• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
16 Aralık 2010 Perşembe

Bankalarda para satma yarışı

Ekonomik sistemin finansmanı açısından bankacılık sektörünün yaşamsal bir önemi var. Geçmiş kriz deneyimlerinin de etkisiyle Türkiye'de özellikle 2000 sonrasında birçok değişme ve gelişme yaşandı. Değişiklikler hem yasal açıdan hem de kurumsal açıdan ortaya çıktı ve olumlu sonuçlarını da kısa süre içinde verdi.


Dünya çapında yaşanan krize rağmen Türkiye'de bancılık sektörü karlılık anlamında ivme kaybetmedi. Sektörün bu özelliği, yabancı uzmanların ve uluslar arası finans çevrelerinin de takdirlerini toplamış durumda. Her ne kadar mülkiyet yapılarında gitgide daha fazla yabancı etkisi hissedilse de, sektörün güçlü konumu ekonominin geleceği açısından olumlu


BIKTIRAN MESAJLAR
Bankacılık sektörü, övgüye değer özellikleri yanında 'ilginç' uygulamalara da imza atıyor. Bunlardan en sık karşılaşılanı, cep telefonu 'tacizleri'. Taciz diyoruz, çünkü bir şekilde cep telefonunuz banka kayıtlarına girmişse yandınız demektir. Banka ile müşteri ilişkisi kurduğunuzda telefonunuz kayıt altına alınıyor. Böyle bir ilişkiniz olmasa da bankalar size ait adres ve telefon bilgilerini GSM operatörlerinden alabiliyorlar.

Bunun sonucunda da, kredi faizlerinin ne kadar uygun olduğunu belirten kısa mesajlar hemen her gün gelmeye devam ediyor. Birkaç bankada hesabınız varsa hepsinden ayrı mesaj geliyor. Araştırdığımız kadarıyla bunlardan kurtulma yolu da yok.

KREDİ LİMİTİNİ YÜKSELTME TELEFONLARI
Mesajların dışında, telefonla aranmanız da söz konusu. Aranma sebebi, kredi kart limitinin artırılması. Bazı bankalar, bu işte otomatik sekreter kullanarak; 'kabul ediyorsanız 1 tuşuna basın' şeklinde mekanik öneriler sunuyor. Bazıları ise diksiyonu düzgün, hoş sesli müşteri temsilcilerinden yararlanmayı tercih ediyor.

Kendi adımıza, bu uygulamaların ciddi ölçüde rahatsızlık verdiğini ve boyutlarının 'taciz' noktasına ulaştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çevremizden aldığımız görüşler de aynı yönde. Sözde 'pazarlama' adına yapılan bu işlemler, birçok kişide ters etki yapıyor ve hesap kapatmaya kadar giden bir dizi önlemler alınmasıyla sonuçlanabiliyor.

KARPUZ KABUĞU TEORİSİ
Bankaların yapmaya çalıştıkları şey kendi açılarından doğru. Burada temel amaç, garanti olarak gördükleri kredi müşterilerine daha fazla para satabilmek. Bu yapılmaya çalışılırken de farklı adlar altında tüketici kredisi türleri icat ediliyor. Böylece potansiyel müşterinin aklına 'karpuz kabuğu' getirilmek isteniyor.

Tatil kredisi, yılbaşı kredisi, bayram kredisi, evlilik kredisi farklı tür olarak sunulan kredi isimlerinden bazıları...

Reklamcılık sektörünün uluslar arası düzeydeki yaratıcı özelliği dikkate alınırsa, yakın bir gelecekte farklı kredi isimlerinin ortaya çıkarılacağı anlaşılıyor. Bu noktada, taciz mesajlarının rövanşı niteliğinde bazı kredi ismi önerilerimiz olacak: 'Namerde muhtaç olmama kredisi', 'elaleme rezil olmama kredisi', 'görümceyi çatlatma kredisi', 'karnı aç-kuyruğu dik kredisi', 'hafta sonu kredisi', 'maç kombinesi kredisi', şans oyunları kredisi', 'ne olur-ne olmaz kredisi', ne var-ne yok kredisi'...

Şaka bir yana, kredi pazarlama adına yapılan bu faaliyetler gerçekten bezginlik yaratıyor. Bankanın birisi bir uygulama başlattığında, pastadaki payını azaltmak istemeyen diğer bankalar izlemekte gecikmiyor.

Kuşkusuz, rahatsızlık veren mesajlar ve aramalar sadece bankalara özgü değil. Bu tür mesajlardan kurtulmak için bir yasa önerisi bile verildi. Ancak, biraz zaman alacak gibi görünüyor.

Bankaların kredi pazarlamasında 'tüketiciyi' hedef almalarında, üzerinde durulması gereken başka bir nokta ise ekonomi açısından ortaya çıkarabileceği sonuçlar. Bu konuyu izleyen yazılarımızda ele alacağız...

Sağlık sebebiyle işten ayrılma ve kıdem tazminatı
BEN hem emekli hem de bir iş yerinde dokuz yıldır sigortalı olarak çalışmaktayım. Ancak iş yerimde ağır ve zor şartlar altında çalışmam gerekiyor. Sağlık problemlerim (Parkinson başlangıcı) nedeniyle iş yerinde zorlanmaktayım. Üniversiteye giden bir oğlum var ve borçlarım nedeniyle çalışmak zorundayım. İş yerinden ayrılmam durumunda tazminat alabilmem nasıl mümkün olur? Sedat

İşçi ciddi ve önemli nedenlerin varlığı halinde iş sözleşmesini derhal fesih yoluyla sona erdirebilir. İş Kanunun 24. maddesinde, sağlık sebepleri de bildirimsiz fesih sebebi sayılmıştır. Buna göre, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa, işçi hizmet sözleşmesini bildirimsiz olarak feshedebilir ve bu durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Yapmakta olduğunuz işin, sağlığınız ve yaşayışınız için sakıncalı olduğuna dair doktor raporu almanız halinde yaptığınız işin değiştirilmesi, değiştirilmemesi halinde hizmet sözleşmenizi bildirimsiz olarak sona erdirmeniz mümkün olabilir. Bu durumda kıdem tazminatına hak kazanırsınız.

Sıcak çay bile silah sayılabilir
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre; saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile, fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli şeyler de silah sayılabiliyor. Örneğin, yanan sobanın üzerindeki çaydanlığın içindeki sıcak su ve çayla bir kimsenin yaralanmasına sebep olunması, silahla yaralama kapsamına giriyor.
(Yargıtay 2. C.D. E: 2010/3910, K: 2010/26923)

GÜNÜN SÖZÜ
'Güneşi kaçırdığın için gözyaşı dökersen yıldızları da göremezsin.' (Tagore)

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi