• $8,1471
  • €9,6905
  • 452.771
  • 1365.89
21 Şubat 2014 Cuma

‘Alo Aydın‘ ve Pensilvanya demokratları!

17 Aralık darbe girişiminin püskürtülmesi bazılarının fena halde kimyasını bozmuş durumda. Günlerdir çaresizlik içinde deliler gibi kımıldayan her şeye saldırıyorlar. Hiçbir kural, ahlaki değer tanımadan hakaret pazarında başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün dindarlara tarihin en alçakça saldırılarını yapıyorlar.
Söz konusu olan Erdoğan ve dindarlar olunca, bugüne kadar savundukları bütün demokratik değerleri yok saydılar, dindarlarla ilgili ahlaksız fanteziler üretme cibiliyetsizliğine bile cüret edebildiler.
Aslında hiçbir dönemde demokrat olmadılar, konjonktürel olarak zaman zaman vesayet rejiminin kıyısında köşesinde vaziyet aldılar, zaman zaman da demokratmış gibi yaparak sahte demokratlığı çok sevdiler.
Peki kim bunlar?
Esas itibarıyla çok da dikkate alınacak konumda insanlar değiller elbette. İkibuçuk liberal ve çoktan kullanım ömrünü tamamlamış birkaç solcu kalemden ibaret. En bariz özellikleri, çok fazla gürültü kirliliği yaratmak… Ayrıca vitrin entelektüelliğinin ötesinde kültürel anlamda bir kaliteye sahip olmadıkları gibi zekâca da vasatın altında kalmış tipler bunlar…
Çok uzağa gitmeye gerek yok, son 2-3 yıllık yazdıklarına bile baksanız, kendi yazdıklarını bile inkâr eden zekâ fukarası tipler olduklarını rahatlıkla görebilirsiniz.
Yazarlık kariyerleri de, demokrasi algıları da kuyruğuna takıldıkları 'güç'le doğrudan bağlantılıdır. Mesela dün cuntacılarla yasak ilişki yaşarken ne kadar demokratsalar, bugün paralel yapı ile aynı yatağa girerken de o kadar demokrattırlar.
Evrensel değerler anlamında hiçbir zaman gerçek anlamda demokrat olmadıkları gibi, aynı zamanda 'Milli' de değildirler. Yani bu toplumun değerleriyle kavgalıdırlar, milletle kavgalıdırlar ve bu milletin teveccühlerine karşı da saygısızdırlar. Mesela, Menderes'in, Özal'ın ve Tayyip Erdoğan'ın bu toplumda neden çok sevildiğini anlayabilecek bir zekâ düzeyine sahip olmadıkları gibi anlasalar da kabul edebilecek bir yürekleri yoktur.
Kısacası, demokrasi kriterleri bazen cuntacılara, bazen Neocon çetelerine, şimdilerde ise paralel yapıya ayarlıdır. Yani hep tapınacakları, işaret alacakları bir güce ihtiyaç hissederler. Eğer bugün hedef Tayyip Erdoğan olmasaydı, eminim ki paralel yapıyla mücadele için demokrasi manifestoları yayımlarlardı. Ama şimdi, Erdoğan'a zarar vermek için demokrasiye değil, paralel cuntaya ihtiyaçları var.
Bunun için de ikibuçuk liberaller, nesli tükenmek üzere olan solcular ve sandıkta iktidar olma umudunu yitirmiş CHP Pensilvanya'nın himmetine muhtaç durumdadırlar. Sizin anlayacağınız bu gariban Pensilvanya demokratları, 17 Aralık darbe girişimini yapan paralel yapının hamisinden demokrasi bekliyorlar…
Tayyip Erdoğan'dan kurtulmak için son umutlarını paralel cuntacılara bağlayan bu zavallı tayfa, kelimenin tam anlamıyla ne yapacağını şaşırmış durumda. Öyle ki Başbakan'ın bir televizyon kanalının alt yazısıyla ilgili uyarısı vesilesiyle 'Alo Fatih' fantezisi üzerinden diktatör masalları üreten hızlı demokratlar(!), nedense Pensilvanya'nın 'Alo Aydın'ı karşısında dillerini yutmuş durumdalar.
Günlerdir 'medya üzerinde baskı var', 'medya onuru ayaklar altında' diyerek kampanya yürüten bütün buçuk liberallere, özgürlükçü arkadaşlara ve tedavülden kalkmış solculara bir kez daha 'Alo Aydın' diyoruz. Ses lütfen… Haydi yüreğiniz varsa gösterin şu demokratlığınızı…

<p>RAMAZAN'IN İLK GÜNÜ YAĞIŞLAR ÇEKİLİYOR</p><p>Hafta başında Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nu

Meteoroloji Uzmanı açıkladı... Ramazan'da hava durumu nasıl olacak?

Kaçak kazıda bulunan Roma dönemine ait 40 eser Çorum Müzesi'nde sergileniyor

Balıkesir'e yerleşen kadın girişimci, ağaç dallarını ekonomiye kazandırıyor

Uygarlık tarihine ışık tutan 12 bin yıllık kazı başlıyor