• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
03 Temmuz 2017 Pazartesi

Pensilvanya’nın yoluna gül dökenler

Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
YAZARIN SAYFASI

Pentagon’un 15 Temmuz’da FETÖ’yü kullanarak gerçekleştirmeye çalıştığı kanlı darbenin birinci yılına giriyoruz. Ne var ki, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, birinci yılında darbeci hainleri savunmak için yollara düştü. Pensilvanya ve Kandil ise bu yürüyüşün baş destekçileri.

Bu ülkede “adalet”, “basın özgürlüğü” ve “demokrasi” gibi değerlerin gördüğü tek işlev, Batı’nın çıkarlarını müdafaadır, fazlası değil. Batı’nın gözü gibi koruduğu bu değerler, Türk milletinin çıkarları söz konusu olduğunda bir kez dahi gündeme gelmemiştir. “Adalet”, “özgürlük” ve “demokrasi” gibi kavramlar, Batı çıkarlarını savunma dışında başkaca hiçbir işleve sahip değildir.

Her gün “adalet” diye bağıranların,
“özgürlük” diye kendini paralayanların FETÖ ve PKK yandaşı olması tesadüf olmasa gerek. “Adalet” diye müdafaa edilen kişi ve çevreler, nedense hep Türk milletine karşı kurulan kumpasların ortağı, tarafı ya da
savunucusudur.

Mesela Kemal Bey’in yürüyüş başlatma gerekçesi olan Enis Berberoğlu gibi; Berberoğlu, MİT TIR’larının durdurulması kumpasında yer alan ve 17-25 Aralık Yargı darbesi girişiminin medya ayağını örgütleyen bir isimdir. “Gazetecilik” kimliğinin arkasına saklanarak yabancı devletlerin istihbarat operasyonlarını yürütmüştür.

“Gazeteciler hapiste” hikayesinin özü işte budur; gazetecilik maskesinin arkasına daha fazla gizlenemediklerinde “ifade özgürlüğü” diye kıyameti koparmaktalar. Avrupa, Türkiye’deki “basın özgürlüğü”nü değil, sadece buradaki adamlarını kurtarmaya çalışıyor.

Batı’nın arka çıktığı “Türk medyası”nın kocaman bir yalandan ibaret olduğu artık her geçen gün biraz daha açığa çıkıyor. Hakim medyanın tek varlık gerekçesi, Türk milletini kıpırdayamaz hale getirmektir. Bu medyaya karşıt olarak gelişen yerli, milli karakterli bir medya da elbette söz konusudur. Fakat gerçekçi olmak gerekirse, vesayet medyası (Küresel sermaye zincirinin Türkiye’deki medya halkası) milli ve yerli medyayı da içerideki adamlarıyla etkisi altına alabilmekte ve yönlendirmektedir.

Bunu anlamak için Kemal Bey’in başlattığı yürüyüşe "yerli” ve “milli” medyadan gelen övgülere bakmak yeterli. Bu tarafta da birçok köşe yazarı Pensilvanya ve Kandil’i arkalayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu yürüyüşünü desteklemektedir.

Kemal Bey’in bu yürüyüşü başlatmasının sebebi, 15 Temmuz sonrası başlayan FETÖ tasfiyesinin önünü almak, hiç olmazsa daha da derinleşmesini engellemektir. Bir yandan dünyaya sesleniyorlar, bir yandan da toplumun vicdanına sığınarak FETÖ tasfiyesinin önünü almaya çalışıyorlar. Kemal Bey’in yürüyüşünün “adaleti sağlamak” dışında daha birçok hedefi, amacı vardır muhakkak. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dikkat çektiği gibi bu yol, Pensilvanya ve Kandil’in yoludur, tartışmasız bir şekilde.

Bu gerçeğe rağmen Kemal Bey’in başlattığı yürüyüşe övgü dizenler, önem atfedenler aslında Pensilvanya ve Kandil’in yoluna gül dökmektedirler. CHP kamu vicdanını istismar ederek FETÖ’nün önünü açmaya çalışmaktadır; bu çevreler de “mağduriyet” edebiyatıyla içeriden milletin aklını çelmeye uğraşıyorlar.

CHP, FETÖ, PKK, HDP ve Küreselci medya ve işbirlikçilerinin tek hedefi var; 15 Temmuz’dan sonra imkan dahiline giren, devletin yapısının değişme ihtimalini engellemek ve bu ihtimali ortadan kaldırmak. Dışarıdan ve içeriden; siyasetçisiyle, akademisyeniyle, Küreselci medya ve “yerli” işbirlikçileriyle eski devlet yapısını korumaya çalışıyorlar. Peşinde oldukları “adalet” işte bu!

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi