• $ 5,6741
  • € 6,2736
  • 274.348
  • 101632
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Batı’nın yüzyıllık propaganda mekanizması çöktü

Türkiye’de siyaset ve medya dünyasında önemli bir yer tutan ve gündem belirleme becerisine sahip olan güç çevreleri, dikkatleri ısrarla hep Ankara üzerinde toplamaya çalışıyor. Ankara her konuda suçlanırken, Batı sistemi tartışma gündemine dahi getirilmiyor. Yüzyıldır işleyen bir sistem bu.

Türk demokrasisinin kusurları, hataları muhakkak söz konusu. Yıllardır, demokrasi sancısı çekiyoruz. FETÖ’nün devlet üzerindeki etkinliği azaldıkça sistem rahat bir nefes alıyor, demokrasinin nefes boruları açılıyor.

Aklı başında herkes bu gerçeğin farkında. Devleti rehin alan, ülkeyi maniple eden, istikametimizi saptıran gizli uluslararası bir çete sistemden temizlendikçe Türk demokrasisi yaralarını sarıyor, kusurlarını gideriyor.

Hal böyleyken siyaset ve medyaya hakim olan çevreler ısrarla Türk demokrasisini zaaf içinde göstermeye ve bütün tartışmaları iç gündemle sınırlamaya çalışıyor. Türkiye’ye karşı terör örgütlerine binlerce TIR dolusu silah sevk eden devletler ise nedense eleştirilmiyor, sorgulanmıyor bile. Batı’nın, uluslararası gizli bir istihbarat çetesi, terör örgütü olan FETÖ’yü himayesi de nedense gündemde ciddi bir yer tutamıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’ne askeri, ticari ambargo uygulayan, buna karşın terör örgütlerine siyasi ve askeri destek veren Batı demokrasisi, ne yazık ki, ülke içindeki güç çevreleri tarafından Türk demokrasisinden daha üstün gösteriliyor.

Avrupa’nın göbeğinde Bosnalı Müslümanları soykırıma uğratan Batı sistemi, Fi tarihinden kalma dosyaları çıkartıp çarpıtarak Türkiye’ye sorgu yargıçlığı yapıyor.

Oysa Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren; Afganistan, Libya, Irak, Suriye ve Yemen’de milyonlarca Müslüman’ın kanını döken Batı sisteminden başkası değildi.

Türk aydını, ne yazık ki bu gerçeği cılız sesle de dahi olsa eleştirememiştir, zehirli oklarını daima içeri çevirmiş ve Müslümanları suçlamıştır.

Ülke meselelerinde her kritik konuyu Batı’nın lehine tartışmış, yorumlamışlardır.

Suriye’deki PKK/PYD unsuru ile Kuzey Irak’taki “Bağımsızlık referandumu” tartışmaları da bu genel çerçevede yürümektedir.

Pentagon’un, Ortadoğu haritasını kanlı iç çatışmalarla değiştirme gayretlerini, hâlâ “IŞİD’le mücadele” kapsamında değerlendiren aydınlar çoğunluktadır.

Ana akım medya, PKK/PYD’yi “IŞİD’le mücadele eden Kürt güçler” olarak kavramlaştırmaya başlamıştır.

Ülkeye hakim olan medyanın büyük bir bölümü, Kuzey Irak’taki referandumu “Ne var canım, devlet de karışmayıversin, Kürtlerin de bir devleti olsun” diye izah ederek Ankara’yı suçlamaktadır. Sanki hedef Türkiye’nin bütünlüğü ve devletin bekası değilmiş gibi…

Türkiye’de hakim bir güç çevresi, sahip olduğu medya ve siyasi imkanlarla Batı sisteminin kanlı yüzünü, hesap ve planlarını sistematik olarak gizlemekte, bunun yerine suni gündemlerle tartışmaları hep Ankara’nın üzerinde toplamaktadır. Batı’nın yüz yıldır işleyen bu propaganda mekanizması 15 Temmuz’dan sonra deşifre oldu ve çöktü; artık ne millet ne de devlet üzerinde etkili olabiliyorlar. Bu saatten sonra devlete istikamet çizmeleri de mümkün değil; devlet artık devletliğini biliyor.

<p>Rusya’da Çin, Kırgızistan, Pakistan, Hindistan, Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan ordularının

Rusya´daki Dev Tatbikatta S-400´ler Ateşlendi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

EYT’lilere Finlandiya modeli

Tuzla Organize Sanayi Bölgesi'nde yangın