yıllık kazı başlıyor