• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Türkiye-Rusya ittifakı daha da güçlendi

Ermenistan’ın teslim olarak anlaşma imzalaması Azerbaycan’ın savaş meydanında kazandığı bir zaferden daha fazla anlamlar içeriyor. Kuşkusuz Azerbaycan, işgal altındaki topraklarını kurtararak tarihi bir parantezi kapatmış bulunuyor. Fakat bunun kadar önemli olan, bu anlaşmanın oluşmasında katkısı bulunan Türkiye ve Rusya arasındaki ortaklığın ileri bir evreye taşınması.

Paşinyan’ın, Azerbaycan’la savaşı başlatmasına neden olan Tovuz’a yönelik provokatif saldırısının arkasında Türkiye ve Rusya’yı karşı karşıya getirme planı yatıyordu. Paşinyan’ın Rusya’yı oyuna getirip Türkiye ile ilişkilerini bozma hesapları bumerang gibi dönerek kendisini vurdu. Putin, bu gerçeği gördüğü içindir Paşinyan’ı desteklemeyerek bugünkü sonu hazırladı. Rusya, Ermenistan’ın teslim olmasıyla neticelenen bu anlaşmayı Türkiye ile birlikte sağladı.

Türkiye ve Rusya’nın arabulucu olarak garantörlüğünü üstelendiği bu çözüm, iki ülke için uzun süreli bir ittifak birlikteliğinin bugüne kadarki en net göstergesi olarak görülmeli. Bu ortaklık, Suriye’deki sorun yumağına dönüşen konularda da hızlı çözümleri beraberinde getirecek. Bundan sonraki süreçte Rusya-Türkiye ortaklığı, Suriye’de daha fazla kendisini gösterecektir.

Ayrıca bu anlaşma, ABD’nin Suriye’yi bölme planlarına karşı da önemli bir işlev görecek. ABD’nin Suriye’de Rusya’yı yanına alma, YPG’ye “terör devleti” kurdurtma ve Türkiye’yi yalnızlaştırma hesapları, düne göre daha fazla zora girmiştir. Türkiye’nin Suriye’deki PKK-YPG varlığına yönelik askeri müdahale imkanı daha çok artmış, manevra alanı genişlemiştir.

Kısaca şöyle özetleyebiliriz; Ermenistan-Azerbaycan anlaşması, Türkiye ve Rusya arasında işbirliği ve ortaklığın daha üst bir seviyeye taşınacağının göstergesidir. İki ülke, Suriye ve diğer konu başlıklarında ihtilafları hızla azaltacak, ortak hareket alanlarını genişletecektir. Muhalefetin çizdiği karamsar tabloya karşın; Ermenistan’ın teslimiyetiyle sonuçlanan anlaşma, Türkiye’nin bir kez daha bölgesel güç ve küresel aktör olduğunu kanıtlamıştır.