• $9,5265
  • €11,1402
  • 551.622
  • 1522.04
28 Haziran 2021 Pazartesi

“2023'te kim var kim yok” meselesi…

T24'ün yaptığı yalan haberleri alt alta koysak Kemal Bey'in köyüne kadar yol olur herhalde. Katarlı öğrencilerin Türkiye'de sınavsız tıp eğitimi alacağına ilişkin yalan haber bunlardan sadece biri.

Gençlerin YKS sınavına girdiği günün öncesinde patlatılan bu zaman ayarlı yalanı, CHP lideri Kemal Bey de hiçbir tereddüt yaşamadan kendi sosyal medya hesabından paylaştı. Oysa bu haber, her gün rastlanılan onlarca yalan haberden biriydi. Ve Kemal Bey de herkes gibi bu gerçeğin farkındaydı. Buna rağmen, bu yalanı yaymaktan geri durmadı.

'Yalan' siyasette hep vardı ama 'yalanı' Türk siyasetine bir metot olarak sokan Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Daha sıradan bir milletvekiliyken FETÖ'nün koltuğunun altına sıkıştırdığı çarpıtılmış dosyaları doğru gibi sunarak yıldızını parlattı. Arkasına verilen medya desteğiyle önüne çıkan bütün engelleri aştı. Bu ilişki kaset darbesiyle CHP'nin başına gelmesinden sonra da sürdü. İşi Meclis kürsüsünden çarpıtılmış, müdahale edilmiş, montajlanmış tapeleri, yalanları yüksek sesle okumaya kadar vardırdı. Zamanla bu işte daha da ustalaştı. Utanma duygusunu kaybettikçe daha iyi yalan söylemeye başladı.

FETÖ, kendisine bağlı dezenformasyon merkezlerinin ürettiği yalanları dolaşıma sokmak için Kemal Kılıçdaroğlu'nu siyasi bir istasyon olarak kullanılıyor. Kendisi de CHP Genel Başkanlık koltuğunda bir uydu gibi her yalanı yansıtmaya bakıyor. Arkasına dahi bakmıyor. Hiçbir eleştiriye kulak asmıyor. Her gün ayrı bir yalanı dolaşıma sokuyor.

Sadece Kemal Bey değil, CHP yönetimi de aynı metodu kullanıyor. Bu yöneticiler, her gün ayrı bir yalanı piyasaya sürüyor, her gün ayrı bir iftirayı atıyor ve her gün yeni bir itibar suikastıyla güne başlıyorlar.

CHP için yalan ahlaki bir sorun olmaktan çoktan çıkmış durumda; genel başkanından parti yöneticisine kadar hepsi yalanı siyasi bir yöntem olarak kullanıyor.

Kendilerine bağlı medya gruplarının işi de hem yalan üretmek hem CHP üzerinden dolaşıma sokulan yalanları yayınlayarak daha çok insana ulaştırmak.

Kemal Bey, dostlarıyla beraber iktidara gelebilmek için 2023'ün yolunu yalanla açmaya çalışıyor. Benimsedikleri yol ve yöntem gösteriyor ki, devlet yönetimine talip olmaktan çok devlete çökmeye niyetliler. Yalan siyasetiyle iktidara gelinmez ancak iktidara çökülür. Hükümetin, "Cumhur ittifakı"nın, hatta devletin buna göz yumacağını sanıyorlarsa yanılırlar. "2023'te Tayyip Bey yok", "İktidara gelince şöyle asacağız, şöyle keseceğiz" lafları da boştur; bu tehditler, bürokrasiyi ve AK Parti'deki korkak "AKP'lileri" korkutmak amaçlı yapılıyor.

Türk devletini yüz yıl sonra yeniden dünyanın en büyükleri arasına sokan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı öyle kolayca aradan çıkaracaklarını sanıyorlarsa aldanırlar. 2023'te Tayyip Bey değil, asıl Kemal Kılıçdaroğlu ağır bir yenilgi alıp siyaset sahnesinden silinecek. Kemal Bey de bu trajik sonu gördüğü için de elinden geleni ardına koymuyor. "Yalansa yalan, iftiraysa iftira, itibar suikastıysa itibar suikastı" diyerekten, "detaylara" takılmadan 2023'e yürüyor.

Fakat ne yaparsa yapsın; hangi yalana sarılırsa sarılsın Kemal Bey, 2023'te jübile yapmaktan kurtulamayacak. Tarihin gidişatı bu yönde.

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gaziantep'ten birlik ve beraberlik mesa

'Benim yolum Türk'ün yoludur'

Kahramanmaraş'ın cips tarhanası Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Şuşa'da Cıdır Ovası'nda şehitler için dua etti

İnkaya kazıları Paleolitik dönem insanlarının göçlerine ışık tutacak