• $ 5,7469
  • € 6,3414
  • 271.073
  • 104776
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Tezkerenin reddi, “Büyük Kürdistan”ın önünü açtı

Ortadoğu’da ikinci bir İsrail için illa somut bir tarih verilecekse bunu 2003’teki Irak işgaliyle başlatabiliriz. Türkiye’nin devre dışı bırakıldığı İkinci Körfez harekatı, bugün Irak ve Suriye’de kurulmakta olan, Türkiye ve İran’ı da içine alan “Büyük Kürdistan”ın önünü açmıştır.

Meclis’te 1 Mart tezkeresinin reddedilmesiyle Ankara, Irak ve genel olarak Ortadoğu’da oyunun dışına itilirken, bölgenin şekillendirilmesi yabancı devletlerin insafına bırakılmıştır.

Bugünlerde Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın büyük başarısı olarak gösterilen “tezkerenin reddi” aslında Türkiye’nin kuşatılması ve bölünmesi sürecinin miladı olarak görülmelidir.

Abdullah Gül, Bülent Arınç ve ileri gelen bazı AK Partililerin, Fetullah Gülen ve CHP ile birlikte organize ettikleri bu tezkerenin reddi yönündeki karar, aynı zamanda Tayyip Erdoğan’ın kendi partisi tarafından uğradığı ilk ihanet girişimiydi. Erdoğan her ne kadar partisini yeniden toparlayıp tezkereyi bir hafta sonra Meclis’ten geçirmeyi başardı da Amerikan politikası değişmiş, Türkiye bir daha Ortadoğu’da denkleme girememiştir.

Bu konunun gündeme gelmesinin sebebi, Türkiye’ye karşı tam bir ihanet anlamına gelen 2003 sürecinin, Abdullah Gül’ün “anti-emperyalist karakteri”nin başarısı olarak sunulması.

Oysa Abdullah Gül ne anti emperyalist bir figür, ne de öyle lanse edildiği gibi “savaş karşıtı” bir siyasetçi. Irak tezkeresinin reddinin başka derin sebepleri vardı; Abdullah Gül, bu noktada kamuoyunu yanıltma ve devletin kendi ayağına sıkmasını sağlayan stratejik bir iş yaptı.

Türkiye Irak’ın işgaline bulaştırılmadı, evet, bu doğru; ama o kararla kendi ülkemizin işgaline kapı araladığımız çok daha büyük bir doğru. Bugün övündükleri “tezkerenin reddi” kararıyla Abdullah Gül ve arkadaşları “İkinci İsrail”in önünü açtılar.

Aynı siyasi güçler, bugün Pentagon’un “Büyük Kürdistan” planına direnen Tayyip Erdoğan ve devletin direncini kırmak için yeniden devrede.

İstiyorlar ki, Irak’ta olduğu gibi Erdoğan Suriye’ye karışmasın. Afrin’e girmesin, Münbiç’i PKK’ya bıraksın!

İstiyorlar ki Erdoğan, 4 bin 900 TIR silah gönderilen PKK’nın Türkiye’ye saldırmasını beklesin.

İstiyorlar ki, Erdoğan PKK/PYD devletini tanısın!

İstiyorlar ki, Erdoğan Güneydoğu’nun tapusunu

Siyonistler adına altın tepside PKK’ya sunsun.

İstiyorlar ki, Erdoğan Türkiye’yi bölecek, parçalayacak kararları kendisi bile isteye alsın.

Bunu yapmadığı için işte Erdoğan “diktatör” oldu.

Bunu yapmadığı için Erdoğan’ın 40 yıl emek verdiği sözde arkadaşları karşısına çıkarıldı.

Millet elbette bu kavgada Erdoğan’ı yalnız bırakmaz; ama Cumhurbaşkanı’na ihanet eden “yol arkadaşlarını” da asla unutmaz, biline.

<p>Bu dakikada İzlanda´nın köşe vuruşunda arka direkte Sigthorsson kafayı vurdu fakat kaleciyi geçen

Merih Demiral´dan Tarihi Kurtarış

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

BAİBÜ akademisyenleri bor madeninden süper iletken tel yaptı

Gelin adayı böyle tezgaha düşürdü! 'Canım lahmacun çekti'