• $13,5513
  • €15,1222
  • 777.583
  • 1983.18
6 Aralık 2021 Pazartesi

Otoparkta zarf alışverişi, muhalefetin Batı'yla ilişkilerini özetliyor

DEVA Partisi'nin kurucu kadrolarından ve Ali Babacan'ın en yakınındaki isim olan Metin Gürcan, elçilik görevlileriyle otoparklarda buluşup analizlerini sunarak karşılığında zarf alıyordu. Bir siyasi partinin en tepesindeki isim olarak Gürcan, sorgu ifadesinde bu alışverişi "danışmanlık hizmeti" olarak değerlendirdi. İşe biraz entelektüellik havası biraz da karakter katarak bu zor durumdan çıkmak hayli zor.

CHP-HDP-İYİ Parti'nin Batı'yla ilişkilerinde ciddi ciddi diplomatik bir yan arayanlar çok yanılır. Muhalefetin Batı'yla ilişkileri otoparkta zarf alışverişi yapmaktan daha ileri değil. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Batılı elçiliklere gönderdiği mektuplar da benzer bir nitelik taşıyor. Türkiye'yi büyütmeye, güçlendirmeye değil daha da zayıflatmaya dönük ilişkilerdir bunlar.

Batı'yla ihtilaflı tüm dış politika konularında dikkat ederseniz CHP'nin öncülük ettiği muhalefet bloku hep Batı'dan yana tavır koydu. Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı en ciddi direniş dışarıdan değil içeriden, muhalefet cephesinden geldi. Suriye ve Irak tezkeresine dahi CHP karşı oy kullandı!

Batı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısına dikilmesi, muhalefeti ise var gücüyle desteklemesi zaten her şeyi izah etmeye yetiyor. Muhalefet "güçlü Türkiye" vizyonuna sahip olsaydı Batılı başkentlerin desteğine sahip olabilir miydi? Bunu tartışmak dahi abes!

Metin Gürcan vakası, Türkiye'de muhalefet partilerinin ciddiyetini ve seviyesini ortaya koyması bakımından son derece önemli. Batı karşısında muhalefetin değeri bir zarf, birkaç yüz dolardan ibarettir. Adı geçen siyasi partinin de Türk milletine karşı duyduğu sorumluluk kurucu kadrolarının aldığı zarf kadardır, daha fazla değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı durdurmak, Türkiye'nin önünü kesmek için kurdukları, finanse ettikleri siyasi partilerin çapını görmek açısından bu son olayı bir fırsat olarak görmeliyiz. CHP'nin bırakalım ülkenin sorunlarını çözmeye aday olmasını; Batı karşısında yüz yıl sonra bu kadar güç kazanan Türk devletini korkunç bir çöküşe sürüklemekten öte bir görevi ve sorumluluğu yoktur. Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer muhalefet aktörleri, her gün ayrı bir kavga gürültü çıkararak işte bu gerçeği perdelemeye çalışıyor.

<p> </p>

Muhalefet liderleri neden Sedef Kabaş'ı savundu?

Savaş kahramanı hayvanlar!

Bu belirtileri bilmek hayatınızı kurtarabilir! İşte belirtilerine göre kanser türleri

Polislerin yaptığı baskında ele geçirdi! Ev yapımı ölüm makineleri