• $9,2795
  • €10,7505
  • 526.678
  • 1409.56
19 Eylül 2017 Salı

Çok fazla gariplik yaşayacağız

ABD’deki Zarrab davasındaki gelişmelerle, içeride de bir hareketlenmenin eşzamanlı olarak zuhur ettiği görülmekte. Bu olay Türkiye’de 17/25 Aralık sürecini yeniden canlandırmak isteyenler tarafından heyecanla karşılandı. Bazı köşelerde “garip” yazılar çıkmaya, Tuğluk’un annesinin cenazesindekine benzer garip olaylar yaşanmaya, bu garipliklerin üzerine de garip bir abartıyla abananlar görülmeye başladı. Bizim hayatımız bu tür garipliklerle geçti, bu yüzden önemli tarihler öncesinde düğmeye basıldığında nedenini çok iyi anlayabiliyoruz.

2019’da tarihi önemdeki üç ayrı seçimi etkilemek, siyaset dışı, dış destekli ve FETÖ hormonlu bir manipülasyon için harekete geçilmiş vaziyette. Sorun tabii ki Cumhurbaşkanı ve hükümeti eleştirmek veya iktidarı elde etmeyi arzulamakta değil. Bunun sureti haktan bir görüntüyle, samimi eleştiri ambalajına sarılarak Türkiye’nin bekasını tehlikeye atacak gayrimeşru yöntemlerle yapılmaya çalışılması... Bu yöntemler ne eleştiri ne de siyaset kategorisine giriyor.

Bunu hep yapmaya çalıştılar ama ortalık eskisi gibi başıboş değildi.

Çoğu kampanya ellerinde patladı. Referandumun Evet’le sonuçlanması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’nin başına yeniden geçmesiyle içlerine çekildiler, ancak perde arkasından çalışmaya devam ettiler. Lakin son şans olarak gördükleri 2019 için hareketlenmeleri gerekiyordu ve başladılar. Sinsi bir şekilde Erdoğan’ın siyasi duruşu üzerinden tabanda, teşkilatta bir sıkıntı varmış izlenimi yaratmaya çalışıyorlar. Cıvık cıvık yazılarla, denenmiş, geri tepmiş yöntemleri yeniden deniyorlar. Yaratıcılık konusunda da hiçbir yetenekleri yok.

Bu kavgada medya, yazarlar tabii ki önemlidir. Günümüzde gerçeklikten ziyade algı yaratma gücü daha etkin. Bu konuda da medya, sanat ve akademi çevreleri çokça işlevselleşir. Çünkü algı yaratma gücüne sahiptirler. Bu noktada rahmetli Erbakan’ın medya desteği çok zayıf veya kitlesel değildi ve bunun bedelini ağır şekilde ödemiştir. Aynı şekilde rahmetli Menderes de.

İşte bu yüzden CHP’li Gürsel Tekin “7-8 Haziran’da ilk iş olarak medyalarına el koyacağız” demişti. Çünkü eskiden tekel olan medyaları ile hükümet indirip hükümet kurabiliyorlardı. Lakin AK Parti’nin 15 yıllık iktidar sürecinde algı operasyonlarını göğüsleyen bir milli medya oluştu. Bu yüzden istedikleri gibi at oynatamamaları nedeniyle de çok öfkelendiler. Bu bir milli dava ve her kesimin üzerine düşen görevler var. Bu mücadele Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsı için yapılmıyor. Bir ahlaki ödev, bir memleket borcu ve hakikat anlatıcısı olma görevidir. Kimsenin kimseye bir borcu, vesaireden bahsedemeyiz.

Bu nedenle tabii ki milli medya çok değerli ve etkilidir. Yeni nesil milli yazarlara, düşünce insanlarına, doğru ve dürüst eleştiriye, kendisini davaya hiçbir karşılık beklemeden vakfedecek kanaat önderlerine ihtiyaç vardır. Ülkesinden başka hiçbir yere bağlı olmayan ama işini de iyi yapan cesur insanlar bulmak o kadar kolay değildir.

Hasılı, 2019’a kadar birçok gariplikler yaşayacağız. Bu mahfiller AK Parti teşkilatı ve seçmeninde kuşku uyandırmaya, muhafazakar kitlenin kafasını karıştırmaya, sağ gösterip sol vurmaya, uyuyan hücreleri uyandırmaya, lider ile gönül bağını bir nebze bozmaya odaklanacaklar. Size garip gelen ani çıkışlara, dava ehliymiş gibi dururken keskin değişim gösterenlere mim koyun, mutlaka kokusu yakın zamanda çıkacaktır.

Kimlerin çıkmadı ki? Neler yaşadık neler, hatırlayın…

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi