• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
13 Ocak 2021 Çarşamba

“Azmettiriciler” iddianamesi ve bir dönemin sonu

HDP’nin yaptığı çağrı üzerine 6-8 Ekim 2014’te düzenlenen eylemlere ilişkin hazırlanan iddianame Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Hatırlanacak olursa söz konusu olaylarda 37 kişi hayatını kaybetmiş, 700’den fazla kişi de yaralanmıştı. Yüzlerce kamu binası kundaklanmış, binlerce özel araç tahrip edilmiş, yüzlerce ev ve işyeri yağmalanmıştı.

Yasin Börü başta olmak üzere vahşice katledilen vatandaşlarımızın failleri olayın ertesinde tutuklanmış, yargılandıktan sonra çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

Peki ya olayın azmettiricileri? Hiçbir şey olmamış gibi ellerini kollarını sallayarak dolaşacaklar mıydı? Yargı, işin ucu siyasilere uzanıyor diye susup bir kenara mı çekilecekti?

Elbette, piyonlardan çok daha önemli olan olayın azmettiricileri ve asıl kışkırtıcılarıdır ki, işte bu iddianame o ihtiyaca karşılık geliyor.

Azmettiriciler iddianamesinde 108 sanık bulunuyor. Çoğu HDP’nin önde gelen yöneticileri ve terör örgütünün Kandil’deki baronları.

Eski eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ; eski vekiller Ayla Akat Ata, Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Emine Ayna, Ertuğrul Kürkçü, Aysel Tuğluk, Hatip Dicle; terör örgütünün dağ kadrosundan Murat Karayılan, Cemil Bayık, Sabri Ok, Salih Müslüm ve Zübeyir Aydar iddianamede yer alan sanıklardan bazıları.

Hepsinin ortak özelliği 6-8 Ekim 2014’te düzenlenen eylemlerin azmettiricisi, kışkırtıcısı olması. 108 sanık, o kanlı olayların tamamından sorumlu tutuluyor ve haklarında ağır cezalar isteniyor.

Bu davanın yedi yıl sonra açılmasını “manidar” bulan ve “neden şimdi” diye sorarak eleştirenler de az değil?

Aslında doğru soru, bu davanın neden yedi yıl geciktirildiği yönünde olmalı. 37 vatandaşımızın canına kastedenleri kışkırtanları, azmettirenleri kim korudu? Hangi el, bu olayların asıl kışkırtıcılarını Yargı’dan kurtarmaya çalıştı? Ve hâlâ hangi el, sorumluluğu olmasına rağmen bazı HDP’li isimleri bu dosyaya dahil etmiyor?

İddianameye göre HDP’li isimlerin bu olaylardaki rolü tartışmaya yer bırakmayacak kadar açık ve net. HDP, terör örgütü PKK/KCK’nın talimatları doğrultusunda hareket etmiştir. Öyle ki, 6 Ekim 2014’te Ankara’daki olağanüstü MYK toplantısına KCK Türkiye Sözcüleri de katılmış ve “sokak çağrısı”nı HDP’ye bizzat yaptırmışlardır!

İşin özü şu: Türkiye’yi dağda ve şehirde terörle dize getirmeye kalkanlar kaybetmiş; PKK dağda, HDP şehirde yenilmiştir. Bu iddianame bir dönemin kapandığının, o dönemin aktörleriyle birlikte geride bırakıldığının özetidir!

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Kilo vermek için iştah kapatan besinler