• $9,4883
  • €11,0526
  • 542.491
  • 1455.42
10 Ocak 2014 Cuma

Büyük hikâyenin çöküşü ya da ‘yeniden yargılama’ meselesi

Günlerdir 17 Aralık operasyonunun siyasal sistem üzerindeki etkisini tartışıyoruz. Doğrudan siyaseti etkilediği için bu, bir yere kadar normal; ancak 17 Aralık, son yıllarda demokrasisini inşa sürecinde olan Türkiye’nin “kuruluş hikâyesine” büyük bir darbe indirdi. 2007’den bu yana yeni Türkiye’nin “kuruluş miti”ne dönüşen büyük siyasal soruşturma ve davalara gölge düşürdü.
“Yeniden yargılama” meselesinin gündeme gelmesinin asıl kaynağı bence bu. Yeniden yargılama, iktidar partisinin eski rejimle ittifak kurma arayışından daha çok, yara alan siyasal sistemin meşruiyetini güçlendirme ihtiyacından doğdu. Bu yara iyileştirilmeden demokratik Türkiye’yi yaratmak mümkün değil.
Siyasal sistemle ilgili düne kadar nispeten bütünlüklü bir algıya sahiptik. Ama bu algı 17-25 Aralık’ta tuzla-buz oldu. Geçmişe dönük kanaatlerimiz değişime uğradı. Siyasal hayatı şekillendiren büyük olay, soruşturma veya davalara dair bakışımız değişti; şimdi yakın tarihi daha farklı görüyoruz.
Son on yılda siyasal sistemle ilgili ortak algıların oluşmasına her şeyden daha çok fezleke ve iddianameler kaynaklık etti. Yeni siyasal kuruluşun aklı, ruhu adliye kaynaklarından beslendi. Sağlam bir siyasal sistemin siyasal mühendislik faaliyetleriyle oluşturulmuş bir kamu ruhu üzerine inşa edilemeyeceğini bugün hayat bize gayet net bir şekilde gösterdi.
Tabii burada darbe davalarıyla ilgili itiraz ve sorular akla geliyor. Yeni Türkiye’nin iskeletini bu darbe davaları oluşturuyor. Bu açıdan yeni siyasal sistemin sağlam bir temele sahip olduğunu söyleyebiliriz. Fakat bütün gövde için aynı şeyi söylemek zor. Zaten toplumda rahatsızlık uyandıran mesele de buradan kaynaklanıyor.
AK Parti iktidarının meşruiyet şemsiyesi altında gelişen ama yeni siyasal sisteme mal olan bütün olaylar yeniden gözden geçirilmek zorunda. Yeni demokratik bir Türkiye için bu kaçınılmaz. Siyasal irade, bunu yapmaktan kaçınırsa hem kendisine hem de Türkiye’ye zarar verir.
Siyasal iktidarın, kendisine yönelen operasyona karşı “eski rejimle” ittifak içine gireceğini zannetmiyorum. Bunu ne gerçekçi ne de sanıldığı gibi “politik” buluyorum. Eski rejimin bütün güçleri zaten 17 Aralık operasyonunu geliştirenlerle ortak hareket ediyor. Bu kirli ittifak, bir yandan siyasal iktidarın Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) demokratik sistem içinde tutma gayretini boşa çıkarmaya çalışıyor, diğer yandan da orduyu siyasal iktidar aleyhine pozisyon değiştirmeye zorluyor.
Siyasal iktidar için riskli gördüğüm birtakım gelişmeleri şöyle özetleyebilirim: 17 Aralık yargı darbesini atlatmaya çalışırken kırıp dökmekten kaçınmak zorunda. Günlük düşünüp günlük tedbirler alma tuzağına düşmemeli. İyi düşünülmüş doğru kararlar almalı. “Yeniden yargılama” meselesinden geri adım atmamalı. Bu konuda inisiyatifi kendi elinde tutmalı. Demokrasi korumaya çalışırken hukuka riayet edilmeli. Demokrasi, korunması gereken en önemli değer olmalı.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu