• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
5 Aralık 2023 Salı

Seyretmekten korkmuyor musunuz?

Sokaklar parçalanmış çocuk cesetleriyle dolu. Kollar, bacaklar, parmaklar şehirlerin harabelerine dağılmış durumda. Kömürleşmiş bedenlerin kime ait olduğunu bilmek mümkün değil. Öylece kefensiz gömülüyor çukurlara insanlar. Gazze içinden alevler fışkıran büyük bir hendek gibi.

Kimimiz ağlıyor çaresizliğimize, kimimiz ise meydanları arşınlayıp zulme ortak olmadığımızı haykırıyor. Bu da bir şeydir. Hâlâ insan kalan yanımızın olduğuna küçük bir delil.

Bu kadarını dahi başaramayanların olduğunu görünce hayrete düşmez mi insan? Hiç olmazsa sesiyle, soluğuyla, kalbinde buğzederek çocuk katillerine, tarafını seçmez miydi insan? Bu sessizlik "tarafsızlık" olmasa gerek. Belli ki taraf bazılarımız, zalimden yana. Ne kötü bir duruş bu. İnsanlık unutsa, tarih unutur mu? Taşlaşan kalpleri, dağları yerinde tutan taşlar unutur mu?

Sanat camiamız var bizim: Sokak köpeklerini, ağaçları hatırlayıp Gazzeli bebekleri unutan. Ülkemize gelir sağlayacak madenlere, enerji fukaralığımıza son verecek nükleer santrallere, havalimanlarına, köprülere, trafik kazalarını azaltan tünellere, otoyollara karşı sesini yükseltmekten çekinmeyip, çocuklar öldüğünde susan. Üstelik konuşanları susturan.

Spor camiamız var bizim: Gezi teröründe köprüleri arşınlayıp, iktidarı şiddet kullanarak devirmeye çalışanlara kollarını açan. Fakat Beşiktaş Kongresi'nde olduğu gibi katliamı kınayanları "burası siyaset yeri değil" diyerek susturmaya çalışan.

Susun bakalım. Neden İsrail vahşetine sustuğunuzu anlamadığımızı mı sanıyorsunuz? PKK'nın hendeklerinde can verirken Mehmetlerimiz, konuşmuştunuz ama. CHP Genel Başkanı'nın öpüp başına koyduğu bildirileri yazarken sesiniz ne kadar da gür çıkmıştı oysaki. Türk Ordusu'na kimyasal silah iftirası atanları susturmak yerine, bu çirkin avazları daha fazla çıksın diye salonlardan ses verdiğinizi unuttuk mu?

Gerçekte ne sanat, ne de spor camiamız var bizim. Sesleri alkışlarla, sloganlarla, tehditlerle susturulmaya çalışılan birkaç güzel istisna dışında hiçbir şeyimiz yok.

Oysa her şeyi görüp, gözeten biri var. İnsanlar ve tarih unutsa da, asırlar sonra bile zalimlerin kirli geçmişini, örnek almazsak bize akıbetimizi hatırlatan biri var: Gökteki burçlara ve kıyamet gününe yemin ettikten sonra şöyle sesleniyor Buruc Suresi'nde Rabbimiz: "Kahrolsun o hendek sahipleri!"

Kazdıkları içi ateş dolu hendeklere sırf Allah'a iman ettikleri için müminleri doldurup, etrafında ölmelerini seyredenleri lanetler Rabbimiz. Surede geçen topluluğun adı verilmez. Zaten hadise her ne kadar tarihte yaşanmış bir vakıa olsa da, verdiği mesaj çağlar üstüdür. Tarihçiler ve arkeologlar ateşten çukurlara doldurulan halkın Yemen'de yaşayan tevhid ehli Necranlı Hıristiyan bir topluluk olduğunu, katliamı ise Himyer Hükümdarı Zünüvas'ın gerçekleştirdiğini kaydediyorlar. Yahudi dinini kabul etmeyen 20 bin kadar insanın bu zalim hükümdar tarafından 523 yılında diri diri yakıldığı biliniyor. Fakat bu Yahudi kralın akıbeti hiç iyi olmaz. Habeşistan'dan gelen 70 bin kişilik ordu tarafından devleti yıkıldığı gibi, kendisi de kaçarken denizde boğulur.

Tarih nasıl da tekrarlanıyor. Bugün Gazze, içi ateş dolu büyük bir hendek gibi. Bu ateşin etrafında oturup yaptıkları zulmü keyifle seyredenlerin sonu hiç iyi olmayacak.

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi