• $13,4972
  • €15,3251
  • 796.802
  • 2011.16
30 Aralık 2016 Cuma

Oysa ABD’nin teröre verdiği destek hiç de gülünç değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koalisyon devletlerini ve Amerika’yı terör örgütlerine silah yardımı yapmakla suçlaması iki ülke arasında yeni bir tartışma yarattı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Mark Toner, Erdoğan’ın eleştirilerini diplomatik üslubun dışına çıkarak “Gülünç” olarak niteledi ve ABD’nin YPG’ye silah desteği vermediğini savundu. Benzer bir açıklama da ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinden geldi. Elçiliğin internet sitesine konulan açıklamada –ki adeta bir sivil toplum kuruluşu ifadesiyle- “YPG-PKK’ya silah vermiyoruz, nokta” dendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise dün bu açıklamalara tepki göstererek, ABD’nin harf oyunlarına başvurarak gerçeklerin üzerine örtemeyeceğini, belirtti. Nitekim ABD’nin PYD/YGP’ye verdiği silah, mühimmat, eğitim ve danışmanlık hizmeti sır değil. Bizzat PYD’nin başındaki isim olan Salih Müslim, 14 Ekim 2015’te ABD’nin kendilerine 50 ton silah ve mühimmat gönderdiğini açıkladı ve bunun devamının da geleceğini sözlerine ekleme gereği duydu. Ayrıca PYD ve PKK’ya olan silah ve mühimmat desteği, Amerikan senatosunda bile ciddi rahatsızlık uyandırmıştı. Hatırlanacak olursa Savunma Bakanı Ashton Carter, senatörlerin bu konuyla ilgili soruları karşısında sıcak terler dökmüştü. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde 28 Nisan 2015'te düzenlenen bir oturumda, Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham’ın soruları karşısında Savunma Bakanı Carter, PYD’nin PKK ile bağlantılı bir örgüt olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı. Senatör Graham’ın, Carter’a yönelttiği asıl can alıcı soru şuydu: “Türklerin, bizim YPG’yi silahlandırmamızdan rahatsızlık duyması sizi şaşırtıyor mu?” Savunma Bakanı’nın yanıtı ise tek kelimelikti: “Hayır.” Senatör Graham’ın, “Peki Türkler, ABD’nin YPG’yi desteklemesine razı mı?” sorusuna Carter, yine kısa ve net yanıt vermişti: “Hayır, değiller.” Amerika Savunma Bakanı’nın, PKK ile YPG’nin bağlantılı örgütler olduğunu ve ABD’nin buna rağmen YPG’yi silahlandırdığını kabul etmesi şüphesiz kayıtlara geçen önemli bir bilgi ve belgedir. ABD, PKK ile bağlantılı PYD/YPG’yi silahlandırmanın ileride sıkıntı doğuracağını bildiğinden, askerî yardımları; Ekim 2015’te alelacele kurulan “Suriye Demokratik Güçleri” adlı yeni oluşuma yönlendirdi. Yüzde 80’nini YGP’nin oluşturduğu bu askerî yapılanmanın yüzde 20’sini de yine PYD’ye bağlı Süryani, Ezidi ve Arap güçleri oluşturmakta. Bugün ABD’nin “YPG’ye değil, SDG’ye silah desteği verdik” yönündeki savunması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesiyle ABD’nin başvurduğu bir “harf oyunundan” öte anlama sahip değil. ABD, harf oyunlarıyla, algı operasyonlarıyla zihinleri bulandırmayı o kadar başarmış durumda ki, PKK’yı silahlandırdığı gerçeğini bile kimse tartışma konusu yapamıyor. Bırakalım YGP’yi, PKK’yı silahlandıran kim? Bağdat yönetiminin PKK’ya yönlendirdiği silah ve para desteği kimin sayesinde mümkün oldu? ABD silahları Irak ordusuna, Bağdat yönetimi de PKK’ya mı yönlendiriyor? Silah yardımının dolaylı olması, ABD’nin PKK’ya silah ve mühimmat yönlendirdiği gerçeğini değiştirir mi? YPG’ye verilen silahlar sanki PKK’ya verilmiyormuş gibi! ABD’nin hem YPG’yi, hem de PKK’yı destekleyip silahlandırdığı gün gibi ortada. ABD’ye göbekten bağlı olan medya bu gerçeği örtbas etmekle meşgul ancak devlet, bu gerçeği açık açık ABD’nin önüne koymak zorunda. 20 Ocak’ta görevi devralacak olan Trump’la yapılacak görüşmenin ilk gündem maddelerinden biri, “ABD’nin terör örgütlerine verdiği destek” olmalı. ABD’nin terör örgütü FETÖ, YPG ve PKK’ya olan desteği son bulmadan iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi mümkün değil.

<p>Çok şanslı biri olduğunu söyleyen Bülent  Serttaş, 'sahnelerden çok para kazanıyor ve kazandırıyo

Gayrimenkul zengini Bülent Serttaş'ın duası: Rabbim çok para verme!

İstanbul'da bordo-mavi fırtına!

Beyaz örtü her yeri sardı! İşte Türkiye'den kar manzaraları

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı