• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
28 Ekim 2022 Cuma

“Türkiye'nin yeni yüzyılı” ve muhalefet

Milletleri, orduları, devletleri tarihte yükselten güç bazen zamanı gelmiş tek bir cümle veya olgunlaşmış birkaç kelimedir. Ufuk açıcı ülkülere sahip olan milletlerin yeryüzünde büyük mesafeler kat ettiğini görüyoruz. Büyük heyecanların önünde durabilecek hiçbir güç yoktur. Ruhunu, heyecanını kaybetmiş milletlerin, vizyonunu yitirmiş devletlerin sönümlenmeye yüz tuttuğu da tarihteki örneklerinden çok iyi biliniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geliştirdiği "Türkiye'nin yeni yüzyılı" kavramı da ülkemiz için ufuk açıcı bir nitelik taşıyor. Bir anda yaygınlaşan ve dillere pelesenk olan bu slogan, her kesimi derin hislerle, heyecan dalgasıyla kuşattı.

Erdoğan düşmanlığıyla yatıp kalkan siyaset dünyası ve medya çevreleri de "Türkiye'nin yüzyılı" vizyonu karşısında ağır bir yenilgi yaşamış gibi duruyor. Bu sloganın etkileyici ve kuşatıcı niteliğini fark eden muhalefet cephesi, seçim yarışında beklemediği bir darbe yemiş gibi oldu.

Muhalefet, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderlik özelliğini tartışırken, onun bir siyaset ustası olduğuna kabul etmekle beraber, en fazla "şapkadan yeni tavşan" çıkarma becerisine sahip olacağını sanıyordu. Bu algı ve kavrama seviyeleri aslında Erdoğan'ı ne kadar hafife aldıklarını ve neredeyse hiç anlamadıklarını ortaya koyuyor.

Tarihi, şapkadan tavşan çıkaranlar yapamaz; tarih dediğimiz şey bu kadar basit değil ve bu kadar kolay yazılmıyor. Tarihi hafife alanların akıbetine bir göz atmak bu gerçeği az da olsa görmemizi sağlar.

Kuşatılmış bir dünyada, etrafı yangın yerine dönen bu coğrafyada devlet ve millet için bir vizyon ortaya koyabilmek, ufuk açabilmek, bir gelecek inşasına girişmek büyük nefis savaşıyla ancak mümkündür. Bu ruh meşguliyeti olmadan ortaya asla bir "gelecek" çıkmaz.

Milletle, devletle özdeşleşmeden, medeniyetin ruh köklerine inmeden, onun derindeki kıpırdanışlarını, dinamizmini, ihtiyaçlarını duymadan ortaya bir vizyon çıkarmak mümkün değildir. Erdoğan, millet dediğimiz bu büyük okyanusun derinlerindeki bütün akıntılarını, sakin suları kadar patlamaya hazır sert dalgalarını, enerjisini, gücünü bilmeseydi asla bu ülke için bir gelecek tasarımı yapamaz ve milleti kuşatacak yeni ufuklar açamazdı.

Medeniyet kökleriyle bağ kuramayan, milletin tarihteki serüveninden habersiz olanların ülke adına ortaya koyabileceği bir vizyon, söyleyeceği tek bir söz dahi yoktur. Bunu her geçen gün daha iyi tecrübe ediyoruz.

Batılı başkentlerin reçetelerin papağan gibi tekrarlayanların bu ülkede tek bir yaprağı bile kıpırdatamadığını görüyoruz.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun başını çektiği 6'lı masadaki aktörlerin Türkiye için geliştirdiği, ortaya koyduğu bir vizyon veya gelecek hayali yoktur. İnceltilmiş söylem ve siyasetle, Batı sisteminin Türkiye için öngördüğü felaketi hazırlamaktan gayrı bir vizyonları yoktur, olamaz.

"Türkiye'nin yeni yüzyılı" vizyonu devletimizi, ordumuzu ve her ferdine kadar milletimizi şimdiden etkilemiş, kapsamış ve kuşatmıştır. Şimdiden bunu görebiliyoruz.

Diğer önemli bir nokta ise "Türkiye'nin yüzyılı" kavramının nasıl ortaya çıktığıyla ilgili. Doğrusu, bu kavramın ilk nerede telaffuz edildiğini merak ediyordum. İletişim Başkanlığı, bu kavramın ajans üretimi olmadığını ve Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın 23 Mayıs 2022'de kabine toplantısı sonrası millete sesleniş bölümünde, İletişim Başkanlığı'na Cumhuriyetin 100. Yılı çalışmalarının koordinasyonu görevi verdiği toplantıda dile getirdiği bilgisini veriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o konuşmasında şöyle diyor: "Cumhuriyetimizin 100'üncü yılını, 'TÜRKİYE YÜZYILI' ülküsüyle başlattığımız büyük atılımın sembolü haline getirmek istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı olarak İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda kapsamlı bir 100'üncü yıl kutlama programı oluşturduk. Milletimize son iki asırda yaşadığımız kayıpları ve kazanımları hatırlatacak, ülkemizi son 20 yılda nasıl çağ atlattığımızı gösterecek, TÜRKİYE YÜZYILI iddiamızı tüm boyutlarıyla ortaya koyacağız. Böylece, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yeni bir şevkle, yeni bir dinamizmle, yepyeni bir heyecanla başlamayı umut ediyoruz."

<p>Brexit, Kovid-19 ve Rusya-Ukrayna Savaşı... Sizce bu  gelişmeler Avrupa'nın sonunu mu getiriyor?<

Brexit, Kovid-19 ve Rusya-Ukrayna Savaşı… Sizce bu gelişmeler Avrupa'nın sonunu mu getiriyor?

60 KPSS puanı yetiyor: İlan resmen açıklandı! Onlarca personel alımı yapılacak…

Türk Yıldızları'ndan nefes kesen gösteri!

Soykırımcı İsrail on binlerce Filistinliyi katletti... Ez-Zeytun mahallesi yerle bir oldu!