• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
1 Kasım 2013 Cuma

Kılıçdaroğlu’nun dili kaçıncı cumhuriyet?

Bazı hayasız ifadeler vardır ki, insan onları yeniden dillendirmekten gerçekten haya eder. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 29 Ekim’de Tandoğan’da yaptığı konuşmada Başbakan Tayyip Erdoğan’a yönelik söylediği o “dikizleme” ifadesinin geçtiği cümleyi aynen kullanmaktan hicap duyuyorum. O yüzden de buraya almayacağım. 
Bir ülkede ana muhalefet partisi başkanının böylesine bir sokak ağzıyla konuşması, Türk siyaseti için büyük bir talihsizlik. Bir insanın, beşeri münasebetler açısından nakısaları olabilir, hatta bu kişi toplum içindeki adabı muaşeret kurallarını bilmiyor da olabilir. Bireysel insan davranışları noktasında, bu durumu bir yere kadar tolore etmek mümkündür. Ama eğer bu sokak ağzını kullanan bir muhalefet partisi lideriyse, işte o zaman patolojik bir durumla karşı karşıyayız demektir. 
Doğrusu sormak gerekiyor, “alternatif cumhuriyet” kutlamalarıyla iktidara cumhuriyet dersi vermeye çalışan Kılıçdaroğlu’nun ahlak sınırlarını zorlayan bu sözleri acaba kaçıncı cumhuriyete giriyor? 
Biliyoruz ki CHP, 1930’lu yılların iç ve dış siyasetinde etkili olan otoriter paradigmanın ruhuyla şekillenmiş bir parti. Bu yüzden de ‘Yeni Türkiye’nin demokrasi iklimine alışmakta sıkıntı çekiyorlar. Çünkü otoriter zihniyetin ürünü olan ‘altı ok’un 27 Mayıs darbesiyle ömrü uzatılmış ve neredeyse yarım asır boyunca Türkiye’nin siyasetini esir almış ve bütün toplumsal kesimleri mağdur etmiştir. 
Eli sopalı, buyurgan siyaset geleneğinden beslenen Kılıçdaroğlu ve CHP’lilerin yeni Türkiye’ye alışmaları hiç de kolay değil anlıyorum. Muhtemelen Kılıçdaroğlu hâlâ cumhuriyetin tıpkı 1940’lı yıllarda olduğu gibi aydınlanmış, küçük jakoben azınlığın yönetimi olarak devam ettiğini sanıyor olmalı ki, CHP dışındaki herkesi hafif meşrep ifadelerle aşağılayabileceğini zannediyor. 
Oysa CHP, elindeki kırbacı çoktan kaybetti. Birileri, Kemal Kılıçdaroğlu’na Türkiye’de vesayet rejiminin bittiğini, sandıktan çıkmasa bile yıllarca iktidarda kalmayı beceren CHP için o güzel günlerin çok gerilerde kaldığını hatırlatmalı. 
Ve Kılıçdaroğlu da bilmeli ki, Türkiye artık Dersim’de Alevi çocuklarının fareler gibi gazlanarak öldürüldüğü CHP döneminin Türkiye’si değil... 
Şapka giymedi diye İskilipli Atıf Hoca’yı asan CHP zihniyetinin Türkiye’si hiç değil... 
Eğer Kılıçdaroğlu, CHP’nin geçmişindeki bu utanç sayfalarına güvenerek o kenar mahalle ağzıyla Başbakan Tayyip Erdoğan’ı yenebileceğini sanıyorsa çok yanılıyor. 
Belki de Kılıçdaroğlu’na bu kadar da haksızlık etmemek lazım. Herhalde hiçbir siyasi lider, toplum nezdinde kendisini bu kadar küçültücü ifadeler kullanmaya kolay kolay tenezzül etmez. Bu kadar çaresiz kaldığına göre, herhalde vardır bir sebebi... 
Kılıçdaroğlu da görüyor ki, Tayyip Erdoğan her gün hayata geçirdiği dev ekonomik projelerle, demokratikleşme hamleleriyle dolu dizgin gidiyor. ‘Vesayet rejimi’nin kolaycılığında siyaset üretme melekelerini kaybetmiş bir CHP’nin genel başkanı, elinde hiçbir siyasi ve ekonomik projesi olmadan nasıl baş etsin ki Erdoğan’la... 
Ayrıca, garibim Kılıçdaroğlu’nun ‘kenar mahalle ağzı’ndan başka neyi var ki elinde...

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi