• $28,9208
  • €31,485
  • 1924.11
  • 8026.27
27 Haziran 2023 Salı

Kültürde iktidar olmak mümkün mü?

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kendi gelecekleri açısından nihai kırılma noktası olarak gören çevrelerin, yaşadıkları hezimet sonrası tek teselli kaynakları hükümetin 21 yıldır kültürel olarak iktidar olamadığı savıydı.

Siyasette belirleyici en önemli güç olan iktidarların kültür ve sanat alanında da egemen olmaları gerekli ya da mümkün müdür? Bu soruya cevap verebilmek için kültürün ne olduğunu ortaya koyabilmek gerekir. Fakat eskilerin hars dediği kültürün beş yüzden fazla tanımı varken üzerinde konuştuğunuz alanın sınırlarını çizmeniz bile çok kolay değil.

Yine de en genel anlamıyla bir toplumun geçmiş tecrübeleri üzerinden bugün inşa ettiği ve gelecek nesillere aktarma gayreti içinde bulunduğu, etkileşime açık tüm üretim süreçlerine "kültür" diyebiliriz. Bu şekilde değerlendirdiğimizde Tasavvuf Musikisi Topluluğu ile Hip Pop etkisinde rap müzik yapan sanatçılar toplamda Türkiye'ye özgü yapıtlar ürettikleri için aynı kültür havzası içinde değerlendirilebilirler. Hal böyle olunca siyasi iktidarın birbirinden bu kadar uzak biçim ve muhtevaya sahip sanat yapıtlarının herhangi birini alıp yüceltmesi, diğerini ise yok sayması mümkün olmadığı gibi egemenliğinin selametine de uygun değildir.

İşte bu yüzden Ak Parti iktidarı halkın geniş kesimlerinin pek ilgi duymadığı operanın en çok geliştiği dönemlerden biri oldu. Aynı şekilde tiyatro ve sinema sektöründe çalışanların ekseriyeti muhalefetlerini en şiddetli şekilde, hatta bazen hakarete varan tonda yapsalar da iktidar tarafından desteklendiler. İktidar olmayı siyasetten sokağa, salonlardan stadyumlara kadar her alanda hegemonya kurmak olarak düşünenlerin tam olarak algılayamayacağı bir durum bu.

Cumhuriyet tarihinin en büyük restorasyon projelerinin gerçekleştiği bir dönemi yaşıyoruz. Üstelik sadece ülkemiz sınırları içinde değil, Balkanlar'dan Afrika'ya kadar kültürel mirasımızın olduğu her coğrafyada büyük bir ihya dalgası var.

Tüm bu gelişmelerin içerisinde beni çok heyecanlandıran bir şeyden bahsetmek istiyorum. Kısa bir süre önce İmam Hatip Liseleri arasında bir münazara yarışması düzenlendi. Bu müsabakaya 96 okuldan 300'ün üzerinde öğrenci katıldı. Öğrenciler tam 11 farklı dilde yarıştılar. Düşünebiliyor musunuz, Türk öğrenciler Çince, Rusça, İspanyolca, Fransızca, İtalyanca, Japoncanın da aralarında bulunduğu bu dillerde okuyup yazmak bir yana, kendi savlarını akademik bir üslupta dile getirdiler.

Lise öğrencileri 39 jüri üyesinin önünde o dildeki yeterliliklerini değil, öğrendikleri dilin kültürel kodlarına vukufiyetlerini ve kendilerini akademik bir ortamda nasıl ifade edeceklerini test ettiler. Böylesi bir çalışmanın, hatta böylesi bir kültürel seviyenin dünyada dahi örnekleri çok azdır.

Kültürel iktidardan beğenmediği siyasetçinin üzerine sifon çekmeyi maharet sayan bir piyanistin ya da düşük bütçeli popüler filmlerde sürekli böğüren bir karakteri oynayan figüranın varlığını anlayanların, aşağıladıkları havzadan böylesi üstün kültürel donanıma sahip gençlerin çıkmalarını idrak etmeleri mümkün değil.

Kültürel gelişimi sadece sahnelerde bolca alkış alan popüler şarkıcıların varlığıyla ölçmek büyük bir yanılgı. Fakat bu yanılgıya birileri sürekli düşüyor. Bu yüzden depremzedenin oy tercihleri karşında şok yaşayanlar, gençlerimizin mimariden, el sanatlarına, çok dilli akademik literatürün inşasından, restorasyon projelerine kadar pek çok alanda ortaya koydukları yapıtları gördükçe ve bu üretim süreçlerinin meyvelerini topladığımızda çok şaşıracaklar.

Bayramınız mübarek, umudunuz çok olsun.

<p>Türkiye'de milli ırk olarak tescillenen ve ünü sınırları aşıp dünyaya yayılan Van kedilerinin nes

2023 yılında 145 Van kedisi dünyaya geldi

Bozcaada ve Gökçeada'ya feribot seferlerine fırtına engeli

Yaban hayvanlarına ev sahipliği yapıyor! Limni Gölü Tabiat Parkı

Pekmez ve limon küründen sabahları tüketen yaşadı! Faydaları saymakla bitmiyor