• $13,4984
  • €15,3426
  • 770.265
  • 1809.65
1 Haziran 2015 Pazartesi

8 Haziran'da Güneydoğu'yu bekleyen tehlike

Diyarbakır'da Hüda-Par'a yakın iki kişinin HDP/PKK'lılar tarafından öldürülmesi, 7 Haziran sonrası Güneydoğu'yu bekleyen tehlikeyi de erkenden gözler önüne serdi. HDP'nin barajı aşarak Meclis'e girmesinin demokrasimiz açısından yararları anlatılırken bunun Güneydoğu'ya nasıl yansıyacağı ise kayıtsızlıkla geçiştiriliyor.

HDP'nin barajı aşsa da aşmasa da demokrasimize herhangi bir katkısının olabileceğine inanmıyorum. HDP şiddetle, terörle, cinayetle bağını koparmadığı müddetçe demokrasiye katkı sunamaz. Dağdaki şiddetin yerini Güneydoğu'da bugün örgütlü sokak zorbalığı almış durumda. Her iki durumda da şiddeti uygulayan, dayatan, siyasi bir araç olarak kullanan taraf PKK ve HDP olmaya devam ediyor.
Kürt hareketinin bu zorba özelliğinin kuşkusuz uzun bir geçmişi var ve kısa sürede de bu özelliğinden kurtulmasını beklemiyorum; ancak çözüm süreci başladığında en azından bu şiddet niteliğinin yerini tedrici olarak sivil siyasete bırakacağını umuyordum. Fakat PKK ve HDP silahlı güçlerini dağda tehdit olarak tutmaya devam ederken şiddeti şehirlere, mahallelere, hatta evlere kadar taşıma yolunu seçti. Çözüm sürecinin yarattığı demokratik alanı siyasi şiddetle işgal etmeye yöneldi.
İç siyasette dengelerin değişmesi, PKK ve HDP'nin bu yöneliminin önünü daha fazla açtı. AK Parti dışında kalan siyasi yapıların PKK ve HDP'nin sivil alanı militarize etmesine yeşil ışık yakması, çözüm sürecinin demokratik çözüme evrilmesini engelledi. HDP'nin, 6-7 Ekim olayları sırasında Güneydoğu sokaklarında kendilerinden olmayan 50'den fazla insanı katletmesine göz yumulması, PKK ve HDP'ye cesaret verdiği gibi çözüm sürecinin raydan çıkmasına neden oldu.
PKK ve HDP, o tarihten itibaren de kanlı bir yolculuğa çıktı. Kendileri dışındaki tüm kimlik ve yapıları şiddetle sindirmeye yöneldiler. Şu an Güneydoğu tehlikeli bir açmazla karşı karşıya; PKK ve HDP'nin 7 Haziran’da güçlenmesi, korkarım ki sosyo politik bir iç temizliğin başlangıcı olacak. Son bir ayda Diyarbakır, Batman ve Siirt'te yaptığım gezilerde gözlediğim HDP'nin 7 Haziran'da başarılı olması Güneydoğu'ya rahatlama getirmeyecek, aksine batıya doğru yeni bir göç dalgasının başlamasına yol açacak.
Kuşkusuz HDP demokratik bir yol tutturmuş olsaydı, böyle bir ihtimal söz konusu olmayabilirdi. Sivil alan çoğulcu bir niteliğe kavuşur ve siyaset çoğulculaşırdı.
Fakat maalesef PKK ve HDP'nin güçlenmesi Güneydoğu'da zaten sınırlı olan güven ve istikrar duygusunu da yok edecek. HDP'ye Batı’da gösterilen ilgi, Güneydoğu'da şiddetin daha fazla kurumsallaşmasına yol açıyor. Bu durum PKK ve HDP dışında kalan çevrelerde büyük bir umutsuzluk yaratmış halde.
HDP'nin seçim başarısı Batı’da Beyaz Türklerin belki içini soğutacak ama Güneydoğu'da kanlı günlerin başlangıcı olacak. 7 Haziran'a bir de bu açıdan bakmakta fayda var.

<p>Coronavirüsün en çok mutasyona uğramış versiyonu olan ve 30'dan fazla mutasyonun tespit edildiği

Çok mutasyonlu yeni Covid-19 varyantı: Omicron

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler

Misafirlerini kendi tasarladığı 'dönen ev'de ağırlıyor

Çöpe gidecek malzemeleri dönüştürüp dünyaya pazarlıyor