• $ 6,7789
  • € 7,3917
  • 359.166
  • 93225.2
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Çanlar Fırat’ın doğusu için çalıyor

Rusya, Fırat’ın doğusuyla ilgili endişelerini her geçen gün biraz daha yüksek sesle dile getirmeye başladı. Bir Fransız kanalına açıklamalarda bulunun Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik faaliyetler içinde olduğunu belirterek, Fırat’ın doğusuyla ilgili uyarılarda bulundu.

Rusya’nın Türkiye Büyükelçiliği de sosyal medya hesabından, Lavrov’un ABD’yi hedef alan bu sözlerine yer verdi: “Fırat’ın doğusudaki bölgelerde kesinlikle kabul edilemez şeyler oluyor. ABD Suriyeli müttefikleri (YPG/PKK) ile bu bölgeyi kullanarak yarı-devlet oluşturmaya çalışıyor.”

Moskova’dan gelen mesajlara bakılırsa ABD’nin Fırat’ın doğusundaki bölgede kurmaya çalıştığı “yarı-devlet” kesinlikle kabul edilemez türden. Türkiye’nin hassasiyetlerine yakın olması sebebiyle bu görüş, Moskova ve Ankara’yı daha da yakınlaştıracağa benziyor.

Rusların “Fıratın doğusu” ile ilgili endişelerini yüksek sesle dile getirmesi, aynı zamanda Türkiye ile artan bir işbirliği arzusu içinde olduklarını da gösteriyor. ABD ile yarım asrı geçen “stratejik” ilişkimiz hızla koparken, Moskova ile ilişkilerimiz giderek pekişiyor ve stratejik bir hal alıyor.

Rahip Brunson krizinin çözülmesi üzerine Washington, her ne kadar Ankara’yla ilişkilerin eski düzeyine yeniden çıkacağını söylese de iki ülke ilişkileri açısından durum hiç parlak görünmüyor. Washington’ın PKK/YPG’ye olan desteği sürerken, Fırat’ın doğusunda başladığı “yarı-devlet” çalışmaları hız kazanırken ABD’yle ilişkilerde normalleşmeden bahsetmek biraz zor. Pensilvanya’yı himaye etmeye devam etmeleri de keza ayrı bir kriz noktası.

Bu tabloya bakıldığında ABD’nin Türkiye’yi kaybetme gibi bir endişe taşımadığı görülüyor; fakat Ruslar, bu tablodan faydalanarak Ankara’yla ilişkileri derinleştirme yönünde bir politika izliyor. Ankara, ABD’den alamadığı veya bulamadığı ne varsa bunları yanı başındaki Rusya’dan temin edebiliyor artık.

Hatırlanacak olursa Ankara uzun menzilli savunma füze sistemi arayışına Batı’da karşılık bulamadığı gibi kader birliği yaptığı müttefiklerinin silah ambargolarıyla karşı karşıya kaldı. Hali hazırda ABD, proje ortağı olduğumuz F-35’leri Türkiye’ye vermemek için ayak diriyor. Batı, savunma ihtiyaçlarımızı karşılamadığı gibi Türkiye’nin bekasına tehdit olan taşeron örgütlerini silahlandırıyor, diğer yandan da güney sınırlarımızda “garnizon devlet” kurmaya çalışıyor.

Bu durumda Ankara’nın kurbanlık koyu gibi başını uzatmasını beklemek saflık olur. Önce kendi gücümüze güvenmek zorundayız. Ayrıca dünya eskisi gibi artık ABD’den ibaret değil; ilişki kuracak, ticaret yapacak Rusya, Çin, İngiltere, Hindistan, İran ve başka devletler de var.

Moskova’nın Fırat’ın doğusuyla ilgili Ankara ile aynı endişeleri paylaşması, Ankara’nın elini hiç olmadığı kadar güçlendirir. Fırat’ın doğusuyla ilgili bu ortak hassasiyet politik bir kararlılığa dönüşürse ABD ve İsrail’in, Fırat’ın doğusunda “garnizon devlet” kurma planları da suya düşer. Münbiç’e yönelik operasyon hazırlığı da Ankara’nın hızla harekete geçeceğini gösteriyor.

Türkiye'den Balkan ülkelerine yardım uçağı

Türkiye'den Balkan ülkelerine yardım uçağı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul'da 65 yaş ve üstündeki 1 milyon 150 bin kişiye maske ve kolonya dağıtımına başlandı

Türkiye, Balkan ülkelerine tıbbi yardım gönderdi