• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
3 Eylül 2013 Salı

Kandil ile Gezi kardeş oluyor

Kandil’in yeni patronu Cemil Bayık, BBC’ye verdiği röportajda demiş ki: “Gezi eylemlerine pasif katılma, katılmama, tereddütler yaşama yanlıştır. Bunun kesinlikle yanlış olduğunu söylüyorum.”  
Sizin anlayacağınız, Kandil’le yani PKK ile Gezi çapulcuları kardeş oluyor. Cemil Bayık, bu kardeşliği güçlendirecek daha ileri şeyler söylüyor. Ergenekon davalarının bir “aldatmaca” olduğunun altını çizen Bayık, bu kardeşlik için ilhamı Gezi’de Atatürk ile Öcalan posteri taşıyan gençlerden aldığını söylüyor. 
Cemil Bayık haklı; gördü ki PKK gibi yıkım işlerinde maharetli olan bütün illegal örgütler Taksim’de iyi piar yaptılar. Üstelik bu vandalizm için Avrupa’dan da büyük destek gördüler. 
Bayık’ın ulusalcılara selam duran bu açıklamaları, Gezi eylemlerinin nasıl bir koalisyon hayaline tekabül ettiğinin de en güzel fotoğrafını sunuyor bize. 
İşte şimdi elimizde yepyeni bir Gezi fotoğrafı var; ‘y kuşağı’nın taze çocukları, Nişantaşı’nın beyaz Türkleri, bankaların kiralık sanatçıları, sermayenin şişman çocukları, ulusalcılar, Ergenekon sempatizanları, CHP, demokratik dünyaya alışamamış elde kalmış solcular, ‘gevşek’ liberaller, PKK ve bütün yan kuruluşları... 
Esaslı bir fotoğraf... Artık bundan sonra bütün Gezi misyoneri kalemler, Taksim nöbetine katılan gazeteciler, CHP milletvekilleri, Gezi namazcıları ‘Kızıl Elma’ milliyetçileri,  Cemil Bayık ve arkadaşları yeni Gezi eylemlerinde omuz omuza yürüyecekler. 
Gezi-PKK kardeşliği aslında çok da yabancısı olduğumuz yadırganacak bir durum değil. Geçmişte sosyalistlerle milliyetçilerin AK Parti’ye karşı oluşturdukları ‘Kızıl Elma’ koalisyonu da aynen böyle bir şeydi. Sonrasında bu koalisyonun Ergenekon şemsiyesi altında ne tür işlere bulaştıklarını çok iyi biliyoruz. 
Muhtemelen PKK ile Gezi arasındaki flörtten de böyle bir ittifak oluşturma hedefleniyor. Sonbahara ilişkin bazı vurguların hatta zaman zaman tehdide varan açıklamalardaki benzerliklerin de böyle bir ittifak amacına matuf olduğu yönünde ciddi kuşkular var. 
Malum, Silivri’de Ergenekon kararının verildiği son günde bazı sanıklar, “Sonbaharda görüşürüz” diyerek bazı imalarda bulunmuşlardı. Şimdi de Cemil Bayık, bir taraftan ulusalcılara göz kırpıyor, bir taraftan da “Ekim başına kadar ikinci aşamanın bitmesi gerekir, yoksa…” diye tehditlerde bulunuyor. 
Şimdilerde, Kandil-Gezi hattında oluşturulmaya çalışılan ittifak, esas itibarıyla Türkiye’nin yaklaşık yüz yıllık kanayan yarası olan Kürt sorunu konusunda cesur adımlar atan Başbakan Tayyip Erdoğan’ı etkisizleştirmeyi ve Türkiye’yi yönetilemez hale getirmeyi amaçlamaktadır. 
Eğer ‘çözüm süreci’ olmasaydı, Erdoğan böylesine bir nefretin hedefi haline gelmez, Gezi’nin arkasına gizlenerek hazırlanan ‘Toplum mühendisliği’ projeleri içeride ve dışarıda Türkiye’nin önünü kesmek için sotada bekleyen ‘şişman kediler’in iştahını böylesine kabartmazdı. 
Çünkü hâlâ millet iradesinin etkisizleştirildiği ‘eski Türkiye’ye iman etmeye devam eden çevreler de çok iyi biliyorlar ki, çözüm süreci başarıya ulaştığında rejim bütün ‘zehirli fasulyeleri’nden kurtulmuş olacak.     

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı