• $9,2643
  • €10,7604
  • 526.555
  • 1409.56
2 Temmuz 2016 Cumartesi

Yeni müttefikimiz “Müslüman YPG” mi?

Dikkat edilmesi gereken enteresan zamanlardan geçiyoruz; “Amiral Gemisi”nin başındaki “amiral” Ertuğrul Özkök, PKK’nın Suriye kolu YPG’nin Türkiye için bölgedeki en uygun müttefik olduğunu yazdı. Dahası “Hıristiyan Putin’e, Yahudi Netanyahu’ya uzatılan el neden Müslüman YPG’ye uzatılmaz” diye de kızarak soruyor. Atatürk Havalimanı’na yönelik terör saldırısının hemen arkasından CIA Direktörü’nün fail olarak DEAŞ’ı işaret etmesi ve DEAŞ’ın eylemlerini Türkiye geneline yayacağını belirtmesi haliyle bizi Batı’nın ülkemizden nasıl bir beklenti içinde olduğunu düşünmeye sevk etti. “Yarın Türkiye’den acaba ne isteyecekler..." diye düşünürken, ABD’nin aklındaki sır Doğan medyasının dilinden dökülmeye başladı. Dikkatlerden kaçmayan bir hususu hatırlatmak, konunun daha iyi anlaşılması bakımından önemli. Şöyle ki son yıllarda Türkiye'de PKK'nın gerçekleştirdiği terör eylemlerine karşı oldukça temkinli ve kısık sesle tepki veren hatta çoğu zaman tepkisiz kalan Batı ve içimizdeki batılar, Atatürk Havalimanı terör saldırısının ardından DEAŞ çıkınca, PKK katliamları karşısında büründükleri sessizliği bozarak haykırmaya başladılar. Eğer o haykırışlar içten olsaydı, aynı tepkiler PKK'nın terör eylemleri için de gösterilirdi. Son yıllarda yaşadıklarımız şahittir ki PKK terörüne hep müsamahakar davrandılar. Bu müsamahakarlığın arkasında Türkiye'nin bölgede YPG ile ittifak halinde olmasını isteyenlerin beklentileri var.

Görülen o ki Atatürk Havalimanı’ndaki terör saldırısının ardından büyük dayanışma gösterisinde bulunan Batı, “DEAŞ terörü”nü gösterip Türkiye’yi “Müslüman YPG”ye razı etmeye çalışacak. Hürriyet yazarı YPG güzellemesiyle hükümeti, YPG’yi “müttefik” olarak kabul etmesi için başlatılacak hamlelerin startını vermiş oldu.

YPG’yi Türkiye’ye müttefik kılmak için epeyce “akıl fırtınası” estirecekler anlaşılan. Garip olan şu ki "Türkiye Türklerindir” sloganlı gazetenin Türkiye’yi Türklerin elinden çıkaracak bir projenin sözcülüğüne soyunuyor olması. Demek ki “Türk milliyetçiliği” ABD’nin aklından geçeni, burada uygulayana teslim edilmiş. Bugüne kadar “Türk milliyetçiliği”ne dair bu topraklarda oluşan yapılanmalar, ABD’nin aklından geçirdiği ve öngördüğü şekilde; buradaki siyasiler, medya kuruluşları, akademisyenler, stk'lar aracılığıyla dile ve icraata dökülmüştür. Bayrak, vatan edebiyatını dilinden düşürmeyen yayın grubunun 7 Haziran’da PKK’ya ülkenin kapılarını açtığını da ayrıca not edelim. 7 Haziran’da PKK’ya oy vermesi için milleti ikna etmeye çalışan, bu yayın grubuydu. Türkiye “Müslüman YPG’yi” müttefik kabul ederse sanki barış, huzur gelecek ülkeye. Şimdi de bununla kandırıyorlar insanları. Oysa yapmak istedikleri Türkiye’yi önce YPG’ye razı etmek, ardından da PKK’ya. Yani Çözüm sürecinde ön kapıdan giremeyince arka kapıya yöneldiler.Türkiye’ye karşı bu kadar korkunç terörü uygulayan bir örgütü müttefik almanın hayırlı neticeleri olmayacağını ve olmadığını hep birlikte çözüm süreci içinde test ettik.

Devlet, yakın döneme kadar aslında PYD’yi “Rasyonel aktör” olarak görüyordu. DEAŞ’ı ise “düşman”. Kobani’ye kadar Türk dış politikası meseleye bu temelde yaklaşıyordu. Dışişleri eski Müsteşarı gazetecilere verdiği brifingde, bunu açıkça dile getirmişti.

Ancak devlet, Kobani’de Batı’nın ve PKK/PYD’nin oynadığı tiyatroyu yakından izledi; Ankara geçen sürede Suriye’nin Kuzeyi’nde olup bitenin aslında Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ve iç siyasi dengelerini hedeflediğini, DEAŞ ile PKK ve PYD’nin birbirinin kutbu gibi görünse de kardeş ve taşeron örgütler olduğunu anladı.

6-7-8 Ekim olaylarına kadar, yani Kobani provokasyonuna kadar Türkiye, YPG’yi “müttefik” olarak görmek istedi. Türk Dışişleri, Kuzey Irak’taki hikayenin benzerinin burada da pekala mümkün olabileceğini düşündü.

Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’ın Kobani’nin üzerine sürüldüğü, ABD’nin PYD’ye silah yardımı yaptığı günlerde Obama ile yaptığı konuşmada Batı’nın oynadığı oyunu bizzat ABD başkanının yüzüne çarparak, uyardı. O gün bugündür devletin PKK ve YPG’yle ilgili fikirleri oldukça net. YPG’yi Türkiye’ye “müttefik” kılmak ancak darbe hükümetiyle veya CHP’li bir koalisyonla mümkün olabilir ki, bu ihtimaller de şimdilik zayıf. Bu yüzdendir DEAŞ ve PKK terörünü Türkiye’nin üzerine saldılar. Güzellikle olmuyorsa zorla yani!

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi