• $9,3109
  • €10,8409
  • 529.631
  • 1429.85
3 Ocak 2014 Cuma

Tam teşekküllü ihanet kumpanyası

İnsanlığın, vicdanın tükendiği günler yaşıyoruz. Hiçbir hakikate itibar etmeyen, her türlü haysiyet cellatlığını yapabilecek tıynette tamamen intikama ayarlı bir yıkım ekibiyle karşı karşıyayız.
İhanetin ve intikamın boyutlarını kavrayabilmek için, son darbe girişiminin özünü iyi anlamak gerekiyor. Cümlenin tam ortasından söylemek gerekirse, 17 ve 25 Aralık’ta yargı-polis ortak yapımı olarak sahnelenen vesayet girişimi, siyasi tarihimize kara bir leke olarak kaydedildi. Çünkü bu kalkışmalarla, hukukun arkasına saklanılarak doğrudan siyasi iradeye ve ülkenin geleceğine ateş açılmıştır.
Mesela, ülkenin milli kurumlarını yıpratmaya veya karalamaya yönelik kampanyanın en dikkat çeken hedefi Halk Bankası’ydı. Artık sokaktaki insanın bile bildiği bir gerçek var ki, Halk Bankası Türkiye’nin İran’la ve Irak’la olan ticaretinde, özellikle de enerji anlaşmalarında önemli rolü olan bir bankamız. Yine biliyoruz ki, Halk Bankası aynı zamanda Neo-Con çetelerinin de hedefinde olan bir banka. İşte tam da bu yüzden, devlet içindeki paralel yapı dışarıdaki Türkiye düşmanlarıyla birlikte hareket etmiştir.
Tam teşekküllü bir kumpasa dönüşen darbe girişiminin hedeflerinden birisi de dindar vakıflardır. Mahmut Hüdayi Vakfı gibi, TÜRGEV gibi hayırlı hizmetlerde bulunan, öğrencilere yurtlar yapan, yurtdışına öğrenci gönderen hayır kurumlarına yardımlarda bulunan işadamları açık hedef haline getirilmiştir. Mesela, devletle hiçbir ilişkisi olmayan Türkiye’nin en saygın işadamlarından Mustafa Topbaş’ın ikinci operasyon listesinde adının geçirilmesi, tamamen dindarlara yönelik nefretin bir sonucudur.
İşin daha da dramatik olanı, medyayla ortaklaşa yürütülen itibarsızlaştırma kampanyası, tam bir yargısız infaza dönüşmüştür. Bugün, darbe sevici medyayla kol kola girerek dindarlara karşı infaz ortaklığı yapan dostlarımız da bilmeli ki, tarih bugünleri kaydediyor. Müslümanları hedefe koymanın faturası hem bu dünyada hem de ilahi hesap gününde önlerine çıkacaktır.
Her dönemde darbelerin hafif meşrep uşaklığını yapan liberal-sol ve ulusalcı çevreler, “Fırsat bu fırsattır” deyip doğrudan Başbakan Tayyip Erdoğan hedef alınarak onun şahsında mücessem hale gelen yeni Türkiye’yi yıkma girişimine o sefil yüzleriyle katılmaktan çekinmediler.
Her gün “Büyük Türkiye rüyası”nın biraz daha mücessem hale gelmesinden dolayı kâbuslar gören hem uluslararası ihanet şebekeleri hem de Türkiye içindeki taşeronları, her ne surette olursa olsun Erdoğan’dan kurtulmak gerektiğine karar vermiş gözüküyorlar. Artık bir on yıl daha Tayyip Erdoğan’a tahammülleri kalmamıştır. Bunun için de Türkiye’yi 2023’e taşıyacak olan üçüncü havalimanı gibi, Marmaray gibi, Kanal İstanbul gibi, İstanbul-İzmir otoyolu gibi en prestijli projeler ve işadamları hedef alınmıştır.
17 Aralık’tan bu yana, Türkiye’nin ekonomik kaybının en iyimser tahminle 100 milyarı aşmış olması bunun en bariz göstergesidir. Kaldı ki Türkiye’nin istikrar ve pırıltısından kaybedecekleri bu bahse dahil değildir.
Türkiye’nin ekonomik alt yapısı sağlam temeller üzerine oturtulduğu için, ihanetin faturası halkın cebine yansımamıştır. Unutmayalım ki, ülkenin batması pahasına Erdoğan’dan kurtulma hesapları yapanların gerçek hedefleri Türkiye ekonomisini çökertmektir.
Ancak hemen hatırlatmakta yarar var, yolsuzluk ambalajıyla sunulan bu darbe girişiminin hedefi sadece AK Parti iktidarı ve Erdoğan değildir. Esas itibarıyla, tam teşekküllü siyaseti dizayn projesidir. Açıkçası, bütün siyasi partileri yeniden şekillendirmeyi hedefleyen neo-vesayet tuzağıyla karşı karşıyayız. Bu yüzden de özellikle ana muhalefet partisi CHP’nin tavrı önemlidir. Ancak CHP, tarihinin en zavallı durumunu yaşıyor. Haysiyet cellatlarının hazırladığı kasetlerle hal edilen Baykal’ın yerine gelen Kılıçdaroğlu’nun CHP’si, kelimenin tam anlamıyla infazcı medyanın ve ‘şişman kediler’in oyuncağı haline gelmiş durumda.
Eğer bizzat milletin temsilcisi olan bütün siyasi aktörler, millet iradesine sahip çıkamazlarsa yarın çok geç olabilir…

<p>'Telafi kitapları ücretsiz.' Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in Akşam gazetesine özel açıklamalar

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'den AKŞAM'A özel açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu