• $ 5,7537
  • € 6,3434
  • 272.38
  • 103781
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Milletin yetkisi kısılır mı?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (CHS) tartışmalarında konunun yüzde 50+1 oy noktasına takıldığı görülüyor. Varsa yoksa 50+1 oy... İstanbul ve Ankara'da sanki bu “sayısal tercihten” ötürü kaybedilmiş. Siyasi tablonun ikili yapıya dönüşmesi sanki bir anda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bir sonucu olarak gelişmiş.

***

Şüphesiz CHS, seçimden sonra sürpriz koalisyonlarla değil, seçim öncesinde şeffaf biçimde ittifaklaşmalara imkan tanımaktadır. Bu bir zaaf değil, milletin hizmetine sunulmuş yeni ve demokratik bir imkandır.

***

Ancak Türkiye 16 Nisan’a gelene kadar zaten ikili blok yapısına çoktan kavuşmuştu.

Küçük bir tur yapalım mı?

1- Erdoğan ve AK Parti 2002’den sonra kısa sürede yüzde ellilik banda oturdu. Sosyolojisini tahkim etti. Erdoğan’ın sıra dışı liderliği karşısında diğer siyasi aktörler tozlaştı. AK Parti, merkezi tamamen kaplayan hakim siyasi yapı haline geldi. Zaten bu nedenle Erdoğan Gezi ile başlayan süreçte siyaseten değil, cebren hal edilmek istendi.

2- Erdoğan ve AK Parti karşısında mücadele çoklu alanda yürütüldü.

a- Yüzde 50’lik muhafazakar seçmen bloku parçalanmaya çalışıldı.

b- AK Parti içinden bölünmeler hedeflendi.

c- Siyasi denklemin karşı tarafına ise AK Parti dışında kalan tüm irili ufaklı aktörlerin birleştirilmesi projesi kondu.

d- Saha, terör örgütleri ile hep sancılı tutuldu. Toplumsal barış ve ekonomi hedef alındı.

(Bu projenin HDPKK/seküler ayağını 18 Temmuz tarihli “Seküler Darbe Mekaniği” yazımda işlemiştim. https://m.aksam.com.tr/yazarlar/markar-esayan/sekuler-darbe-mekanigi-c2/haber-990145

3- 2009’da Muhsin Yazıcıoğlu şüpheli şekilde öldü. Has Parti’ye hamle yapıldı ama önlendi. 2010 baharında CHP ve MHP’ye kaset operasyonu düzenlendi. CHP Atatürkçülerden temizlendi, radikalleştirilerek HDP’ye uyumlandırıldı. MHP’de ise Devlet Bahçeli, Akşener projesine karşı partisini korudu. Ancak İP ile milliyetçi hareket ikiye bölünmüş oldu.

4- 7 Haziran seçimlerine gelindiğinde zaten ikili bir blok çoktan oluşturulmuştu. CHP ve HDP’nin nasıl alan, aday paylaşımı yaptıklarını hatırlayınız. Sistemli/disiplinli bir şekilde AK Parti karşısında en güçlü adayda birleşiyorlardı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik sıkılmadan “7 Haziran’da ailecek HDP’ye oy verdik” diyordu. MHP ise 7 Haziran’da tek başına yüzde 17 oy almıştı.

5- Ve şüphesiz 15 Temmuz darbe/işgal girişimi... Kılıçdaroğlu’nun Yenikapı Ruhu’ndan nasıl şıpınişi sıvıştığını hatırlayın. FETÖ ve 15 Temmuz’a karşı duruşta zaten Cumhur İttifakı sahada fiilen kurulmuştu. CHS tam da bu sahadaki tarihsel gelişimin siyasi bir sonucuydu.

***

Ama en trajiği de millete “Senin bunca mücadeleyle elde ettiğin yetkini kısmak istiyoruz” demek olur herhalde.

Bunun geçmişte yapıldığı gibi cebir dışında bir yolu yoktur.

Başkan Erdoğan´a Böyle Seslendi! ´I Love You Man´

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Akraba olduğunu bilmediğiniz ünlüler

Mimarisi ile tepkilere neden olmuştu! Şato villalarla ilgili yeni gelişme