• $8,8689
  • €10,474
  • 499.049
  • 1384.68
18 Ağustos 2021 Çarşamba

Afganistan'a bakıp hangi badireleri atlattığımızı görebiliyor muyuz?

Afganistan'daki 20 yıllık ABD dönemi kapandı. ABD'nin çekilme kararı ardından kukla hükümet de tası tarağı toplayıp kaçtı. Afganistan'ı yıllardır yedekte tuttukları Taliban'a teslim ettiler.

Bu değişimin Orta Asya'ya etkisi ve küresel rekabet açısından sonuçları üzerine uzmanlar şimdi aralıksız kafa patlatıp duruyor. Ancak yanıtlanması gereken soru, ABD'nin 20 yıl boyunca Afganistan'da neden durduğu ve hangi oyun planlarını hazırladığıdır. Ve görünen o ki, dünya, özellikle de Türkiye'nin de dahil olduğu coğrafya, bundan sonra daha çekişmeli ve çatışmalı bir döneme giriyor. "Küresel barış" söylemlerinin daha uzun süre boş bir hayal olarak kalacağı anlaşılıyor.

Diğer yanıtlanması gereken önemli bir soru da 11 Eylül saldırıları ardından ABD'nin başlattığı işgal operasyonlarının Afganistan'da son bulmasına rağmen neden Irak ve Suriye'de hâlâ sürdüğü sorusu olmalıdır.

ABD'nin, Irak ve Suriye'deki işgalci varlığını hala korumasının sebebi, bu bölgede istediği hedeflere ulaşamamasıyla ilgili. Afganistan'ın bölünmesini garantiledikten sonra çekilmek için harekete geçen ABD, Irak ve Suriye'de henüz istediği noktaya gelmiş değil. Türkiye'nin, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Irak ve Suriye üzerinde artırdığı etkinliği, ABD'nin buradaki planlarına büyük darbe indirdi. Irak ve Suriye'yi büyük bir iç savaş kargaşasının içine atmayı başardılar; ama ABD'nin, buraya gelme sebebi de olan "Büyük PKK devleti"ni kurma hedefine ulaşmaktan uzaklar. Türkiye'nin bölgeye dönük müdahaleleri, aktif pozisyon alması, ABD planlarının başarıya ulaşmasını engelledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ABD derin devletinin hedefinde olma sebebi de bu gerçekle yakından bağlantılıdır.

Afganistan'a bakıp Türkiye'nin nasıl bir felaketten kurtulduğunu görmemek mümkün değil. 15 Temmuz'da darbeciler başarılı olsa, merkezi otorite çökecek, terör örgütlerine alan açılarak ülke iç savaş kargaşasına sürüklenecek, işgale açık hale getirilecek olan Türkiye, Irak, Suriye, Afganistan gibi kanlı bir trajediye sahne olacaktı. Irak'ın, Suriye'nin, Afganistan'ın, Libya'nın bugün getirildiği nokta, aslında Türkiye'nin de getirilmek istendiği bir noktaydı. Küresel proje terör örgütleri olarak FETÖ ve PKK, bu projenin Truva atları olarak kullanıldı. Ancak milletin desteği ve Erdoğan'ın güçlü liderliği sayesinde bu planlar sonuç vermedi. Şimdi yeni planları deniyorlar; ABD, bugün FETÖ ve PKK'nın siyasi uzantıları olarak CHP, İYİ Parti ve HDP'yi devreye sokmuş durumda.

Ne var ki 15 Temmuz'daki darbe rüzgarlarının deviremediği Türkiye Cumhuriyeti, geçen sürede köklerini toprağın derinlerine salarak daha da güçlendi. 15 Temmuz darbe girişimi olmasaydı bu kadar güçlenir miydik, bu da ayrı soru? Türkiye'yi Irak ve Suriye'ye çevirelim derken, uyuyan devi uyandırdılar; Türkiye, aldığı aksiyonlarla hızla bölgesel bir güce, küresel bir aktöre dönüştü.

Ama unutmayalım ki, ABD'nin öncülüğünü yaptığı Batı sisteminin Türkiye planı değişmiş değil. Darbeyle sonuç alamadıkları Türkiye'ye şimdi "yumuşak güç" uyguluyorlar. FETÖ ve PKK'yı arka plana kaydırıp, bunlarla bağlantılı olarak CHP, İYİ Parti ve HDP'yi öne sürdüler. 2023'te fırsat bulurlarsa hızla Türkiye'yi yine uçuruma doğru sürüklemeye çalışacaklar. Ama devlet de millet de artık bu tehlikenin farkında; millet, 15 Temmuz'da işgale nasıl fırsat vermediyse, 2023'te de aynı reflekslerle hareket ederek ülkenin bir Afganistan olmasına fırsat vermeyecektir.

<div><p></p><p><span style='font-size: 1.6rem;'>Antalya'nın Manavgat ilçesinde tur otobüsü ile otomo

Antalya'nın Manavgat ilçesinde tur otobüsü ile otomobil çarpıştı. 2 kişi yaralandı

Biber kurutma mesaisi köyü adeta kırmızıya boyuyor

Sahili kaplayan su sümbülleri temizleniyor

Tescilli kayısı çekirdeğinden kurabiyeler damakları tatlandırıyor