• $8,4386
  • €10,2015
  • 492.236
  • 1441.33
17 Aralık 2013 Salı

Bir gün Balbay da demokrasiye inanır mı?

Anayasa Mahkemesi’nin Mustafa Balbay’la ilgili verdiği tahliye kararını herkes istediği gibi farklı şekillerde okuyabilir elbette. Ama ben ‘millet iradesi’nin faziletleri açısından okumak istiyorum. Demokrasilerde ‘millet iradesi’ öylesine elzem bir şeydir ki, düşünün Mustafa Balbay bile cuntacılarla birlikte ortadan kaldırmaya çalıştığı işte bu iradenin nimetleriyle özgürlüğüne kavuştu. Öncelikle Balbay için hayırlı olsun.
Mustafa Balbay’ın tahliyesi vesilesiyle asla başa kakmak anlamında değil ama galiba 12 Eylül 2010 referandumu öncesi ve sonrası hafızalarımızı tazelemekte yarar var. 26 maddelik anayasa değişikliğiyle görüşmelerin yapıldığı parlamentoda, özellikle CHP ve MHP milletvekilleri adeta ölümüne direnmişlerdi. Hatta öyle ki, verdikleri yüzlerce önergeyle bu anayasa değişikliğinin “İmralı’nın talimatı” ile yapıldığını iddia edip AK Parti iktidarını ‘ihanet’le suçlamışlardı.
Referandum sürecinde ise, Türkiye Komünist Partisi, Perinçek’in İşçi Partisi, BDP, CHP ve MHP ‘Hayır cephesi’ oluşturarak Anadolu’nun her köşesine demokratikleşmeye direndiler ve “eski Türkiye” için omuz omuza mücadele verdiler.
Yani, 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasına birlikte direndiler.
Darbe suçlularının sivil mahkemelerde yargılanmasına birlikte karşı çıktılar.
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını getiren AK Parti iktidarına karşı nezaket sınırlarını aşan hakaretlerde bulundular.
Referandum meydanlarında, Anayasa Mahkemesi’nin yapısının değiştirilmesinin rejime tehdit olduğunu haykırdılar.
Ama şimdi gördük ki, bizzat Mustafa Balbay da “hayır” kampanyası yürüttüğü o anayasa değişikliği sayesinde tahliye oldu. Herkes bu demokratikleşmenin değerini iyi bilmelidir.
Unutmayalım, gerçekleşen bütün demokratikleşme adımları, bu ülkede yaşayan hepimiz için geçerlidir. Kimse Balbay’a dönüp, “Sen Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkına karşı çıkmıştın bugün bundan yararlanamazsın” diyebilir mi? Elbette diyemez, çünkü hukuk evrenseldir ve de insan içindir.
Ve şimdi hukuk Mustafa Balbay’la ilgili tahliye kararı vermiştir, bize de düşen saygı duymaktır. Sonunda Balbay, ailesine ve çocuklarına kavuşmuştur, bu güzel bir şey...
Ancak bütün bunlar, geçmişte Balbay’ın “darbecilerin gazetecisi” olduğu gerçeğini de asla değiştirmiyor. Mahkemenin kararı ortadadır. Mustafa Balbay darbecilere gaz vermiş, akıl hocalığı yapmış ve “Haydi paşam yap bir darbe” diyerek tank sesiyle uyanma rüyası görmüştür. Hatta günlüklerindeki notlar ortaya koymuştur ki, Balbay 2003 yılında Aytaç Yalman’ın hükümeti uyarı niteliği taşıyan bildirisine fiili katkılar sunmuştur. Bu bir gazetecilik değil, açıkça darbecilik faaliyetidir. Mahkeme, gerçekleri tarihe not olarak düşmüştür, bunları geçelim…
Mustafa Balbay şimdi özgürdür. Umarız, geçmişte zihnine musallat olan ‘darbeci ruh’tan nadim olmuştur. Umarız bir daha, şu anda içinde yer aldığı ve de demokrasinin kalbi olan parlamentoyu ve millet iradesini yok etmeyi amaçlayan darbecilerle ittifak yapmayı aklından bile geçirmez.
Balbay’ın Meclis’te yaptığı ilk konuşmasının satır aralarına sıkışan ‘tehditvari’ ifadeler açıkçası beni biraz ürküttü.
Türkiye’de iç barışın olmadığını söyleyen Balbay, bunun iç savaşa dönüşmesi sonucunda yüz binlerce kişinin öleceğine işaret etmesi doğrusu hiç şık olmadı. Umarız bunlar, ilk konuşmanın heyecanıyla sarf edilmiş cümlelerdir. Aksi takdirde bu ifadeleri hâlâ demokrasiyle bir türlü alışamadığının göstergesi sayarız. Ancak, daha çıkar çıkmaz “başörtüsünün anayasal suç” olduğunu iddia eden bir CHP bildirisine imza atması ayrı bir talihsizliktir. Galiba milletin değerlerine alışamamak böyle bir şey oluyor…
Bu arada, Mustafa Balbay’ın tahliyesi vesilesiyle “galiba hava dönüyor” umuduyla bütün darbecilerin, Ergenekoncuların serbest kalması rüyasını görenler varsa boşuna heveslenmesinler. Şu sıralarda medya muhitlerinde pusuya yatan bazı kalemlerin, satır aralarında derinden ‘intikam’ hazırlığı yaptığını görünce öyle bir hatırlatma gereği duydum.

<p>Bedir Acar, 'Görüntüler öyle acımasız ve vahşi ki 21. Yüzyılda devlet terörünün kitabını yazıyorl

İsrail aslında neyden korkuyor?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor