• $13,5752
  • €15,3105
  • 777.402
  • 1981.04
30 Ekim 2017 Pazartesi

Başkentimizi bombalayanlarla kol kola ‘Atatürkçülük’ kasıyorlar

Gerçekçi olalım; 94. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet daha bir yıl önce büyük bir tehlike atlattı. 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsa iç savaş çıkacak ve ülke işgale açık hale gelecekti. Bütün planlar, bu çerçevede yapılmıştı. ABD/NATO destekli FETÖ darbesi, 15 Temmuz gecesi hedefine ulaşsa, bugün Irak ve Suriye’den farklı olmayacaktık.

FETÖ darbesi belki bertaraf edildi ama devletin varlığını, ülkenin birliğini ve bütünlüğünü hedef alan tehditlerin son bulduğunu kim söyleyebilir?

15 Temmuz darbe girişimi, Batı’nın Cumhuriyetimizi yüzüncü yılına çıkarmama adına ortaya koyduğu büyük bir saldırı girişimiydi. Batı sisteminin Cumhuriyetimizle ilgili niyeti, 15 Temmuz akşamı tüm çıplaklığıyla kendini göstermiştir.

Darbenin arkasındaki güçlerin ülkemizin başkentini savaş uçaklarıyla bombalattığını unutmayalım. Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni ve Polis Harekat Merkezi’ni savaş uçaklarıyla bombaladılar. Taşeron olarak FETÖ’yü kullanmaları, arka planda uluslararası güçlerin bulunduğu gerçeğini hiçbir şekilde değiştirmiyor.

15 Temmuz, Batı’nın Cumhuriyetimizle ilgili niyetlerini göstermesi bakımından son derece öğreticidir.

Devlete ve millete düşen tehdidin kaynağını doğru tespit etmektir. ABD ve NATO’ya taşeronluk yapan güçler kimler? Cumhuriyetimizi yıkmak için hangi örgütleri ve partileri kullanıyorlar?

Bu soruların doğru yanıtlarını ortaya koymadan Cumhuriyete gerçek anlamda sahip çıkılamaz.

FETÖ, ABD ve NATO adına ülkemizin başkentini bombaladı. Darbe başarılı olsa Pensilvanya’daki terörist başı Humeyni gibi Türkiye’ye gelecekti. Sonrasını söylemeye bile gerek yok. Ortada ne devlet kalacaktı, ne vatan, ne de millet.

Durum buyken, Atatürkçülerimiz ne yapıyor, milletin dinine sövmekten başka? Cumhuriyeti hedef alan güçlerle aynı cephede Atatürkçülük oynamak nasıl bir akıl tutulması, bilinç çarpıklığıdır? Cumhuriyetin yıldönümü sebebiyle paylaştıkları mesajlarda sadece millete ve milli iradeye düşmanlık var, başka bir şey değil.

Atatürkçülerin CHP’si, çoktan “FETÖ partisi”ne dönüşmüş durumda. Kemal Kılıçdaroğlu da Ata’nın değil, FETÖ’nün izinde. Piyasada Atatürkçülük yaparak millete saldıran, Erdoğan’a saydıran ne kadar isim varsa dikkatle bakın, üstünü biraz kazıyın altından FETÖ’nün çıktığını göreceksiniz.

Bu yüzden devletin bekasını tehdit eden FETÖ ve PKK’nın, içerideki en büyük hamisinin CHP olmasına şaşırmamak gerekiyor. Çünkü CHP’nin başında da FETÖ’nün kaset kumpasıyla işbaşına getirdiği Kemal Kılıçdaroğlu var. CHP’deki FETÖ’cü milletvekillerini ise saymıyorum bile.

Oysa “Atatürk Cumhuriyeti”ini 15 Temmuz’da kurtaran ve “yurdunu alçaklara uğratmayan” CHP değil, sabah öğlen dinlerine küfür ettikleri Türk milleti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır.

CHP Genel Başkanı’nın, Cumhuriyetimizi yıkmak için darbeye kalkışan, başkentimizi bombalayan, milletimizi katleden darbecilerle pazarlık yaparak havalimanından kaçtığı hâlâ hafızalarda yerini koruyor. Bu hareket kolay kolay unutulmaz. Bu yüzden, Mustafa Kemal’in kuruluşuna öncülük ettiği Cumhuriyet, ona kasteden alçak darbecilerle ortak hareket eden CHP zihniyetine terk edilmeyecek kadar değerlidir.

<p>Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'ne bağlı Usluca  Mahallesi'nin büyük bir bölümü baraj suyu altında ka

Servis yok, kayık var

AFAD'dan Afganistan'daki ihtiyaç sahibi 2 bin aileye gıda yardımı

Antalya'yı fırtına vurdu! Dev dalgalar oluştu, ağaçlar devrildi

1,5 ton skunk ele geçirildi