• $8,4802
  • €10,2858
  • 508.221
  • 1454.25
17 Mayıs 2021 Pazartesi

Kemal Bey mutfakta ‘erken seçim' pişirmekle meşgul

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Filistin halkına yönelik katliamlarını durdurabilmek için büyük bir diplomasi seferberliği başlattı.

Erdoğan, İsrail'in kanlı saldırılarının başladığı andan itibaren Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye ile temasta. Bu diyalog, kesintisiz olarak devam ediyor.

Erdoğan, uluslararası camiayı harekete geçirmek için de devlet başkanlarıyla tek tek görüşüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmede Erdoğan, İsrail'in sürdürdüğü devlet terörünü durdurmak için bölgeye "Uluslararası koruma gücü" gönderilmesi önerisini gündeme getirdi. Rusya'nın desteği önemli; zira, Moskova'nın katkı ve işbirliğiyle BM Genel Kurulu'nda İsrail'in saldırılarının önlenmesi hususunda yol alınabilir. Bu arada Rusya, Filistinli sivillere saldırılarından dolayı İsrail'i ilk kınayan ülkelerden biri.

Erdoğan, diplomasi trafiğini ağırlıklı olarak İslam ülkeleriyle sürdürdü. Görüşülen ülkeler arasında Katar, Ürdün, Kuveyt, Endonezya, Cezayir, Malezya, Özbekistan, Pakistan, KKTC, Kırgızistan, Nijerya, Umman, Irak, Libya ve Afganistan var.

Erdoğan'ın İslam ülkelerine öncelik vermesinin bir sebebi var. Bu da "İsrail'in hukuk tanımazlığının ve insanlık dışı saldırılarının muhatabının esasında bütün Müslüman ülkeler" olmasıyla ilgili.

İkinci dalga diplomasi trafiği BM nezdinde yürütülecek. İsrail'i durdurmak için Ankara elinden ne geliyorsa onu yapmaya gayret gösteriyor.

Türkiye'nin bu tutumunu sadece İsrail'i "kınamak"la sınırlı görüp iktidarı eleştirenlere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki günkü şu tarihi sözlerine kulak vermesini tavsiye ederim: "Dün Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'ı ve işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesini hangi şevkle desteklemişsek, bugün Kudüs'te ve Filistin şehirlerinde yaşanan zulme karşı da aynı hissiyatla harekete geçiyoruz. Tüm dünya görmezden gelse bile İsrail'in zulmüne eyvallah etmeyeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü Gazze diplomasisi en çok CHP'yi rahatsız etmişe benziyor. Erdoğan, tüm dünyayı Gazze için ayağa kaldırırken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve kurmayları ne yazık ki, içeride sahte gündemler oluşturma peşinde koştu. Gerçekten çok yazık; katil İsrail devleti tarafından katledilen Filistinli çocukları, kadınları kurtarmak için cesaretle yürütülen bu çabalara el veremiyorlar. Aksine, bu çabaları gereksiz ve fazla buluyorlar!

Cumhurbaşkanı Erdoğan "İslam ülkeleri el versin, dünya biraz duyarlı olsun, Filistin'de kadın çocuk demeden katliamlar yapan İsrail'i durduralım, Kudüs'ü kurtaralım" diye uğraşırken Kemal Bey de bir el atsaydı kötü mü olurdu? Mutfağında "erken seçim" pişirmekten daha hayırlı olmaz mıydı? O 'erken' diye tutturduğu seçim geldiğinde kendisine yol görüneceğini bilmiyor mu? Elbette biliyor; peki o halde nedir bu can yakıcı ortam içinde içeriyi farklı gündemlerle meşgul etme hevesi? Yoksa İsrail'in üzerine bu kadar gidilmesinden mi rahatsızlar? Nedir bu bitmeyen İsrail sevdası?

<p>'Bu kanunun temeli hayvanlara yaşam hakkı vermek,  yaşadıkları işkence ve kötü muamelenin önüne g

Hayvanları Koruma Kanununda sona yaklaşıldı... Taslakta hangi maddeler yer alıyor?

3 günlüğüne geldikleri Türkiye'den 1,5 yıldır ayrılamadılar

Kanal İstanbul'da temelin atılacağı nokta

Ağrı'da gönüllü öğretmenler arama ve kurtarma tatbikatı yaptı