• $8,5271
  • €10,106
  • 494.569
  • 1431.78
15 Kasım 2013 Cuma

Barzani sol-liberal mahalleyi üzdü

Çözüm sürecinin başladığı ilk günden bu yana, PKK’dan daha ateşli Kandil misyonerliğine soyunan sol-liberal ittifak adeta ölümüne barışa direniyor.
Bu ittifak, bir bakıma patolojik bir ruh haliyle her demokratikleşme paketi sonrasında, özgürlük adımlarını değersizleştirmek için, “Hükümet sizi kandırıyor, sakın silah bırakmayın” diyerek zaman zaman Kandil’e telkinlerde bulunarak, zaman zaman da Öcalan’ı ‘ihanetle’ suçlayarak çözüme karşı kirli bir kampanya yürütüyor.
Öyle ki, teorik olarak hiçbir şekilde bir araya gelmeleri mümkün olmayan kesimler, “AK Parti karşıtlığı” ortak paydasında buluşarak terörün sürmesi için yoldaşlık yapmakta bile bir beis görmediler.
Mesela, kategorik olarak açılım ve çözüme karşı olan Türk milliyetçisi veya Kemalist çevreler, sol-liberal kesimle adeta omuz omuza çalıştılar.
Açılım sürecinde terör hevesinden bir türlü vazgeçemeyen PKK, 2009’da Çukurca’da, Hantepe’de ve Reşadiye’de süreci kanlı saldırılarla hançerlediğinde sol-liberal entelektüel cemaat de, ulusalcı-Kemalist siyaset de konforlu dünyalarına çekilip ülkedeki kanlı fotoğrafı seyrederek huzur buldular.
Ama Tayyip Erdoğan, bu kanlı tablodan mutlu değildi. Bu yüzden de, 2010 Anayasa hamlesiyle ‘eski Türkiye girdabı’nı kapatıp yeni bir sayfa açtı.
İşte çözüm süreci, yeni Türkiye’nin 2013’te açılan en anlamlı sayfasıdır. Başbakan Erdoğan’ın çözüm sürecini ilk kez telaffuz ettiği 27 Aralık 2012 tarihi, endişeli liberallerin ve ulusalcı-Kemalist tayfanın konforlarının bozulduğu tarihtir aynı zamanda.
Daha işin başında sürecin ‘nasıl yürümeyeceğini’ anlattılar. Öcalan’ın iradesi ortaya çıkmaya başlayınca da sürecin ‘nasıl olması gerektiğini’ dikte etmeye başladılar. Süreçte mesafe alınmaya başlanınca, ‘Kürtler rahatsız’ söylemiyle fitne çıkarmaya çalıştılar ama başaramadılar. Halk sürece sahip çıkınca bu kez de Suriye’ye sarılıp ‘Rojava’ hikâyeleriyle çözümü zehirlemeye çalıştılar. Yani ‘sürecin çökmesi’ için her gün yeni halüsinasyonlar gören “Eski Türkiye”nin sol-liberal ve ulusalcı mahalle sakinleri bütün cephelere savruldular, bütün argümanları kullandılar. Hatta öyle ki, diktatör Esad’ın ikiz kardeşi El-Kaide’den bile medet umdular. Oysa adaletli ve hakkaniyetli bir göz, bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan’ın El-Kaide’ye karşı net bir tavır içinde olduğunu rahatlıkla görebilirdi. Ama onlar hiç sıkılmadan, “Türkiye El-Kaide’nin lojistik destek üssü görüntüsü veriyor” şeklindeki yalanları üretmekten çekinmediler.
Bir taraftan çözüme karşı şeytanın bile aklına gelmeyecek barikatlar kuran bu cephe, bir taraftan da özellikle Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na sıkıntı vermek için kendilerinin bile inanmadığı “Türkiye dünyada yalnızlaşıyor” yalanlarını ürettiler.
Şimdi bütün yalanları ve argümanları çöktü. Türkiye 2013’ün sonuna yaklaşırken, diplomatik anlamda Avrupa’dan Asya’ya ve Ortadoğu’ya kadar bütün cephelerde vites yükseltiyor. İran’la, Irak’la bahar havası yaşanıyor, Kuzey Irak bölgesel yönetimiyle ilişkiler derinleşiyor. Böyle bir ‘yalnızlaşma’ya can kurban…
Ve yarın Kürdistan Bölge Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ve Kürt halkının değerli ozanı ve büyük sesi Şivan Perwer Diyarbakır’da Başbakan Tayyip Erdoğan’la buluşuyor. Bu tablo, Türkiye’nin son on yılda yaşadığı değişimin ve normalleşmenin en pırıltılı göstergesidir. Hiç kuşkusuz, yarından itibaren Türkiye’de çözüm umutları daha da güçlenecek ve süreç derinleşecektir.
Bu ülkede yaşayan biz Türkler ve Kürtler barışa giden bu adımlardan çok mutluyuz. Ama birileri çok mutsuz… Kim onlar biliyor musunuz? Ulusalcılar, Ortodoks Kemalistler, sol-liberal mahallenin her sabah Gezi’de devrim yapma hayaliyle uyanan umutsuz ve mutsuz entelektüelleri…

<p class='MsoNormal'>Çok Güzel Hareketler 2 programının sezon finali yapmasının  ardından soluğu Köy

Yılmaz Erdoğan, yardım malzemelerinin yangın bölgesine ulaştığını duyurdu

Iğdır'da yıkılan cezaevinin yerine yapılan sosyal yaşam alanı ilgi görüyor

Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Uludağ'da yangın ihtimaline karşı helikopterli denetimler artırıldı