• $8,5313
  • €10,094
  • 493.9
  • 1431.78
14 Aralık 2016 Çarşamba

ABD, PYD’yi Türkiye ile savaşa hazırlıyor

Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
YAZARIN SAYFASI

Donald Trump’ın başkanlık görevini devralacağı gün yaklaşırken, Obama da PYD’yi silahlandırmaya hız verdi.

Obama, yayımladığı bir kararnameyle “Suriyeli müttefiklerine” silah yardımı yapılması önündeki sınırlamaları tümden kaldırdı.

ABD’nin Suriye’deki “müttefiki” tabii ki PYD’den başkası değil.

Oysa gerçek Suriyeli muhalifler, ABD’nin silah yardımından mahrum bıraktığı Halep’te, Esed’in katliam saldırılarıyla imha edildi/ediliyor.

ABD, Halep’in yardımına koşmadığı gibi Rusya ve Esed’e karşı da çıkmadı; Obama’nın tek derdi, PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD’yi ordu haline getirip devletleştirmek. Görevi bırakmasına günler kala Obama’nın, PYD’ye silah gönderdiği ve Amerikan askerlerinin de PYD’ye profesyonel ordu eğitimi verdiği haberleri geliyor.

Bu telaşın, aceleciliğin sebebi Obama’nın, PYD’yi silahlandırarak Türkiye’ye karşı savaşacak hale getirmek. TSK’nın, Suriye’nin kuzeyindeki ilerleyişini PYD ile durdurmayı planlıyorlar.

Türkiye, Suriye sahasında DEAŞ ile olduğu gibi PYD ile de muhakkak karşı karşıya gelecek. Ama bunun yerini ve zamanını belirleme inisiyatifi Türk tarafında. Bu kontrol üstünlüğünü bozmak için PKK terör saldırılarını artırıyor, canlı bombalarla Ankara’yı kontrolsüz hareketlerde bulunmaya zorluyor.

Beşiktaş’taki terör saldırısının ardından kamuoyunda haklı olarak devletin terörün kaynağına yönelmesi gerektiği biçiminde görüş ve öneriler yükseliyor. Evet, devletin asıl hedefi terör üreten merkezler olmak zorundadır.

Bunlar arasında Kobani de, Afrin de, Menbiç de bulunuyor; ancak Fırat Kalkanı operasyonunda olduğu gibi TSK kontrollü hareket etmek zorunda. PYD’nin arkasında Obama’nın da dâhil olduğu küresel bir çete var; PYD, Amerikan ordusu tarafından eğitilip silahlandırılmakta.

Bu gerçeği bilerek, tahriklere kapılmadan, soğukkanlılığını kaybetmeden, olası tuzakları da görerek operasyon kararları almak şart. En küçük bir fırsat ve imkân ortaya çıktığında ABD’ye rağmen terörün merkezlerini hedef almaktan da çekinmemek gerekiyor.

HALEP ÖLÜYOR

Suriye’de oyunu kuran ABD, bölgede olmuş ve olacak kaosun baş tasarlayıcısı. Rusya ve İran ise ABD’nin altyapısını hazırladığı bir sahada çıkarlarının peşine düşmüş diğer emperyal iki devlet.

Türkiye dört yanı uçurumla çevrili bir coğrafyada insanî değerleri gözeterek tüm olan bitenlerin gerçekliğini, bunun yanında da devlet olarak kendi gerçekliğini hesaba katarak, ince bir çizgide tıpkı sıratta yürür gibi yürüyor.

Bu yürüyüş Türkiye’nin etrafındaki mazlumlara kol kanat olmadığı, olmayacağı anlamına da gelmiyor. Devlet olarak Halep’in ölmemesi için bugün elimizden gelen her şeyi yapmalıyız, yarın geç olabilir.

<p class='MsoNormal'>Komşusunun telefonuna ulaşamadıklarını belirten ünlü  komedyen Gökbakar evdeki

Şahan Gökbakar komşusunun evinin yandığını duyurdu

Iğdır'da yıkılan cezaevinin yerine yapılan sosyal yaşam alanı ilgi görüyor

Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Uludağ'da yangın ihtimaline karşı helikopterli denetimler artırıldı