• $ 5,8984
  • € 6,5052
  • 281.627
  • 99027.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Sizi iyi tanıyoruz bay çapulcu...

Kobani'ye yönelik IŞİD kuşatması üzerinden Türkiye ile hesaplaşma planları yapan karanlık bir el düğmeye bastı ve şehirlerde terör üretiyor. Şu ana kadar yirminin üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetti. Başta Güneydoğu şehirleri olmak üzere, İstanbul ve diğer büyük şehirlerde işyerleri tahrip edildi, otobüsler yakıldı, evler tarandı, insanların evleri ateşe verildi, asker-polis saldırıya uğradı.

Kürtlerin acılarını pazarlayarak şehirlere terör servisi yapanların umurunda değil ama öfkeli Kürt gençlerinin yakıp yıktığı şehirler bizzat Kürtlerin yaşadığı şehirlerdir ve ölenler bu ülkenin insanlarıdır.
Yıllardır bu coğrafyada kan üzerinden hesap görmeye çalışan, kanı durdurmak için milli çözümler üreten Türkiye’yi zaafa uğratmak için şeytani planlar üreten yerli ve uluslararası provokatörleri, terör çapulcularını artık çok iyi tanıyoruz. Birilerinin canı çok sıkılıyor ama aynı karanlık mahfiller Gezi’de de Türkiye’nin demokrasisini, istikrarını yıkmak üzere şehirleri ateşe vermişler ve ülkeye tarifi imkânsız bir kâbus yaşatmışlardı. Şimdi de benzer bir senaryoyla bu kez de Kürtleri birbirine kırdırtıyorlar.
Kuşkusuz asıl hedef çözüm sürecinin akamete uğratılması… Düşünebiliyor musunuz, önce hain bir ses Türkiye’yi ateşe verme çağrısı yapıyor, ardından HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş halkı ayaklanmaya çağırıyor. Yine aynı gün CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “Gezi vicdanını Kobani vicdanıyla birleştirelim” diyerek ateşe benzin döküyor.
Bu da yetmiyor, HDP’li Ertuğrul Kürkçü, “Cihatçılara (IŞİD) karşı harekete geçtik” diyerek açık açık sokakları provoke ediyor. Kimse kusura bakmasın, son olaylarda CHP ve HDP şehirlerdeki terörü birlikte provoke ettiler, sonra da kenara çekilip seyrettiler. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır ki, IŞİD’e karşı harekete geçenler Kobani’ye değil, Türkiye’ye saldırıyorlar.
Peki bu işte bir yanlışlık yok mu?
Düşman ilan ettiğiniz bu Türkiye IŞİD katliamından kaçan Kobanili Kürtlere kucak açıyor, onlara barınma ve yiyecek sağlıyor. IŞİD mağduru Kobanili Kürtlere kalbini açan Türklerden Kobani’nin intikamını almak nasıl bir insanlık vicdanıyla izah edilebilir ki…
Hemen söyleyelim, sokakları terörize eden bu vandalizmin Kobani ile bir ilgisi olamaz. Türkiye’nin yakılıp yıkılması, Kürtlerin kırılması umurlarında bile değil. Onların derdi güçlü bir muhalefet bloku oluşturarak hükümetle hesaplaşmak… Yoksa Kürtleri düşündükleri filan yok. Nitekim bugün Kobani üzerinden hükümete vuranlar, çözüm süreci başladığı ilk günden bu yana kanın durmaması için inanılmaz oyunlar sahnelediler.
Geldiğimiz noktada Selahattin Demirtaş, “Uluslararası provokatörleri görüyoruz” diyor. İyi güzel de şimdi sormak gerekiyor, bile bile neden bu provokasyona alet oldunuz, neden şehirleri terörize ettiniz? Çözüm süreci başarıya ulaşsın diye PKK terörünün kurbanı, mağduru olan geniş kitleler bağırlarına taş basarak barışa destek verdi. Peki, bu insanlar şimdi size nasıl güvenecekler?
Oysa Tayyip Erdoğan yüz yıllık bu kanlı sorunu bitirmek için çözüm sürecini başlatma cesaretini gösterdi ve Türk halkını ikna etti. Unutmayalım ki bugüne kadar hiçbir lider böylesine zor bir göreve talip olmadığı gibi, böyle bir ikna gücüne de sahip olmadı. Barış için umutlar yükselmişken, tam da yolun yarısına gelinmişken Kürtleri temsil ettiğini iddia eden bir siyasi anlayışın provokatörlerin ekmeğine yağ süren kaos politikalarına teslim olmasını akılla izah etmek mümkün değildir. Neyse ki İmralı’dan aldıkları mesajdan sonra Demirtaş, dünkü basın toplantısında daha sağduyulu bir tavır ortaya koydu ki, bu da olumlu bir gelişmedir.
Doğrusu hakkını teslim etmek lazım, Demirtaş Kemal Kılıçdaroğlu’na göre daha makul bir noktada duruyor. Zira Kılıçdaroğlu kelimenin tam anlamıyla perişan halde. Kılıçdaroğlu dün çıktı ve “Kobani için özel tezkere hazırlayalım” önerisinde bulundu. Yani Kobani’ye asker göndermemizi istiyor Kılıçdaroğlu… CHP’nin genel başkanının bu hallere düşmesi çok dramatik bir durum olsa gerek. Birileri Kılıçdaroğlu’na ‘günaydın’ demeli. Yoksa bu hızla silahı alıp Kobani’ye gidecek…
Çünkü garibimin, PYD’nin“Türk ordusu Kobani’ye girerse bunu işgal kabul ederiz” açıklamasından haberi yok…

<p>Ceylanpınar´lı  kadınlar bölgedeki Mehmetçik ve özel harekat polisleri için yemek yapıyor. Kadınl

Barış Pınarı Harekatına Katılan Mehmetçikler İçin Yemek Yapıyorlar

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Herkesi şaşkına çeviren gelişme! Bir Recep Sert portresi...