• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
11 Ekim 2013 Cuma

DHKP-C’nin ‘iyi çocukları’ neyiniz oluyor?

Gülsuyu’nda örgüt-mafya çatışmasında hayatını kaybeden Hasan Fehmi Gedik’in cenaze töreni ve sonrasında maskeli, bayraklı, kalaşnikoflu DHKP-C’lilerin şiddet eylemleri, “Sonbahar sıcak geçecek” umuduna yatan sol, liberal ve ulusalcı kesimler arasında ilginç bir ittifak fotoğrafı oluşturdu. 
Daha doğrusu, Gezi ile birlikte Kemalistlere, ulusalcılara, liberallere bir haller olmaya başladı… Uzun yıllar iktidar olamayan, bundan sonra da sandıkta iktidar olma umudu kalmayan CHP de koroya eklenince ‘eski Türkiye’nin bütün aktörleri geleneksel rollerine geri dönmüş oldular. 
Biliyoruz ki içeride ve dışarıda ortak hareket eden bir akıl, Türkiye üzerine kirli oyunlar sahnelemeye çalışıyor. Bu güçler adeta bir kimlik savaşını dayatarak, Alevi ayaklanması çıkarmak için DHKP-C gibi taşeron örgütleri kullanıyorlar. 
Uzun süredir Türkiye üzerine kurulan bu oyunun elbette bir açıklaması var. AK Parti iktidarının değişim ve dönüşüm hamleleriyle Türkiye’nin daha demokratik bir görünüm kazanması, ekonomik olarak güçlenmesi, bölgesel bir aktör haline gelmesi, küresel ve ulusal ölçekte birileri için çok da mutluluk verici bir durum değil. Dolayısıyla Türkiye karşıtlığı üzerinden okunduğunda böyle bir tabloyu anlamak mümkün. 
İşin ilginç tarafı, Türkiye’nin ana muhalefet partisi başta olmak üzere, bazı medya kurumları, sol ve liberal kalemler hâlâ elinde Amerikan Büyükelçiliği’ne saldırının kanı bulunan bir terör örgütüne neden övgüler dizerler ve DHKP-C’ye adeta romantik bir sivil toplum muamelesi uygularlar? 
Kimse kusura bakmasın, bu ulusalcı koro siyasi iktidara karşı beslediği açık bir intikam duygusuyla, milletin gözünün içine baka baka kanlı bir örgütün etrafında adeta sempati halesi oluşturmaya çalışmaktadır, çünkü DHKP-C’ye böylesine övgünün başka bir izahı olamaz. 
Öyle anlaşılıyor ki, Gezi eylemleriyle başlayan yeni mevzilenme, CHP başta olmak üzere bazılarının iştahını kabartmış. Öyle ki, medyanın amiral gemisi iddiasında olan bir gazete bile ‘kurtarılmış bölge’ rüzgârına kapılarak Gülsuyu’nda eli silahlı grupları motive edici bir üslupla haberler yaparak tehlikeli sularda seyretmeyi tercih etti. 
Bu gazetenin “Denize nazır Teksas” başlığıyla verdiği özel dosya haberde bir mahallelinin ağzından aktardığı şu cümleler şiddet bağlamında düşünüldüğünde öylesine ürkütücü ki, doğrusu tam bir toplum mühendisliğine işaret ediyor: “Kimse üç-beş çeteciye teslim olmaz. Çatışmak gerekirse çatışırız.” Yani, DHKP-C’nin ‘iyi çocukları’ Gülsuyu’nda faydalı işler yapıyorlarmış!.. 
Gerek ulusalcı medyanın, gerekse CHP’nin Gülsuyu’ndaki olaylara bakışında toplumsal barışı dinamitleyen bu tehlikeli yaklaşımını akılla ve mantıkla izah etmek mümkün değil. Anlıyoruz ki, Kemalistler, liberaller, ulusalcılar için eğer AK Parti iktidarı zarar görecekse, Türkiye kaybedecekse kurtarılmış bölgeler oluşturmak üzere yola çıkan kalaşnikoflu DHKP-C’lileri mahallenin kahramanları olarak övmenin bir mahzuru yokmuş!.. 
Doğrusu, sırf bir Tayyip Erdoğan düşmanlığı yüzünden Türkiye’nin ve bütün bir toplumun zarar görmesini isteyecek kadar öfkenin kontrolden çıkması hiç hayra alamet bir durum değil. 
Devrim melankolisine kapılan sosyalistlerin de, vesayet mirası ulusalcıların da, patolojik bir sinirlilik hali yaşayan liberallerin de anlamadığı bir şey var; her gün Türkiye’nin sokaklarında terör üreten DHKP-C’nin ‘iyi çocukları’nı koruyup kollayarak Tayyip Erdoğan’a zarar veremezsiniz… 

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!