• $ 5,7365
  • € 6,3176
  • 275.258
  • 102590
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Bahsettikleri 'yeni vizyon' ne?

Hakkını yememek lazım; ilk Ahmet Davutoğlu Türkiye’nin yeni bir vizyona ihtiyacı olduğunu dile getirmişti. Yanılmıyorsam Bosna-Hersek’te katıldığı bir konferansta bahsetti bu ihtiyaçtan. Ardından Abdullah Gül-Ali Babacan’ın bildirisinde rastladık bu “yeni vizyon” ihtiyacına. Erdoğan’a karşı çıkmak için yanımıza almamız gereken üç şeyden biri bu “vizyon” lafı galiba. Nitekim Erdoğan karşıtlığını ifade etmek isteyenler, cümleye bir vizyon ihtiyacını vurgulayarak başlama gereği duyuyorlar hep.

Oysa büyük yanılgı/aldatmaca tam da burada başlıyor. Türkiye’nin yaşadığı sorun ve sıkıntılar Erdoğan’ın vizyonsuzluğundan değil, tam aksine Erdoğan’ın sahip olduğu ve Türkiye’yi bir yerlere getirmeye çalışan vizyonundan kaynaklanıyor. Erdoğan’ın, Türkiye’yi dünyada önemli bir yere getirme arzusu/vizyonu, Batı sistemini ülkemize karşı tahammülsüz ve saldırgan yapmıştır. Erdoğan’a karşı başlatılan küresel kara propagandanın sebebi zaten söz konusu bu vizyon değil mi?

“Yeni vizyon” ihtiyacından bahseden Erdoğan karşıtı bu isimler, politika acemisi değillerse eğer, Türkiye’yi dünyada önemli bir yere getirme düşüncesinin bile Batı’da nasıl korkunç bir tepkiye yol açacağını hiç bilmiyorlar demektir. Türk siyasetçi için “vizyon sahibi olmak” demek Batı sistemini kaçınılmaz bir şekilde karşısına almak demektir. Dolayısıyla “vizyon” ortaya koymak için önce yürek sahibi olmak gerekir ki, bunun da kimde var olduğu, kimlerde ise olmadığı az çok herkes tarafından biliniyor. Sinsilik, kurnazlık, fırsatçılık sanıldığı gibi politikacı/lider özelliği değil, olamaz; Türkiye adına vizyon ortaya koymak için önce mert olmak gerekir ki, liderinin tökezlemesini kollayanlarda bulunan bir nitelik değil bu.

İşte ciddi bir “aldatmaca” ve “sahtekarlık” dediğimiz bu noktanın iyi görülmesi lazım; Erdoğan, Türkiye’yi önceleyen vizyonu yüzünden büyük baskılara maruz kalıyor; kendi ülkesinin ve milletinin çıkarlarını “evrensellik” diyerek geri plana atıp Türkiye’ye ihanet etseydi Batılı başkentlerde kırmızı halılarla karşılanırdı. Onu içeriden devirmeye kalkanların “yeni vizyon”dan bahsetmesi bu anlamıyla gülünç bile değil artık, açık bir sahtekarlık.

Bu topraklarda siyasetçilerin “vizyon” dediği şey, Batı’ya açılan süslü bir pencereden fazlası değil.

Bahsettikleri “vizyon” Türkiye’den dünyayı görmeye yaramaz, Batı’dan Türkiye’ye bakmaya yarar. Dolayısıyla Türkiye’yi değil Batı’yı önceler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı içeriden vurmak için yola çıkanların sahip oldukları/olacakları tek vizyon İttihatçıların sahip olduğu ve bütün Osmanlı’nın parçalanmasıyla sonuçlanan o bildik eski vizyon olabilir ancak. Millet olarak artık bu “vizyon”u iyi tanıyoruz, merak etmeyin!

<p>Çocuklarının dağa kaçırıldığı iddiası ile HDP il binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin e

Diyarbakır HDP İl Binası Önünde Gergin Dakikalar

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Trump'tan 'saldırıya hazırız' mesajı

Bahçe duvarında tarihi keşif