• $13,2425
  • €15,0529
  • 758.06
  • 1857.4
8 Kasım 2021 Pazartesi

“Kürt sorunu”nu üretenlerin ‘kan' kardeşliği

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "HDP'yi meşru muhatap" olarak gördüğünü açıklayarak aslında kendince "Kürt sorunu"nun çözümüne talip olduğunu ilan etmiş oldu.

Siyasi hayatımıza "Kürt sorunu" olarak yerleşen/yerleştirilen bu kavram sorgulanmadan CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun aslında neye, hangi göreve talip olduğunu da anlayamayız.

"Kürt sorunu" verili bir sorun değil, cumhuriyetin kuruluşundan günümüze zaman içinde "üretilen" bir mesele.

Devletin kurucu partisi olarak CHP'nin bundaki sorumluluğu ile Batılı güçlerin teşvikleri, bu sorunun oluşmasında ayrılmaz bir özellik taşıyor.

ABD ve İsrail'in ortak operasyonuyla, 1970'lerde dönemin MİT'i de kullanılarak, terör örgütü PKK'nın kuruluşu gerçekleşti.

12 Eylül 1980 darbesi, terör örgütü PKK'nın palazlanması için dönüm noktası oldu. Diyarbakır Cezaevi'nde uygulanan Amerikan güdümlü işkence uygulamaları, PKK'nın "silahlı mücadele"ye geçişini hazırlamış ve "Kürt sorununun" üretiminde yeni bir evreye geçilmiştir.

Geriye doğru bir bakış, detaylı bir tarih incelemesi "Kürt sorunu"nun adım adım nasıl üretildiğini, bu süreçleri ABD-İsrail'in, el altından devlete hakim olan CHP bürokrasisiyle birlikte nasıl doğrudan yürüttüğü görülecektir.

Amerika'ya bağlı "derin devlet" vasıtasıyla 1990'larda başlatılan "faili meçhul" cinayetler ile Güneydoğu'da kırsal bölgelerin boşaltılması, siyasi Kürtçülüğün gelişmesini tetiklemiştir. Bugünkü PKK uzantısı HDP gibi siyasi partilerin doğuşu, gelişimi, 90'ların ABD bağlantılı "derin devlet" operasyonları aracılığıyla bağlantılıdır.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün çözmeye aday olduğu "Kürt sorunu"nun kaynağı aslında yine CHP'nin kendisidir. Bu sorunun kaynağında bir tarafta devlete hakim olan CHP bürokrasi varken, diğer tarafta da ABD-Avrupa-İsrail gibi ortak dış istihbarat servisleri bulunmaktadır.

Bugün, bu sorunu çözmeye aday olanlardan birinin CHP, diğerinin de HDP olması tesadüf değildir. Daha başından beri senaryo bu çerçevede yazılmıştır.

Bu senaryonun finalinde ise herhangi bir sorunun çözümü yoktur; esas amaç Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölünmesidir ki, birbirlerini üreten iki yapının, yani CHP ve HDP'nin yan yana gelmesinin ve ittifak kurmasının sebebi budur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kısa tarihi gelişimi önceki gün Batman ziyaretinde çok özlü bir şekilde şöyle özetlemiştir: "Asıl şu soruya cevap bulmamız lazım. Kürt kardeşlerimize yapılan en büyük zulümlerin altında imzası olan partiyle Kürt kardeşlerimizin ismini istismar eden bir partiyi acaba hangi güç bir araya getirmiş olabilir? Bu soruya verilen samimi cevap Türkiye'nin son sekiz yılda yaşadıklarının sebebini de ortaya koyacaktır. Bu senaryoyu yazıp sahneye koyanlar da zaten kendilerini gizleme gereği duymuyor."

"Kürt sorununu" üretenlerle, bu sorunu çözmek için piyasaya çıkanların aslında tek bir güç olduğu ortadadır. Kemal Kılıçdaroğlu'nun da PKK'nın siyasi uzantısı HDP'yi muhatap olarak neye, hangi göreve talip olduğu şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu?

<p class='MsoNormal'>Peki, Başkan Erdoğan grup konuşmasında hangi mesajları  verdi? Asgari ücretin n

Başkan Erdoğan açıkladı: Asgari ücrette tarihi zam

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı