• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
28 Kasım 2016 Pazartesi

Erdoğan’a karşı ‘soğuk savaş’ başlatıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17-25 Aralık’ta yaşanan yargı darbesi girişiminden sonra yalnız kaldığını itiraf ederek yanında sadece milletin varlığını hissettiğini söylemişti. Aslında bu “yalnızlık” hissi, Erdoğan’ı yalnızlaştırma operasyonundan kaynaklanıyordu.

17-25 Aralık’ta Erdoğan’ı önce partili arkadaşlarının sonra da milletin gözünden düşürerek devirmeyi amaçladılar. Erdoğan oyunu görüp meydanlara koşunca algı operasyonu tersine döndü; Erdoğan, yargı darbesi girişiminden toplumsal ve siyasal desteğini arttırarak çıkmayı başardı.

Ancak Erdoğan’a karşı Gezi’de startı verilen saldırılar hızından bir şey kaybetmeyerek devam etti. 15 Temmuz’da Erdoğan’ı ve ailesini katletmeyi hedefleyen daha büyük bir saldırı gündeme geldi. Cumhuriyet tarihinin en büyük, en kanlı, en gözü kara darbe girişimi de Erdoğan’ı siyaset sahnesinin dışına itemedi. Aksine Cumhurbaşkanı, bu süreçten güçlenerek, toplumun daha geniş kesimlerinin gözünde büyük bir kahramana dönüşerek çıktı.

PKK, FETÖ, HDP, CHP ve DHKP-C gibi enstrümanları kullanarak Erdoğan’dan kurtulmak isteyen Batı, her seferinde başarısızlığa uğradı ve daha güçlü bir Erdoğan’la karşı karşıya kaldı.

Ne var ki tüm başarısızlığına rağmen Batı, Erdoğan’dan kurtulma hevesinden vazgeçmedi ve yeni bir “soğuk savaş” başlattı. Erdoğan’ı içeriden ve dışarıdan yıpratmayı hedefleyen bu “soğuk savaş”ın bir ayağını ekonomik abluka oluşturuyor. İkinci ayağında ise Batı Avrupa merkezli diplomatik bir baskı kampanyasını ateşlemek, bulunmakta. Bu soğuk savaşın en önemli üçüncü ayağında ise Erdoğan’a karşı içeriden itiraz sergileyerek büyüyü bozacak “makul” isimlerin harekete geçirilmesi var.

Adından da anlaşılacağı gibi “Soğuk savaş” uzun bir yıpratma, yalnızlaştırma, itibarsızlaştırma ve çökertme sürecidir. Açık, samimi, dürüst bir mücadeleyi öngörmez; aksine kapalı kapılar ardında, sinsice, ikiyüzlüce, alttan alta ahlaksızca bir mücadele biçimini esas alır.

Bu savaşta şeytanî akıl ön plandadır; ağırlıklı olarak kelimelerle, sözcüklerle, cümlelerle yürütülen bir algı operasyonu söz konusudur. Erdoğan’dan daha çok onun toplumsal ve siyasal dayanaklarını etkisizleştirmeyi hedef alır. Bu “soğuk savaşın” somut hedefi de Erdoğan’ın partideki gücünü sınırlandırmak ve derinleşen ekonomik ve siyasi krizin sunacağı yeni imkânlarla da Erdoğan’a karşı içeriden başka bir grubun önünü açarak güçlendirmek olacaktır.

Batı’nın Türkiye’yi bölme ve içeriden çökertme yönelimine karşı “dur” diyen, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği’ne karşı ülkesini ve insanını savunarak yerinde bir tavır alan, “İkinci Kurtuluş Savaşı” gibi kritik bir sürece önderlik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı içeriden başlayan örtülü meydan okumaları yeni “soğuk savaşın” parçası olarak görmek gerekir.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!