• $9,2424
  • €10,804
  • 531.339
  • 1432.8
22 Mayıs 2015 Cuma

Demirtaş, Fethullah Gülen'in umudu oldu

Çözüm süreci batıda siyaseti, doğuda hayatı normalleştirdi. Kürt hareketine yönelik önyargılar, çözüm süreciyle birlikte ortadan kalktı. AK Parti, risk üstlenip demokratik alanı genişletmese HDP, daha uzun süre dar bir alanda top çevirmekle sınırlı kalacak ve bugünkü siyasi meşruiyeti belki de hiç yakalayamayacaktı.

Böyle diye HDP'nin iktidar partisine minnet duyması elbette gerekmez. AK Parti de zaten HDP'ye, çözüm sürecinde atılan adımları takdir etmediği için kızmıyor. Seçim meydanlarında yükselen tansiyonun sebebi daha ciddi. AK Parti yöneticileri, çözüm süreciyle meşruiyet kazanan HDP'nin, bu sürecin tam da karşısında yer alan ittifaka dâhil olmasına tepkili aslında. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun HDP ve Demirtaş'a yönelik öfkesinin sebebi, bu saf değişikliği. Çözüm sürecini başlattığı için kendilerini büyük bir ölüm kalım mücadelesi içinde bulan AK Partililer, HDP'nin çözüme karşı cepheye geçmesini "ihanet" olarak algılıyor. Bu öfkeli ruh haline sürece sahip çıkan bütün çevrelerde rastlamak mümkün. Türkiye'nin en kanlı sorununu çözebilmek için risk üstlenen Tayyip Erdoğan, MİT'e operasyon, Gezi kalkışması ve 17-25 Aralık darbesiyle karşılaştı. Kendisine ve ailesine karşı, tarihte eşi görülmemiş bir saldırı kampanyası başlatıldı. AK Parti yöneticileri ve hükümet üyeleri de bu saldırılardan fazlasıyla nasibini aldı.
Bunlar olup biterken HDP'den ne yardım ne destek istediler; beklentileri, HDP'nin demokratik zeminin dışına çıkmamasıydı. Fakat PKK ve HDP adım adım çözüm sürecindeki mevzisini terk etmeye başladı. PKK, silahlı militanların sınır dışına çıkmasını durdurup şiddeti bu kez şehirlere yaymaya başladı. Kamu düzenini bozarak, kaos yaratarak, sokak terörünü körükleyerek AK Parti'yi çözüm karşıtlarının hedefi haline getirdi. AK Parti, bu kadarını bile uzun süre tolere etti. Ama PKK/HDP, 7 Haziran yaklaşırken CHP ve paralel yapı ittifakının 17-25 Aralık'ta yarım bıraktığı, başaramadığı misyonu üstlenerek AK Parti'nin karşısına dikildi. Demirtaş, paralel yapı mensubu provokatörlerin iğrenç üslubuyla Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve AK Parti'ye saldırmaya başladı. PKK/HDP, AK Parti sayesinde kazandıkları meşruiyet vizesini, şimdi AK Parti'yi vurmak için kullanıyor.
Çözüm süreci başlatılırken PKK ve HDP'nin değişmesi umut ediliyordu. Fakat PKK şiddet odağı olmaya devam ediyor; örgüt, Türkiye'yi iç savaşa sürüklemek isteyen iç ve dış güç çevrelerinin taşeronuna dönüştü. HDP de siyasi istikrarı vurmak isteyen çevrelerin umut bağladığı bir partiye. Demirtaş ise sergilediği bu performansla Fethullah Gülen'in bile umudu haline geldi.
HDP ve Demirtaş'a ne kadar öfkelensek azdır; zira Türkiye'nin umut bağladığı barış sürecine ihanet ettiler. Barışın düşmanlarının safına geçtiler. Paralel yapıyla aynı resim karesinde yer aldılar. Paralel yapıyla HDP arasında fark yok denecek kadar azaldı. Yeni Türkiye'ye inananların HDP'yi bu haliyle kabul etmesi ve seçimlerde desteklemesi mümkün değil.

<p>Bu görüntüler Dışişleri Bakanı  Çavuşoğlu'nun ailesine ait değil gazeteci Barış Yarkadaş'ın buna

CHP'nin çamur at stratejisi

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor