• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
26 Şubat 2018 Pazartesi

Suriye’de farklı bir faza girilirken...

Anlaşılıyor ki, Zeytin Dalı Harekatı’na dönük engelleme faaliyetleri, PKK/PYD ve türevlerinin aynı örgütler olduğuna dönük bilgi ortadan kaldırılamadığı için başka bir yöne kaymış ve “sivil hassasiyeti” yörüngesine oturmuştur.

Ne ilginçtir değil mi? En az 700 bin insanın vahşice, savaş hukukunda bile olmayan yöntemlerle Esed yönetimince katledilmesinden yıllar yıllar sonra, Batı sivil cinayetlerini hatırlamıştır. Eh, Türkiye buna da muvaffak olduysa ne mutlu bize. Keşke bu “hassasiyet”, gerçekten o masum insanların hayatını kurtarmayı amaçlasaydı.

Doğu Guta’da çoluk çocuk katledilir ve kimsenin sesi çıkmazken, BM ne iyi ki bir ateşkes süreci ilan etmiş ama Esed tabii ki buna da uymamıştır. Bu kararın Afrin’den (onu şimdilik içermese de) bağımsız olduğunu düşünmek zor.

Güneydoğu illerinde FETÖ’cü kadroların PKK işbirliği ile rahatça gerçekleştirilen hendek ve tünellerin ortadan kaldırılması için güvenlik güçleri kendi hayatlarını ortaya koyarak çok özenli operasyonlar gerçekleştirmişti. Örgütün, tıpkı FETÖ gibi, sonuca ulaşmak için her türlü yolu denediği ortadayken, bir hukuk devleti olan Türkiye’nin bu şekilde davranması zaten beklenemezdi.

Aynı özen Afrin’de de gösteriliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi, eğer Türkiye birçok Batılı devletin tercih ettiği yolu seçseydi, Afrin çok kısa sürede terörden “arındırılırdı.” Irak’ta, Rakka’da gördüklerimiz ortadadır.

PYD’nin meşrulaştırılması ve PKK’dan farklı algılanması mümkün olmayınca, Türkiye tamamen mecburiyetten bu bölgelere müdahale ettikçe, örgütün sağladığı yalan bilgi ve görseller eşliğinde Ankara sivil ölümleri üzerinden bir kıskaca alınmaya çalışılıyor.

Meşru müdafaa dışında her türlü savaş cinayettir. Türkiye’nin komşularının sınır bütünlüğüne en çok sahip çıkan ülke, mülteciler için bir güvenli cennet olduğu ortada. Yatağında uyurken katledilen vatandaşlarımızın varlığında, Batı’nın sanki kendi elleri temizmiş gibi “sivil hassasiyetini” araçsallaştırması ne kadar da trajik?

Tabii bir de Türkiye’nin Esad’la görüşmesi gerektiği üzerine başka bir algı süreci var. Siyasetin prensip ve ilkeleri olamayacağı, menfaat için her yolun mübah olduğunu savunan bu reel politik anlayışı Ankara’nın benimsemesi mümkün mü? Hele ki Şam yönetimi tarafından çocuklar ve siviller göz göre göre katledilmeye devam edilirken?

Suriye de işlerin farklı bir faza girdiği söylenebilir. Türkiye herhalükarda başaracak. Türkiye başardığında, Suriye dahil tüm mazlum halklar da kazanmış olacak.

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!